Efendim sabahı şerifleriniz hayırlı olsun.Sabahı şerifmi öğlen olmuş hala sabah diyorum ya Allah beni bildiği gibi yapsın.Aminn.Sabah kalktığımda yerlerd ekar pardon buz birkintisi vardı.Sağolsun dün Ankara 'ya ikinci kez buz yağdıda.Kar demeyi çok isterdim ama ne yazıkki yağan yerleri geçici bir süre beyazlatan buz.Ne zaman buz yada kar görsem aklıma üç şey gelir.Birincisi çoçukluğum ikincisi bu zamana kadar dinlediğim en kaliteli seslerden biri Turgut Berkes ve grubu Kara kutu üçüncüsü ise bir fincan sıcak kahve.
Birinci faktörü bir kenara bırakırsak benim her pazar klasiğimdir Turgut Berkes ve Kahve ikilisi.Haftanın yorgunluğunu öyle bir güzel alıyorki.Turgut Berkes ve grubunu dinledğim zaman içime bir dinginlik gelir ve herşeyi unuturum.Nisan ayında başlıycak olan sınav kabusumu bile unutturur bana Turgut Berkes'in sesi.Geçen sene tesadüf eseri keşfettiğimde daha fazla geç kalmadığım için dua ediyordum.Gerçi dinlemem tamamen bir şans eseridir.Normalde akşamları televizyon seyretmeyen bir insanın geçen sene tesadüfen televizyonda üstelik müzik programı bile değil bir dizide şarkılarına rastlamasına tesadüften başka bir şey denemez herhalde.Televizyonda rastladım ve resmen çarpıldım .Tamam demiştim şarkı budur benim bu şarkıyı mutlaka bulmam lazım.İyide nasıl e internet diye bir teknoloji var değilmi.Yada ben öyle sanıyordum bir iki ay süren çalışmalarım sonucunda öğrendiğim bir tek şey vardı şakıyı söyleyenin kim olduğu.Sonunda üç beş arkadaş toplanıp arama timi oluşturmuştuk.Tabi arama timinin başı ben. Hey gidi günler hey Girmediğimiz internet sitesi sormadığımz kasetçi benim müzik bilgisi benden iyidir diye sormadığım vatandaş kalmamıştı.Nitekim bu durumdan arama timine katılan bir arkadaş sayesinde kurtulmuştum.Albüm bulucaz diye birazcık çevreyle iletişimi kesmiştikte. Sonunda diğer arkadaşlar baktıki durum vahim bizim bulamadığımız albümü onlar bulmuştu.Albümü böyle bir maceradan sonra bulup dinlediğimde niye o kadar zaman arayıp bulamadığımızıda anlamıştım.Albüm en az beş senelikti.Şimdi şarkıları her dinlediğimde Türkiye'de ki kaliteli müziğe verilen değeri daha iyi anlarım ve albümü niye hiç duymadığımada anlamıştım.Müzik piyasası manken sanatçılarla kaynarken kim dinlerdiki böyle kaliteli işleri.Kaliteli müziği ilk Yavuz Çetinde keşfettiğimde ne yazıkki çok geç kalmıştım. Çünkü Yavuz Çetin yaşamak istemem artık diye bağıra bağıra ölüme atlamıştı boğaz köprüsünden ölüme atlamıştı.Çok şükür bu sefer geç kalmadan keşfettim Turgut Berkes ve Kara Kutu grubunu.Şimdi ise geçen seneki barışa rock ta canlı olarak dinleme imkanım sınavlarım sayesinde olanaksız hale dönüştüğü için bu seneki Barışarock'a daha doğrusu İstanbul'a gitmek için yaz ayını bekleyip bir yandanda dua ediyorum ne olur hayatımda bir kez olsun canlı izliyim diye.Canlı performasnını izlemek istediğim tek grup onlar kaldı çünkü.Geçen sene bunlar arasında Dumanda vardı ama iki sene bekledikten sonra izleyebildim çok şükür onları.Şimdiyse her dinlediğimde beni ayrı bir diyara götüren grubu dinlemek tek istediğim.Sizlerde keşfetmek isterseniz grubun web sitesi.Sitedeki ilk şarkı yani Hep sen vardın ve KaraKutu 200 albümünün tamamı tavsiyemdir.
http://www.karakutu.info
Amanın yazı uzayıp gitmiş yahu anlaşılmıştır bir daha bilgisayarda dinlediğim müziğe kendimi kaptırmıycam.Bir şarkı bana bunları bana yazdırdıysa demekki canlı dinleme imkanım olsa yazı en az 10 sayfa tutucak.Tabi Allah kısmet edipte bir gün canlı dinlersem sonrasında kendime gelebilirsem.Neyse efendim yazı biraz uzun oldu kusura bakamyın.Sevgiyle ve mutlu kalın.
7 Ocak 2007 Pazar
6 Ocak 2007 Cumartesi
HAYATA YENİDEN BAŞLARKEN
Uzun zamandır başbaşa kalmamıştım geceyle yine sabahladım dün gece yattığımda günün ilk şıkları pencereme vuruyordu.Dün gece hiç uyumayıp sürekli hayal kurdum ve yıldızlarla konuştum.Hayata yeniden başlamam gerektiğine karar verdim acıları sırtıma yükleyip yeniden yola koyulmak.Buna karar vermek kolay olmadı elbette ama yaptım işte
Dün akşam hayatımda ters giderken belkide hayatımdaki tek güzel şeyin sevgi olduğunu farkettim.Helede günlerdir tek bir kelime bile konuşmayan bende bir tuhaflık olduğunu hisseden sevdiğim insanın beni konuşturma çabalarını gördükçe sevindim tabi sonçuta o kazandı yılbaşından beri ağzını bıçak açmayan beni hem konuşturmayı başardı .Tabi birazda dertleştik neyin var dedi anlattım o zaman ben en iyisi susuyim konuşmuyim dedi.Barut gibi dolu olduğumun ve patlamak üzere olduğumun farkına vardı bir seferde hayret.Yahu bu erkek milleti anlatmak istediğimiz şeyi bir dakikada anlarmıydı anlarmış demekki.Yok dedim sen konuşmadan olmaz sonrası ise hem konuşturmayı becerdi hemde uzun zaman sonra beni gülümsetebilmeyi.Gecenin sonunda yatağa uzandığımda bu seferde içime dolan huzurdan dolayı uyuyamıyordum.Sabah gerçi biraz tes başladı sabahın 9:30 unda annem başıma dikildi kahvaltı hazır.Allah Allah dedim var bişey ya hadi hayırlısı.Az öncede tutturmuş hazırlan tiyatroya gidicez.En çok gitmek istediğim oyunlardan birine bilet almış şaşırdım tabi önceden söyledim diyor doğrudur dedim içimden o kadar kendi içime kapanmıştımki onuda unutmuşumdur kesin
Neyse efendim hayata yeniden başlama kararımın ilk günü bugün.İlk gün keyifli bir oyunla ardındanda bizim evde geleneksel olan oyun kritiğiyle geçer.Annemde bende oyundan çıktıktan sonra kendimizi uzman tiyatro eleştirmeni sanarızda.Hepinize keyifli hafta sonları dilerim sevgiyle ve mutlu kalın.
Dün akşam hayatımda ters giderken belkide hayatımdaki tek güzel şeyin sevgi olduğunu farkettim.Helede günlerdir tek bir kelime bile konuşmayan bende bir tuhaflık olduğunu hisseden sevdiğim insanın beni konuşturma çabalarını gördükçe sevindim tabi sonçuta o kazandı yılbaşından beri ağzını bıçak açmayan beni hem konuşturmayı başardı .Tabi birazda dertleştik neyin var dedi anlattım o zaman ben en iyisi susuyim konuşmuyim dedi.Barut gibi dolu olduğumun ve patlamak üzere olduğumun farkına vardı bir seferde hayret.Yahu bu erkek milleti anlatmak istediğimiz şeyi bir dakikada anlarmıydı anlarmış demekki.Yok dedim sen konuşmadan olmaz sonrası ise hem konuşturmayı becerdi hemde uzun zaman sonra beni gülümsetebilmeyi.Gecenin sonunda yatağa uzandığımda bu seferde içime dolan huzurdan dolayı uyuyamıyordum.Sabah gerçi biraz tes başladı sabahın 9:30 unda annem başıma dikildi kahvaltı hazır.Allah Allah dedim var bişey ya hadi hayırlısı.Az öncede tutturmuş hazırlan tiyatroya gidicez.En çok gitmek istediğim oyunlardan birine bilet almış şaşırdım tabi önceden söyledim diyor doğrudur dedim içimden o kadar kendi içime kapanmıştımki onuda unutmuşumdur kesin
Neyse efendim hayata yeniden başlama kararımın ilk günü bugün.İlk gün keyifli bir oyunla ardındanda bizim evde geleneksel olan oyun kritiğiyle geçer.Annemde bende oyundan çıktıktan sonra kendimizi uzman tiyatro eleştirmeni sanarızda.Hepinize keyifli hafta sonları dilerim sevgiyle ve mutlu kalın.
5 Ocak 2007 Cuma
HALKA HİZMET
Efendim gününüz aydın olsun.Bugünkü konumuz İran'ın Türkiyeye verdiği doğal gazı kesmesi ve soğukların yaklaşması sonucu soba nasıl kurulur. Her konuda kendini uzman sanan ben bu konuyada el attım sonunda .Vatana millete hayırlı uğurlu olsun.Gerçi bu İran'ın doğalgazı kesmesi bizim evi etkilemedi hala gecelei terlemekten uyuyamıyorum ama olsun önlem almak lazım değilmi.Öncelikle sizleri tanıştırmak istediğim biri var.

Hemen tanıştırıyim kendisi soba oluyor.Peki nasıl kurulur soba kurarken nelere dikkat etmeliyiz.İşte size sobanın nasıl kurulacağı:
öncelikle sobanın konulacağı yer hazırlanır. altına mermer taş, arkasına yanmaz karton vs konulur. sonra Soba oturtulur. buraya kadar yapılan kısım en kolayı olmasına rağmen asıl zor bölüm buradan sonra başlar.
soba ile baca arası, borular ile örülür. borular duvara fazla yakın olmamalıdır yoksa tütme yapar. fazla kısa ya da uzun olursa olursa ortamı ısıtmaz. o nedenle daha önce denenmiş boyutlar tutturulmalıdır.
borular kurulduktan sonra, duvara ya da tavana tel ile sabitlenmelidir.
SOBA KULLANIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
Soba ve Kömür ile İlgili Hususlar
1. Kömüre göre yakma sistemi/soba seçilmelidir.
2. İthal kömür yanma için yüksek ısı ister; bu yüzden, yanma bölgesi ateş tuğlalı döküm sobalar tercih edilmelidir. Tuğlasız sobalar ısıyı hemen dışarı verdiğinden yetersiz ısınmanın yanı sıra eksik yanma nedeni ile zehirleyici karbon monoksit oluşumuna neden olabilir.
3. Soba yanarken yanma havası ve duman klapeleri kapatılmamalıdır.
4. Sobanın havalandırma sistemi, yanma için yeterli oksijeni sağlamalıdır.
SOBA YAKARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR:
Soba ve kömürle ilgili önlemler:
-Kömüre göre yakma sistemi/soba kullanılmalıdır,
-İthal kömür yanma için yüksek ısı ister; bu yüzden ,yanma bölgesi ateş tuğlalı döküm sobalar tercih edilmelidir (Tuğlasız sobalar ısıyı hemen dışarı verdiğinden yetersiz ısınmanın yanı sıra eksik yanma nedeniyle zehirleyici karbon monoksit oluşumuna neden olur)
-Soba yanarken yanma havası ve duman klapeleri kapatılmamalıdır,
-Sobanın havalandırma sistemleri,yanma için yeterli oksijeni sağlamalıdır,
-Soba üstten yakılmalı/tutuşturulmalı ve üzerine hiçbir kömür ilavesi yapılmamalıdır,
-Soba verimli yanma için en fazla 2/3 oranında kömürle doldurulmalıdır,
-TSE belgeli sobalar alınmalıdır,
-Soba ve borularda sızdırma sorunu ve delikler olmamalıdır.
Baca ve Borularla ilgili önlemler:
-Soba duvardan en az 50 cm uzakta kurulmalıdır.Böylece boru ve bacada katran oluşumu ve tıkanma önenebilir,
-Soba boruları mümkün olduğunca kısa ve düşey doğrultuda olmalıdır.Yatay borular bacaya hafif bir eğimle döşenmelidir,
-Baca yılda en az iki kez temizlenmelidir,
-Fazla dirsek ve borudan kaçınılmalıdır.Böylece tıkanma ve sızma olasılığı azalır,
-Boru ucunu bacaya fazla sokulup tıkanması önlenmelidir,
-Baca temiz ve çatıdan 1m. Yüksekte olmalı ve çıkan gazların dağılabilmesi için en yakın binadan 6 m. Uzaklıkta olmalıdır.
-Baca rüzgardan fazla etkilenmeyecek şekilde iyi çekişli olmalıdır.
Kömür depolamadaki önlemler:
-Depoda havalandırma penceresi olmalı ve devamlı açık tutulmalıdır,
-Kömür kuru olmalı ve üzerine su dökülmesi önlenmelidir.
-Eski kömür yeni kömürle karıştırılmamalıdır,
-Yığın yüksekliği 1metre ve eni 5 metreyi geçmemelidir; aksi taktirde kömür kendiliğinden kızışarak için için yanabilir.
Yukarıdaki uyarılara uyulduğunda %20 yakıt tasarrufu yapılabilir, iyi ısınılır ve hem de çevreye daha az zarar verilir
Siz benim dalga geçtiğimi sanın ben ciddiyim.İşte önümüzdeki soğuk kış günlerinde gerekli olucak bilgiler.Ha soba demişken sakın yanık bırakıp yatmayınız efendim.Evet bugünkü konumuz buydu gelelim öünmüzdeki günlerdeki hava durumuna.Hava durumu için spikerimiz Eskimo hiçbir zahmetten kaçınmayıp kendini feda ederek dışarı çıktı efendim.Kendisine bağlanıyoruz.

-Eskimo sesim geliyormu
-Eeevet geliyor kusura bakmayın soğuktan kekeliyorumda
-Anlıyorum donmadan hava durumunu alsak
-İiiiyi olur.Burda hava bayağı soğuk balkanlardan gelen soğuk hava dalgası Türkiyeye ulaştı yakın bir zamanda yağışta bekleniyor şemsiyesiz dışarı çıkmayın.
-Peki eskimo teşekkür ederiz içeri gelebilirsin.
-Saaasağolun
Gördüğünüz gibi sobayı kurduk hava durumun öğrendik.Geldik günün sonuna.Sevgiyle ve mutlu en önemlisi sağlıklı kalın efendim.

Hemen tanıştırıyim kendisi soba oluyor.Peki nasıl kurulur soba kurarken nelere dikkat etmeliyiz.İşte size sobanın nasıl kurulacağı:
öncelikle sobanın konulacağı yer hazırlanır. altına mermer taş, arkasına yanmaz karton vs konulur. sonra Soba oturtulur. buraya kadar yapılan kısım en kolayı olmasına rağmen asıl zor bölüm buradan sonra başlar.
soba ile baca arası, borular ile örülür. borular duvara fazla yakın olmamalıdır yoksa tütme yapar. fazla kısa ya da uzun olursa olursa ortamı ısıtmaz. o nedenle daha önce denenmiş boyutlar tutturulmalıdır.
borular kurulduktan sonra, duvara ya da tavana tel ile sabitlenmelidir.
SOBA KULLANIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
Soba ve Kömür ile İlgili Hususlar
1. Kömüre göre yakma sistemi/soba seçilmelidir.
2. İthal kömür yanma için yüksek ısı ister; bu yüzden, yanma bölgesi ateş tuğlalı döküm sobalar tercih edilmelidir. Tuğlasız sobalar ısıyı hemen dışarı verdiğinden yetersiz ısınmanın yanı sıra eksik yanma nedeni ile zehirleyici karbon monoksit oluşumuna neden olabilir.
3. Soba yanarken yanma havası ve duman klapeleri kapatılmamalıdır.
4. Sobanın havalandırma sistemi, yanma için yeterli oksijeni sağlamalıdır.
SOBA YAKARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR:
Soba ve kömürle ilgili önlemler:
-Kömüre göre yakma sistemi/soba kullanılmalıdır,
-İthal kömür yanma için yüksek ısı ister; bu yüzden ,yanma bölgesi ateş tuğlalı döküm sobalar tercih edilmelidir (Tuğlasız sobalar ısıyı hemen dışarı verdiğinden yetersiz ısınmanın yanı sıra eksik yanma nedeniyle zehirleyici karbon monoksit oluşumuna neden olur)
-Soba yanarken yanma havası ve duman klapeleri kapatılmamalıdır,
-Sobanın havalandırma sistemleri,yanma için yeterli oksijeni sağlamalıdır,
-Soba üstten yakılmalı/tutuşturulmalı ve üzerine hiçbir kömür ilavesi yapılmamalıdır,
-Soba verimli yanma için en fazla 2/3 oranında kömürle doldurulmalıdır,
-TSE belgeli sobalar alınmalıdır,
-Soba ve borularda sızdırma sorunu ve delikler olmamalıdır.
Baca ve Borularla ilgili önlemler:
-Soba duvardan en az 50 cm uzakta kurulmalıdır.Böylece boru ve bacada katran oluşumu ve tıkanma önenebilir,
-Soba boruları mümkün olduğunca kısa ve düşey doğrultuda olmalıdır.Yatay borular bacaya hafif bir eğimle döşenmelidir,
-Baca yılda en az iki kez temizlenmelidir,
-Fazla dirsek ve borudan kaçınılmalıdır.Böylece tıkanma ve sızma olasılığı azalır,
-Boru ucunu bacaya fazla sokulup tıkanması önlenmelidir,
-Baca temiz ve çatıdan 1m. Yüksekte olmalı ve çıkan gazların dağılabilmesi için en yakın binadan 6 m. Uzaklıkta olmalıdır.
-Baca rüzgardan fazla etkilenmeyecek şekilde iyi çekişli olmalıdır.
Kömür depolamadaki önlemler:
-Depoda havalandırma penceresi olmalı ve devamlı açık tutulmalıdır,
-Kömür kuru olmalı ve üzerine su dökülmesi önlenmelidir.
-Eski kömür yeni kömürle karıştırılmamalıdır,
-Yığın yüksekliği 1metre ve eni 5 metreyi geçmemelidir; aksi taktirde kömür kendiliğinden kızışarak için için yanabilir.
Yukarıdaki uyarılara uyulduğunda %20 yakıt tasarrufu yapılabilir, iyi ısınılır ve hem de çevreye daha az zarar verilir
Siz benim dalga geçtiğimi sanın ben ciddiyim.İşte önümüzdeki soğuk kış günlerinde gerekli olucak bilgiler.Ha soba demişken sakın yanık bırakıp yatmayınız efendim.Evet bugünkü konumuz buydu gelelim öünmüzdeki günlerdeki hava durumuna.Hava durumu için spikerimiz Eskimo hiçbir zahmetten kaçınmayıp kendini feda ederek dışarı çıktı efendim.Kendisine bağlanıyoruz.

-Eskimo sesim geliyormu
-Eeevet geliyor kusura bakmayın soğuktan kekeliyorumda
-Anlıyorum donmadan hava durumunu alsak
-İiiiyi olur.Burda hava bayağı soğuk balkanlardan gelen soğuk hava dalgası Türkiyeye ulaştı yakın bir zamanda yağışta bekleniyor şemsiyesiz dışarı çıkmayın.
-Peki eskimo teşekkür ederiz içeri gelebilirsin.
-Saaasağolun
Gördüğünüz gibi sobayı kurduk hava durumun öğrendik.Geldik günün sonuna.Sevgiyle ve mutlu en önemlisi sağlıklı kalın efendim.
4 Ocak 2007 Perşembe
OLMADIK BİR BU EKSİKTİ SONUNDA BUDA OLDU

Kediye kredi kartı verdiler!
Avustralya'da bir banka, bankaların güvenlik sisteminin güvenilirliğini test etmek isteyen bir kişinin kedisi için yaptığı kredi kartı başvurusunu kabul ederek kediye kredi kartı gönderdi.
Yerel basın, Katherine Campbell'in kedisi Messiah adına Queensland Bankasına ek kart başvurusu yaptığını, bankanın kedisinin adına kredi kartı göndermesi ve ek kart gönderildiğine ilişkin kendisine haber verilmemesi üzerine şaşkınlığa uğradığını yazdı.
Katherine Campbell, ''Buna inanamıyorum. İnsanlar bunun mümkün olduğunu bilmeli, bankalar güvenliği artırmalı'' dedi. Banka sözcüsü ise bankanın hata yaptığını ve olmaması gereken bu olaydan ötürü özür dilediğini belirtti. Kedinin kartı iptal edildi.
(AA)
Yanlış okumadanız sonunda buda oldu.Bu kötü geçen bir günde yüzümü gülümseten bir haberdi.Anlıycağınız Optio'nun deyimiyle HaberciDuygu geri döndü.Baştan uyarıyorumki sonradan uyarmadı demeyin .Zamanla elbet toparlanırım evellallah.
Bu habere Başbakan Garfield'ın yorumu:

Oh Oh yaşadık valla şu sandöviçimi yiyim hemen başvuru yapmaya gidiyorum.
-Şey Başbakanım sonunu okudunuz inşallah kartı iptal etmişler sonradan
-Ben anlamam sıradan kediye veren Başbakan Garfieldada verir.Hem benimkini iptal edemezler ben başbakanım canım.Ayrıca uyurken çektiğin fotoğrafımı unuttuğumu sanma
yakında mahkeme kağıdı gelir.Hadi canım hadi git başımdan bak Kasım paşalı Garfiled ağzımı açtırma benim.
-Peki başbakanım.
3 Ocak 2007 Çarşamba
YAVAŞ YAVAŞ TOPARLARKEN
Efendim yavaş yavaş kendimi toparlıyorum ama biraz daha zaman alıcak sanırım toparlamam.Giderken yaşadığım şehri sevmeye başlamak demişitm yavaş yavaş oluyor galiba.Bugün doğduğum büyüdüğüm mahallede çoçukluğumu geçirdiğim arkadaşımlaydım.Kaç sene oldu dedim birbirimizle tanışalı hesaplamaya çalıştık 9 sene felan oluyor dedi.Bazı şeylerin bıraktığım gibi olması ve değişmemesi üzülsemmi sevinsemmmi bilemedim.Kasetçim hala aynı yerindeydi.Büyük bir keyifle içeri girdim ve Kazım Koyuncu'nun albümünü sordum direkmen.
İyi haber geçenlerde yazdığım Kazım Koyuncu'nun albümü ile ilgili haber bir yanlış anlamadan ibaretmiş.Yani parçanın albümdeki adı dido(didounana)Bunu görmek mutlu etti beni.Ama hala bu albüme karşıyım.dün akşam lime wire sayesinde albümün parçalarının bazılarını dinledimde para verilecek bir albüm değil ne yazıkki.Kazım koyuncu'yu sevip dinleyen biri değilde bu albümüne bakarak müzizyenliği konusunda fikir sahibi olucak biri olsam bu ne biçim müziyen diye rahatlıkla diyebilirdim.Eminimki Kazım Koyuncu'da hayatta olsa bu albümünü kabul etmezdi.Heleki didou nana'nın albümdeki değilde konserlerinden canlı canlı kaydedilmiş halinin albüme konduğunu dahası albümün en az beş parçasının konserlerindse söylediği parçalardan ibaret olduğunu diğer kalanlarında yıllar öncesinden sevenlerinin diline düşmüş parçalar olduğunu görseydi ne yapardı gerçekten bilmiyorum.Söylediği bir söz vardı "Kimsenin bilmediği yeni bestelerim var bunları sevenlerimle internet ortamında paylaşacağım."Bu sözünün gerçek olmasını sağladılar ya bu albümde emeği geçenler tek sevincim o oldu.
Sonuç itibariyle güzel bir gündü.Kendimi toparlayup zımba gibi dönerim aranıza diye düşünüyordum heleki sevdiğim insan yönünden herşey olumluyken.Efendim beyefendi açılmış ama cevap olumsuz sanırım konuşmaları bunu gösteriyordu.Anladımki bazı haberler toparlanmaya yetmezmiş.Dinlenmeye ve yazmamaya devam.Sevgiyle kalın efendim.İnşallah toparlanabilirsem ve yeniden kalemi kağıdı özler duruma gelirsem aranızda olucam.Şimdilik Kazım Koyuncu'nun bir şarkısının sözlerini bırakıyorum buraya durumumu o kadar iyi anlatıyorki.Senelerdir duymama rağmen ilk defa dün dinleme fırsatı buldum bu şarkıyı ve bayıldım.Söz tüm bunalım zamanlarımda olduğu gibi Kazım Koyuncu'da
ANILAR DÜŞTÜ PEŞİME
Anılar düştü peşime
Uyumaz oldum
Düşlerim vardı yamacına
Varamaz oldum
Rüzgarla yarışırken
Koşamaz oldum
Düze çıkmaz yollarım
inemez oldım
Geçmiş günler düğüm düğüm
Çözemez oldum güzelim
Sevda yüklü bulutlardan geçemez oldum güzelim
İyi haber geçenlerde yazdığım Kazım Koyuncu'nun albümü ile ilgili haber bir yanlış anlamadan ibaretmiş.Yani parçanın albümdeki adı dido(didounana)Bunu görmek mutlu etti beni.Ama hala bu albüme karşıyım.dün akşam lime wire sayesinde albümün parçalarının bazılarını dinledimde para verilecek bir albüm değil ne yazıkki.Kazım koyuncu'yu sevip dinleyen biri değilde bu albümüne bakarak müzizyenliği konusunda fikir sahibi olucak biri olsam bu ne biçim müziyen diye rahatlıkla diyebilirdim.Eminimki Kazım Koyuncu'da hayatta olsa bu albümünü kabul etmezdi.Heleki didou nana'nın albümdeki değilde konserlerinden canlı canlı kaydedilmiş halinin albüme konduğunu dahası albümün en az beş parçasının konserlerindse söylediği parçalardan ibaret olduğunu diğer kalanlarında yıllar öncesinden sevenlerinin diline düşmüş parçalar olduğunu görseydi ne yapardı gerçekten bilmiyorum.Söylediği bir söz vardı "Kimsenin bilmediği yeni bestelerim var bunları sevenlerimle internet ortamında paylaşacağım."Bu sözünün gerçek olmasını sağladılar ya bu albümde emeği geçenler tek sevincim o oldu.
Sonuç itibariyle güzel bir gündü.Kendimi toparlayup zımba gibi dönerim aranıza diye düşünüyordum heleki sevdiğim insan yönünden herşey olumluyken.Efendim beyefendi açılmış ama cevap olumsuz sanırım konuşmaları bunu gösteriyordu.Anladımki bazı haberler toparlanmaya yetmezmiş.Dinlenmeye ve yazmamaya devam.Sevgiyle kalın efendim.İnşallah toparlanabilirsem ve yeniden kalemi kağıdı özler duruma gelirsem aranızda olucam.Şimdilik Kazım Koyuncu'nun bir şarkısının sözlerini bırakıyorum buraya durumumu o kadar iyi anlatıyorki.Senelerdir duymama rağmen ilk defa dün dinleme fırsatı buldum bu şarkıyı ve bayıldım.Söz tüm bunalım zamanlarımda olduğu gibi Kazım Koyuncu'da
ANILAR DÜŞTÜ PEŞİME
Anılar düştü peşime
Uyumaz oldum
Düşlerim vardı yamacına
Varamaz oldum
Rüzgarla yarışırken
Koşamaz oldum
Düze çıkmaz yollarım
inemez oldım
Geçmiş günler düğüm düğüm
Çözemez oldum güzelim
Sevda yüklü bulutlardan geçemez oldum güzelim
1 Ocak 2007 Pazartesi
GİDELİM BURALARDAN
Bugün uyandğımda herşeyin başka olduğunun farkındaydım.Haberlerde siyasetçiler birbirine sataşıyor ve ben banane diyorsum.Uzaklaşmak lazım biraz bunu farkettim ve karar verdim.Uzaklaşıp kendimi şehrimin sokaklarına bırakıcağım.Madem şehir dışına çıkamıyorum şehir sevmek gerek öyled eğilmi.Ne zaman gelirim bilmiyorum.Sizlere Nazan Öcelin gidelim buralardan şarkısının sözleriyle veda ediyorum.Ne zaman toparlarım ne zaman düzelirim bilmiyorum bilidğim tek şey uzaklaşmak gerektiği ve gerdi döneceğim.O zamana kadar herkes kendine iyi baksın.
Söyleyin yarime baharları beklesin
Sögüdün dalları bugun eğilmesin
Beni geçirmeye kardeşim gelmesin
Annesinin bir tenesini kimseler üzmesin
Gidelim buralardan dayanamıyorum
Gidelim buralardan unutamıyorum
Yükleyin ne varsa gönlüme demlensin
Ayrılığın üstüne hasretin eklensin
Beni geçirmeye yalnızlığım gelsin
Ya dönülür ya dönülmez kimse üzülmesin
Gidelim buralardan dayanamıyorum
Gidelim buralardan unutamıyorum
Söyleyin yarime baharları beklesin
Sögüdün dalları bugun eğilmesin
Beni geçirmeye kardeşim gelmesin
Annesinin bir tenesini kimseler üzmesin
Gidelim buralardan dayanamıyorum
Gidelim buralardan unutamıyorum
Yükleyin ne varsa gönlüme demlensin
Ayrılığın üstüne hasretin eklensin
Beni geçirmeye yalnızlığım gelsin
Ya dönülür ya dönülmez kimse üzülmesin
Gidelim buralardan dayanamıyorum
Gidelim buralardan unutamıyorum
HOŞ GELDİN 2007
Acısıyla tatlısıyla bir yılı geride bıraktık dün itibariyle.Yeni yeni umutlar ektim yüreğime .Eğlenceli bir gündü bolca içtik ve her zamanki yılbaşı klasiğimiz gerçekleşti.Evde ben hariç tüm büyükler sarhoştu.Pardon bir kişi daha vardı sarhoş olmayan.En çokta ona acıdım dün mide ağrısı çekmekten ve annemin marifetleri sayesinde mide fesadı geçirmekten içemedi bile.
Yenı yıl eğlencemize iki senedir klasiğimiz Avrupa Yakasıyla başladık .Ondan sonra Ajda Pekkan konseri veT.R.T.'deki Sezen Aksuyla karışık eğlendik.Ama yeni yıla Sezen Aksu ve cakkıdı ile girdik.Dün birkez daha anladıkki ne varsa eskilerde var.Hep bir ağızdan söylenen şarkılarda keşfettik bunu.Sonrası ise yeni yıl pastamızı kestik.Birde ondan sonra bir tombala faslı geçildi.Bizim ufaklık sağolsun sayesinde her sene bu eziyeti çekiyoruz ailece.En azından ben çekiyorum.Hayatım boyunca sevmemişimdir okey ve tombala benzeri şeyleri oynamayı.Sonuçta güzel başladı güzel bitti gecemiz.Benimse aklım iki kişideydi teki sevdiğim öteki ise sırdaşım diyebildiğim bir arkadaşımda.İkisindende haber yoktu beyefendi yi tahmin edebiliyorum zaten .Hala bir hayat belirtisi göstermediğine göre herşey yolundaydı diye tahmin ediyorum.Beyefendiyi anlıyorumda sırdaşım diye bildiğim insanla kopma noktasına geldiğini aylar evvelinden görmek ve kendi kendine abartıyorsundur deyipte yılın son gününde abartmadığını görmek kadar kötü bir şey yok bu dünyada.Dün gece yeni yıla girerken gözüm yine telefondaydı ve yine görevini yerine getirmemeyi başarmıştı.Anladımki benim telefonum kendine çalmamayı görev edinmiş.İşte böyle günlük benim telefon görevini ancak bundan yarım saat önce hatırlayabildi.Her ne kadar beklediğim telefonlar olmasada görevini hatırlaması iyi geldi.Arkadaşın teki tutturmuş ya ben feci durumdayım hala münasip birini bulamadım ki kendisi 30 una merdiven dayamış koskoca öğretmen olmuş bir insandır diyorki ne olur İstanbul'a gel benim duruma el at.Oldu dedim kelin merhemi olsa kendi başına sürermiş.Yok tutturdu gel.Dedim hele bir senin okul yaz tatiline girsin benimde sınavlar bitsin bakarız.Ah ah nasılda özledim İstanbulu ve arkadaşımı 2 senedir gözümde tütüyor İstanbul.
Eyvah acil durum sinyali demektir bu.İlk defa yeniyılın ertesi sabahı şehirmden kaçmayı düşünüyorum.
Kaçmak en iyisi aslında yada kim olduğunu unutacak kadar sarhoş olmak.Yazıkki ben ikisinide yapamıyorum.Dün çaktırmadan annemin dolduruyummi iç kızım bugün yeni yıl dolduruşlarına gelip bayağı bir şarap içtim hala kendimdeydim ama.Neyse benim yeni umutlar toplamam gerek sanırım.Yeni yılın ertesi sabahı böyle çökmüş vaziyette olmamam lazım.Gerçi çökmemin sebebide belli ya artı daha kendine gelemeyip hala uyuyanlar mevcut evde.Yok bişey canım klasik Kadınlar Cumhuriyeti yeni yıl
kutlamasından arda kalanlar bunlar.Neyse efendim 2007 hepinize sağlık ve mutluluk getirsin.Sevgiyle kalın.
Yenı yıl eğlencemize iki senedir klasiğimiz Avrupa Yakasıyla başladık .Ondan sonra Ajda Pekkan konseri veT.R.T.'deki Sezen Aksuyla karışık eğlendik.Ama yeni yıla Sezen Aksu ve cakkıdı ile girdik.Dün birkez daha anladıkki ne varsa eskilerde var.Hep bir ağızdan söylenen şarkılarda keşfettik bunu.Sonrası ise yeni yıl pastamızı kestik.Birde ondan sonra bir tombala faslı geçildi.Bizim ufaklık sağolsun sayesinde her sene bu eziyeti çekiyoruz ailece.En azından ben çekiyorum.Hayatım boyunca sevmemişimdir okey ve tombala benzeri şeyleri oynamayı.Sonuçta güzel başladı güzel bitti gecemiz.Benimse aklım iki kişideydi teki sevdiğim öteki ise sırdaşım diyebildiğim bir arkadaşımda.İkisindende haber yoktu beyefendi yi tahmin edebiliyorum zaten .Hala bir hayat belirtisi göstermediğine göre herşey yolundaydı diye tahmin ediyorum.Beyefendiyi anlıyorumda sırdaşım diye bildiğim insanla kopma noktasına geldiğini aylar evvelinden görmek ve kendi kendine abartıyorsundur deyipte yılın son gününde abartmadığını görmek kadar kötü bir şey yok bu dünyada.Dün gece yeni yıla girerken gözüm yine telefondaydı ve yine görevini yerine getirmemeyi başarmıştı.Anladımki benim telefonum kendine çalmamayı görev edinmiş.İşte böyle günlük benim telefon görevini ancak bundan yarım saat önce hatırlayabildi.Her ne kadar beklediğim telefonlar olmasada görevini hatırlaması iyi geldi.Arkadaşın teki tutturmuş ya ben feci durumdayım hala münasip birini bulamadım ki kendisi 30 una merdiven dayamış koskoca öğretmen olmuş bir insandır diyorki ne olur İstanbul'a gel benim duruma el at.Oldu dedim kelin merhemi olsa kendi başına sürermiş.Yok tutturdu gel.Dedim hele bir senin okul yaz tatiline girsin benimde sınavlar bitsin bakarız.Ah ah nasılda özledim İstanbulu ve arkadaşımı 2 senedir gözümde tütüyor İstanbul.
Eyvah acil durum sinyali demektir bu.İlk defa yeniyılın ertesi sabahı şehirmden kaçmayı düşünüyorum.
Kaçmak en iyisi aslında yada kim olduğunu unutacak kadar sarhoş olmak.Yazıkki ben ikisinide yapamıyorum.Dün çaktırmadan annemin dolduruyummi iç kızım bugün yeni yıl dolduruşlarına gelip bayağı bir şarap içtim hala kendimdeydim ama.Neyse benim yeni umutlar toplamam gerek sanırım.Yeni yılın ertesi sabahı böyle çökmüş vaziyette olmamam lazım.Gerçi çökmemin sebebide belli ya artı daha kendine gelemeyip hala uyuyanlar mevcut evde.Yok bişey canım klasik Kadınlar Cumhuriyeti yeni yıl
kutlamasından arda kalanlar bunlar.Neyse efendim 2007 hepinize sağlık ve mutluluk getirsin.Sevgiyle kalın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)