31 Aralık 2007 Pazartesi

MUTLU SENELER



Efendim 2008 herkese sağlık huzur ve mutluluk getirsin.Bana getireceği kadar getirdi zaten.Bugün müstakbel erkek arkadaş adayım bize yemeğe geliyor tamam gece 12 de yanımda olmuycak ama yemeğe geliyor efendim daha ne olsun.Mutluluk ve huzur konusunda eksik yok gibi ama sağlık konusunda emin değilim.Allahım 2008 de şu dizimin sorunları sona ersin aminnnnnn


İçSes:Pardon bişey sorcam tamda burda.Yemeğe kaç saat kaldı
B:3
İçSes:Sorması ayıptır hala niye pijamalısın
B:Bilmemki giyinmemmi gerekiyor
İÇ:A pardon pijamayla karşılıycaktın değilmi unutmuşum.
B:Yok artık giyinicem herhalde senle uğraşamıycam ben kaçıyorum
İç:Eh zahmet olucak hadi iyi seneler
B:Sanada


Vaziyet gördüğünüz gibi efendim.Hepinize iyi seneler.Hapy New year

27 Aralık 2007 Perşembe

OPTİO'YA

Bazı arkadaşlıklar vardır arada ne kadar mesafe olursa olsun hiç bozulmazlar.Bazen aylar geçer görüşmezsiniz ama herşey kaldığı yerden eskisi gibi devam eder.Gökteki yıldızlar gibidir bu arkadaşlar gökyüzüne baktığınız an en parlayan yıldızlardır.Milyonlarca yıldızın içinde bir tek yıldız.O yıldız her daim yanınızdadır.İşte sende benim için onlardansın Optio.

İlk bloguma yorum yaptığın zamanları hatırlıyorumda insanlara olan güvenimin bittiği bir dönemdeydim.Sonra zamanla sayende alıştım aldırmamaya hayata gülümsemeye.Artık en kötü anımda bile bana hediye ettiğin blogum baş misafiri olan kediye bakıyorum ve öyle gülümsüyorum hayata...


Bugün senin doğum günün hayatındaki en mutlu anlardan biri olsa gerek.Dilerim en kötü günün hep böyle olur.İyiki doğdun ve iyiki varsın Optio.Tüm sevdiklerinle beraber nice mutlu yaşlara.



EBE SOBE

Efendim bir ebe sobe yazısına hoş geldiniz.Bir senedir burdayım ilk defa sobeleniyorum.Sağolsun Tılsım arkadaşımız sobeledi beni.Ay biraz duygulandımı ne (Benim selpağım nerde)Neyse benim blog ufak çapta bir göle dönmeden başlıyorum efendim.

Ben Küçükken:Uslu söz dinleyen biriydim.Bazen deli damarım tutarmış ama.Misal bazen annemi sabah 4-5 te uyandırmışım nedir efendim kalk hadi oyuncak oynuycaz:)))Böyle bir çoçuk hayal edin işte.Ay ben demin uslumu demiştim yok efendim yanlış yazmışım küçükken parkta arabayla dolaşırkene taşlara takılıp burnumu bile kırmışım.Ne kadar usluymuşum değilmi:))

İlk Kopyam:Lise 1 deydim biyoloji dersi sayısal derslere alerjim var kafam basmıyor.Arkamdakiler takır takır yazıyor ben boş boş kağıda bakıyorum.O kadarda çalışmıştım halbuki.Neyse benim arkamdakiler imdadıma yetişti.Sonuçmu yanlış hatırlamıyorsam 25 almıştım.İşe acayip yaradı yani.Bide din dersleri vardıki evlere şenlik sorular önceden hazırlanır kağıt doldurulur hocaya verilir.Yada normali öyle bir gün hoca kağıdımı alır kağıt .Arkadan bir kağıt daha.Sınavdan yırtılır.Çaktırmayın ben lise 1 deyken arkamdakiler süpermendi:))


Aslında Ben:Efendim Reha Muhtarla itiraflar programına hoş geldiniz.İtiraf ediyorum ben aslında manyağım efendim.(Bunu ben değil en yakın arkadaşlarım diyor) Bir gün tepem atıcak sorcam zaten manyaksam ne konuşuyorsun benle diye:)))Bi şeyi yapıcam dersem o kesin olur.Ha bide bende hafif psikopatlıkta var eğer bi manyaktır raporu alorsam CumhurBaşkanı ve Başbakan a suikast düzenliycem:))

En Saçma Huyum:Tepkimi hemen gösteriririm hiç karşı tarafı düşünmem bile .Bu yüzden kırdığım insanların(Hayatta gerçekten sevdiğim tek insanda dahil)sayısını ben bile bilmiyorum.


Cep Telefonum ve Ben:Valla bu ayrı bir yazı konusu olur onla öyle çok geçmişim varki.Canım benim hep benim kahramı çekiyor.Arada fazla mesai yapıyor.Misal geceleri olmadık saatlerde açıyorum saate bakıyorum:))


Aşk Dediğin:Aşk dediğin bir sudur iç iç kudur:)))

En Sevdiğim bloglar:Valla yorum yazıp takip ettiğim tüm blogları seviyorum.Hepsini yaziyimmi :))


Gelelim en zevkli kısma Deli Mine ve Optio yakalandınız arkadaşlar sobe:))

24 Aralık 2007 Pazartesi

BİR ŞEHRE DÖNERKEN

Döndüm efendim bayramın ikinci günü gittiğim İstanbul'dan bir kaç saat önce döndüm.Rüya gibi bir tatildi.Resmen çoçukluğuma döndüm ve geri geldim.Şimdi düşünüyorumda keşke hep çoçukluğumda kalabilseydim.Kafanız karıştı dimi durun en iyisi baştan anlatıyim.

İlk günümüz bayağı bir olaylı başladı aslında sabah 8 de hepimiz iştimaya hazır askergibiydik.Bizi iştimaya çekense sağolsun yine dizimdi.Diz problemim yine nüksetti anlıycağınız.Üstelik bu sefer yatıyordum sabah bir kalktım diz çıkmış.Tabi yerine getirme çabaları ilk başta fayda etmedi.Otelde kaldığımız için yan odadaki ablamı çabuk ambülansı ara deyip çağırdığımı hatırlıyorum.Sonrası sağolsun kendi yerine geldi yine hastaneye kalmadan.İlk olayı atlattık ver elini miniatürk.Aslanlar gibi gittik geldik desem yalan olcak hiç bu kadar eğlenmemiştim gezide.Ablamla MiniaTürk teki sefer yapan trenlerin olduğu yolda yürüyoruz ne oldu dersiniz.Tabi bize doğru tren geldi ve biz hemen kenara çekildik.Yani ucuz atlattık.Sonrası balık bira olayı ve otele dönüş.Ertesi gün birazdaha normal uyanış ve ver elini Oyuncak Müzesi.İşte çoçukluğuma döndüğüm yer resmen hayran kaldım.Sunay Akın sağolsun benim Alf ide koymasınmı müzeye.Tabi ben eşşeğini kaybetmiş te bulmuş Nasrettin Hoca'ya döndüm.Hemen gittim utanmadan resim çektirdim dahası telefona çektim telefonun görüntüsü yaptım.Şimdi sürekli ona bakıyorum.Biliyormusunuz o an zaman dursun istedim zaman müzeye adım attığım an dursun ve hiç ilerlemesin ben hep çoçukluğumda kaliyim ama olmadı ne yazıkki.

Sonrası otele dönüş ve ertesi sabah eve dönüş üzerine yola çıkmak ve yaşadığım şehirdeyim işte.Ben yokken annem ve kardeşimin arası iyi değilmiş kardeşim bütün bayram surat 5 karış dolaşmış.Gelirgelmez olaya bak yarabbi şeytan diyorki kazan üni yi bu sene tüm tercihleri İstanbul yap bizimkiler ne yaparsa yapsın.Ama olmuyor işte bir yanım bırak git dese vicdanım bırakmıyor...

20 Aralık 2007 Perşembe

DEPREM EŞLİĞİNDE BİR BAYRAM

Efendim sabahı şerifleriniz hayırlı olsun hepinize hayırlı bayramlar.Blogumda uzun zamandır haber yazmıyordum sağolsun bugüne nasip oldu.Öncelikle şunu soruyim normal bir bayram sabahı nasıl olur ailece sofraya oturulur şen olalım şenlikli olalım tadında kahvaltı yapılır ve herkes giyinir bayramlaşır değilmi.Bugüne kadar benimde bayramlarım böyleydi.

Bugün herşey normaldi aslında taki yarım saat öncesine kadar.Yarım saat önce bayrama depremde dahil oldu efendim.Bayramımızı kutlamaya gelmişte.Bayağı sallandık evde.İşin komik tarafı kardeşimin tarafından yapılan koltuk sallamalarına alışık olduğumuz için hepimiz birden ya tamam yapma dedik çocuğa.Sonradan baktık oda panik o zaman vardık olayın farkına.Böylece bayram sabahımız 5.7 şiddetinde bir depremle başladı.Halbuki ben yarın gitceğim için alarmı İstanbul'da verdirmiştim olabilicek olaylardan ben sorumlu değilim diyerekten.İşin şakası bayağı sağlammış evimiz onu gördük ailece.


Bugünlük haber bültenimiz sona erdi efendim hepinize şeker tadında bir bayram diliyorum.İlerleyen dakikalarda olay tekrar gerçekleşirse olay mahaline canlı bağlanıcaz efendim bizden ayırlmayın .Hepinize depremsiz günler

11 Aralık 2007 Salı

İÇSEL KONUŞMALAR

İçSes:Hey hoş geldin.Kapıyı kapattıysan gel otur bakalım.
B:Hoş bulduk kapı kapalı abi her zamanki gibi
İçSes:Aferim aferim e bugün nasılsın bakalım
B:Bilmem hiç düşünmedim.
İçSes:Neden?
B:Bilmem
İçses:Anlaşıldı yine bir açmazdasın çözmek bana düştü yine dimi?Farklısı olsa şaşardım zaten.Söyle bakalım ne oldu bayramda İstanbul'a gidiyordun
B:Evet gidiyorum bu açıdan sevinçliyim ama gel gelelim kardeşimin yanında olamıycam doğum gününde
İçSes:Yahu beni deli edicen yanında olcanda ne olcak koca kız o arkadaşlarıyla kutlamıycakmı zaten.
B:Doğru haklısın senelerdir arkadaşlarıyla kutluyor
İçSes:E o zaman sevinmeye başla istersen.
B:Olabilir tabi başlayabilirim zaten dönüş pazardı pazartesiye kaldı mecburen.Dönüş bileti ancak akıllarına geldi ve seyahet ettiğimiz firmanın pazar günü tüm seferleri dolu tabi :)))
İçses:Hah işte şöyle gül biraz keyfini çıkar.
B:Çıkarıyorum zaten bileti aldım annem ne işin var diye nutuk atıyor zaten bende kulağımı tıkıyorum.
İçSes:Ala çok ala devam et
B:Herşey iyi de basit bir sorun var
İçSes:Neymiş o
B:Kardeşim kadar sevdiğim insan malum biliyorsun oda İstanbul'da görüşmesine görüşcez tabide kırgın olduğunu hissettiğim an gönlünü alma çabalarımı abartı olarak görmesi bilmiyorum ya.
İçSes:Allahım günlerdir boşver demekten dilimde tüğ bitti gönlünü alma çabalarını abartı olarak mı görüyor.Sende yapma o zaman o ne yapıyorsa aynısını yap.
B:İyide ben onu görmezden gelemiyorum ki tüm sorunda bu ama sözüm var gidene kadar ve dönene kadar ağzımı açmıycam o nasıl davranıyorsa öyle yapıcam topu topu 10 gün kaldı gitmeme
İçSes:Ha şöyle ya başka sorun
B:Aslında var
İçSes:Neymiş o
B:Zahmet olmazsa hava tahminlerine bakarmısın annem yağmur yağmaz umarım deyip duruyor da sonunda yağdırıcak diye korkuyorum.
İçSes:bişey sorabilirmiyim?
B:Sor tabiki
İçses:Senin bilmediğin şeyi ben nasıl bilicem
B:Haklısın son sorunum biraz saçma oldu dimi
İçSes:E yani.Ama çok istiyorsan İstanbul belediyesini ararım geldiğini haber veriririm senden ala felaket bulamazlar.
B:Ahaha çok komiksin ben kaçıyorum byes
İÇSes:Ana iltifat etti komiksin dedi.Başımıza bi şeyler düşmeden bende kaçiyim.

3 Aralık 2007 Pazartesi

TÜRKİYEDE ENGELLİ OLMAK

Bugün 3 Aralık Dünya Özürlüler günü ve bende bu gruba dahilim.Özrüm el kaslarımla ilgili olduğu için günlük hayatımı aksatmıyor ihtiyaçlarımı normal bir şekilde giderebiliyorum peki ya bu şansı olmayanlar.Onların durumlarını hiç düşündünüzmü yaşantılarının zorluğunu.Ben dizim ara sıra yokladığı bu yoklamaları bir hafta evde yatmama mal olduğu için her gün dua ediyorum bunada şükür diye peki ya bir ömür boyu yatağa bağımlı olarak yaşayanlar yaptığımız evleri alışveriş merkezlerini planlarken yada otobüslerimizi üretirken ne kadar düşünüyoruz onları?

Yapılıcak şey çok basit aslında özürlülere özel otobüs üretmek yada buna niyetlenmek sonrası kendiliğinden geliyor zaten buna inanın yeter.Burda hayatımı ve yaşadıklarımı anlatmaya kalkışsam sayfalar yetmez sözün kısası isteyin yeter.Hayatım hep başarıyla dolu olmasına rağmen tek bir konuda başarısızlığa uğradım onca çabama rağmen hala işsizim.Bu ülkemizin kanayan bir durumu zaten.Hani diyorum engellilerin hayata karışması için iş olanağı sağlayamaz mı devlet.Biz engellilere özel okullar açılsa bitirdiğimizde işlerimiz garanti olsa bizlerde hiç olmazsa geleceğe güvenle bakabilsek.

Öyle yada böyle bugün bizlerin engellilerin günü ve bir günde olsa engelli olmanın zorluklarını anlattım sizlere.Biz engelliler için durum bu ve çözümleri büyük olarak görünsede aslında basit çözümler.Ne dersiniz çözümler için adım atmaya denemeye değmezmi.Türkiyede bu şartlarla yaşıyor olsak bile dünya özürlüler günü kutlu olsun.

30 Kasım 2007 Cuma

ATLAS JET UÇAĞI DÜŞTÜ

Sabahın ilk saatleri bir yandan uyanmaya çalışıyor diğer yandansa televizyonda kanallar arası zap yapıyordum.Derken durdum haberler İstanbul-Isparta seferini yapan Atlas Jet uçağının düştüğünü ve uçaktan kimsenin sağ çıkmadığını mürettebatla birlikte 56 kişinin öldüğünü veriyordu.Ardından sıralamaya başlıyorlardı teknik arıza yoktu pilot deneyimliydi hava koşulları iyiydi .Bu ve benzeri bir sürü bahane ardarda sıralandı.Madem herşey yolundaydı uçak niye düştü acaba bunu çok merak ediyorum.Uçağın düşüşü 06:27 saat oldu 09:08 ve hala uçağın düşüş nedeni anlaşılamadı.Ntv haber kanalı olmanın sorumluluğunu yerine getirip sürekli canlı yayınlar yapıyor.Peki bu sırada büyük kanallar ne yapıyor.Atv sabah haberlerinde olmanın ayrıcalığını kullanıyor diğerlerinde tık yok.Aynen dizilere yada o sırada ne yayınlıyorlarsa devam.Peki ya bu uçakta ölenlerden biri medyatik biri olsaydı.İnanın bana o zaman tüm kanallar birbiriyle yarışırdı ölüm haberini vermek için...

En çokta bunu anlamıyorum zaten nasıl oluyordu 56 kişinin hayatının bitişi görmezden geliniyor.Ben bu sorunun cevabını buldum ama medyamızın gözünü para hırsı büyümüş ve bu para denen illet şey medyada çalışanlara kanal sahiplerine insanlığını unutturmuş.Acı ama ne yazıkki durum bu ülkemizde.Bu uçak es kaza Amerika yada başka bir Avrupa ülkesinde düşseydi inanın bana tüm ülke yas tutuyor olurdu.Sırlarla dolu bir ülkede yaşıyoruz aslında bu saat oldu hala uçağın neden düştüğünü anlayamadık.Neden düşmediğini yeterince iyi izah ettiler.Teknik bakımını yaptırmadık aksattık demiyorlarda teknik sorun yoktu diyorlar pilot deneyimliydi diyorlar hava şartları müsaitti diyorlar.Herşeyi söylüyorlar oysaki biz ne öğrenmek istiyoruz uçağın neden düştüğünü.Bakın olay yerini helikopterle gezen vali bile ne diyor.Bu uçak kazanın olduğu alana nasıl olduda indi anlayamadık.Bu olayı bir tek karakutu çözer.Oda yok şimdilik kayıplarda.Kaza yerinden gelen fotoğraflara görüntülere bakıp yakında bulunur diyorlar.Umarım öyle olur ve bu olay sır olmaktan çıkar.Yoksa olay tarihimize 56 kişinin yaşamını yitirdiği ama sır perdesinin bir türlü aralanamadı kaza olarak geçicek.





Artık kendimden şüphe bile duymaya başladım acaba ben mi anormalim diye.Hiç bir şey sorgulamayıp hatta bugünkü kazayı yok sayıp yaşamıma devam etsem ya boşa kalemimi yorucağıma.Olmuyor insani yanım 56 kişinin öldüğünü bir kazayı görmezden gelemiyor.Okumak istediğim uğruna tekrar sınava gireceğim meslek gittikçe kötüleşiyor ve vurdumduymaz oluyor bense hala çabalıyorum.Görmedim duymadım bilmiyorum diyerek 3 maymunu oynasam insan yönüm bırakmaz beni.Hep aynı soruyla yankılanıyor beynim nasıl olduda herşey yolundayken bu uçak düştü ve 56 kişi yaşamını yitirdi.Başın sağolsun Türkiye sır perdesiyle dolu bir kazada 56 vatandaşımızı kaybettik.56 insan öldü sözün bittiği yer tamda burası.Bundan sonrası yok.Başımız sağolsun...


Not:Bu yazıyı sabah erken saatlerde 9 felandı kaleme aldığımda şu anda saat 12:18 neredeyse olayın 6 saat sonrası karakutudan hala haber yok...

22 Kasım 2007 Perşembe

KADER'E KARŞI DURURKEN

Bugün öyle bir haber aldım ki kendi açımdan yuh artık dedim.Bil bakalım ne oldu blogcum.Müstakbel erkek arkadaş adayım askere gidiyor Cumartesi günü.Peki nereye gidiyor.Kütahyaya ve havacı olarak.Buraya kadar herşey normal.Tabi gittiği yerin bendeki anısını saymazsak.Gittiği yer hayatım boyunca tek sevdiğim ve ne yazıkki hala unutamadığımı anladığım insanın askere gittiği yer.Olurda bu kadar olur yani.Resmen şaka gibi.Arkadaşım ilk söylediğinde garibim o beni teselli ediyordu.İyi yermiş rahat yermiş v.s.Sonunda biliyorum dedim eski bir arkadaşım askerliğini orda yapmıştı.Sonrası sustum halada susuyorum.Şoktayım galiba.İçimdeki tüm sinirler boşaldı ufak çapta bir kriz geçirdim ama yok işte...

Demekki neymiş unutmak kolay değilmiş.Kader işte böyle hatırlamırmış insana herşeyi.Ne yapıcağımı neye ne tepki vericeğimi şaşırdım.Aramızdaki en mantıklı karşı komuşum.Hemen anladı tabi unutamadın değilmi dedi sustum.Zaten o olmasa ne yapardım hiç bilmiyorum.Neyse geçicek dimi blogcum geçicek bu günlerde.Daha atlatmam gereken koca bir yarın var.Yarın asker uğurlamaya erken başlıycamda birazcık.Önceki askerimizden dolayı içimde kalmıştıda...Öyle işte bakalım daha neler göstericek kader bana.Gerçi ne görüceksem bugün gördüm sanırım.Konuşabildiğim tek arkadaşım bile oha dedi bu ne ya şaka gibi.Evet dedim şaka gibi ama gerçeğin ta kendisi.Sonrası sustum...

Bolca sustum ve düşündüm ben zamanında gerçekten sevmişim ve değer vermişim ya.Yazıkki karşımdaki hiç değer vermemişti.Yazın geçirdiğim krizleri yine geçiriyorum .Geçicek diyorum içimden geçicek ve sadece üzülmekle kaldığını sen görüceksin.Böyle diyorum sonra da susuyorum.Nasılsa zamanla toparlanıcak herşey şimdi susmak ve kadere karşı koymak zamanı.Hadi bakalım kader daha ne getiriceksin karşıma .Ha şunuda unutma ne kadar darbe vurursan vur yıkamıycaksınbeni ben hep dimdiğim ve öyle kalıcam.

21 Kasım 2007 Çarşamba

İÇSEL KONUŞMALAR

Biraz daha iyiyim bugünlerde.Artık elimden geldiğince yatmıyorum oturarak tamalamaya çalışıyorum günlerimi.Arada bir çok doğal olarak dizim ağrıyor oda içimin ağrısıyla birbirine karışıyor ve geçip gidiyor.Bir şeyi gayet iyi anladım ama bugüne kadar çevremdekilerin (Ailem hariç)bana söyledikleri herşey tamamen yalanmış.Acı olsada bu gerçeği anladım ya ötesini hallederiz.

Hayat hep karmaşayla doluymuş aslında biri bitmeden teki başlıyor karışıklıkların.Misal babam.Yine hayatımızın tam orta yerine oturdu.Bahane hazır işsiz ve illede devlete yerleştirilmek zorunda olan bir kızı var ya daha ne bahane ararsınızki.Ne ben nede babam değişicek galiba.Örnek bugün annemle yaptıkları konuşma pazartesi evraklarımı aldı onun için görüştüler şimdikiyse daha iç acıtıcı.Bir ay önce olan doğum günü hediyemi vercekmiş.Yok yok diyorum ya hiç değişmiycek bazı şeyler.Kimle konuşsam sen hala öfkelisin zamana bırak geçer diyor.Sahiden geçermi yoksa her haber aldığımda içimde aynı öfke ve sızıyı duyarmıyım.

Bitirirken bişey itiraf etmem lazım.Etrafımdakiler beni aklı başında olarak görsede aslında ben deliyim.Sadece raporum yok.Duvarlarla konuşmalarım yetmedi şimdide içseline geçtim.

İçses:Ya kardeşim yeter ama git hazırlan bende diyorumki anneni ikna etmeyi az buçuk başardın ama hazırlanmazsan sinemaya geç kalıcan.Bak bir saat kalmış hala benimle dertleşiyor alooo kime diyorum.

Of içses haklı.Daha hazırlanmam lazım annemi gerçekten ikna ettiysem 1 saat sonra sinemada olmam lazım.Esen kalın.

Not:Çevremdekilerin yalan söylediği meselesi ayrı bir konu.Kardeşim deyip dost bildiğim insanında beni sevdiği zanettiğim kişininde içinde bulunduğum durumdan haberi vardı ve telefonum çalmamakta hep inat etti...

14 Kasım 2007 Çarşamba

ARA

Çok kötüyüm blogcum kimseye belli etmesemde çok kötüyüm.Öyle bir haldeyimki gündüzlerim gece gecelerim gündüz oldu.Günlerdir kendime kardeşim kadar yakın bulduğum insanın hayatımdan çıkıp gidişini izliyorum geceleri zar zor uyuyarak.Önceleri kolaydı kırılan bendim ve kırgınlıklarım geçiyordu oysaki şimdi kırılan o ve anladığım kadar kırgınlıkları geçmiyor.En azından son 3 gündür ne yaptıysam geçiremedim.Neyi merak ediyordum biliyormusun bünyem bu uykusuz gecelere daha ne kadar dayanıcak ve dur bakalım deyip beni normal gündüzleri oturup geceleri uyuyan düzenime sokucak.Beklediğim sorunun cevabı geldi dün dizim sakatlandı ve ben hiç bir şey yapmadan yatmak zorundayım:((

Sorun yatmam değil tabiki.Gerekli techizatımn yok bu iş için.Bana çoğu zaman telefonum okuyucak dergim ve cd çalarım yeterdi bir hafta boyunca.Şimdi cd çalar yok varda kulaklık yok.Geçen haftayı pür heves geçirmiştim benim ufak boy kendine kulaklık alıcak sonrada benim tek kulaklığı çalışan kulaklığımı bana getiricekti.Olmadı kulaklığı aldı tabi ama benim kulaklığı Kırıkkalede bırakmış.Haliyle hazırlıksız yakalandım ama buda geçer be blogcum.Kalktığım ve yürüyebildiğim sayılı zamanlarda müzik açarım kendime olur biter.O değilde bana en çok koyan kardeşim kadar yakın bulduğum insanın hayatımdan çekip gidiyor olması ve benim bunu sadece seyrediyor olmam.Bu işte en çok koyan ne yapiyim bir türlü tepkisiz kalmayı içimden biriktiripte söylememeyi öğrenemedim.Sonuçtada kaybeden ben oluyorum işte.Bazen çok kızıyorum kendime sırf bu yüzden üzüldüğüm ve en sonunda bünyemi sınırlara getirdiğim için kızıyorum kendime ve senden adam olmaz diyorum.Dün aslında anneme telefon etmem sonucu panik olduğundan dolayı eve çağırdığı hemşire en doğru teşhisi koydu farkında bile olmadan.Malum iki senedir çıkmayan bir dizim var iki sene sonra üstelik evde günlük işleri yaparken neden çıkarki dedim.Bünyenin zayıf bir anına denk geldi demekki dedi yaramı kanatmak istercesine.İşin en ilginci ise gece uyuycam diye vede gün boyu rahat edicem diye içtiğim ağrı kesicilerin sayısını ben bile unuttum ama bu meret ağrı geçmiyor işte.

İşte böyle kısa bir ara veriyorum yazılara .Ne zaman dönerim bilmiyorum dizim kendini Pazar'a kadar toplamak zorunda tiyatroya gidicez.Ama benim kendimi toparlamamı sorarsan onu bilemiyorum işte.Ne dersin blogcum benim sakatlandığımı ve bu halde bile onu düşündüğümü bilse affedermiydi acaba.İyisimi boşver bu soruyu be blogcum.Şimdilik hoşcakal.

10 Kasım 2007 Cumartesi

ATAYA MEKTUP

Sevgili Atam;



Bugün ölümünün 69.yıl dönümü ve her sene olduğu gibi bu senede seni hasretle andım.Öyle çok özlüyorumki seni bizlere bıraktığın mirasın vatanımızın ne hala geldiğini gördükçe içim parçalanıyor.Çoğu zaman keşke diyorum keşke Atatürk hala aramızda olsaydı ve vatanımızın hali bu kadar içler acısı olmasaydı.Çok şey gördüm yaşadım ama sana bugün mektup yazmak kadar hiç bişey üzmedi derinden etkilemedi beni.Bizlere miras bıraktığın bu vatana sahip çıkamadık.Zamanında senin savaştığın ve himayesinin altına girmeyi şiddetle reddiğin Amerikalılara biz şimdi dostumuz müttefikimiz diyoruz demek o kadar zor geliyorki bana.Hele bizleri temsil etmesi için görevlendirdiğin milletvekillerinin halini gördükçe utancımdan ben kızarıyorum onlara yine bişey olmuyor.Kısacası Atam miras bıraktığın Ülkenin halini ne sen zor nede ben söyliyim...



Herkes uykuda atam derin bir sessizlik uykusunda hani derler ya ölü toprağı serpilmiş gibi aynen o durumdayız işte.Başımızda eski osmanlı padişahlarını andıran bir başbakanımız var şimdi.Bide onun atadığı Cumhurbaşkanımız.Onları benim ulusum seçmedi mi dediğini duyar gibiyim.Başbakanı beş sene öncede bu seçimlerde biz seçtik daha doğrusu seçmedik çoğunluğun içinde azınlıkların isteği hiçe sayılır ya bıda öyle işte atam.Çoğunluk seçti azınlık olan bizler sadece seyretti.Cumhurbaşkanını ise dedim ya Başbakanımız atadı.Peki bu sırada bizleri temsil eden vekillerimiz ne yaptı dersen onlarda ya zevk te sefadalar yada birbirlerini yiyorlar mecliste.Bende zerre umut kalmadı artık ama insanlar saf saf bu ülkenin düzelebiliceğini düşünüyorlar.Bense başımıza senin gibi cesur gözü kara bizim lazım diyorum.Lazımki şu anda başımızdakilerin sürdürdüğü saltanat sona ersin.10 Kasımları boynum bükük ve başım eğik değilde başım dik ve sonunda gerçek anlamda Atamız'ın istediği yolda ilerliyoruz diyebilmenin verdiği gururla analım seni .



İşte böyle atam kısacası bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.Gittiğimiz yolun sonu belli değil ne yazıkki.Bildiğim tek şey var senin çizdiğin yoldan çoktan çıktık atam.Emanet ettiğin vatanın toprakları karış karış satılıyor artık.Aydınlık yerine karanlığa gidiyoruz üstelik kimsenin gücü bu gidişata dur demek için yetmiyor.Affet bizi atam bu 10 kasımda milletin hakkında hayırlı haberler veremedim sana.Öldüğünden beri hep bu ülke sana benzeyen bir kurtarıcıyı aradı ve o kurtarıcı hiç gelmedi.Bu seneyide kurtarıcıyı bekleyerek ve buruk geçirdik affet bizi Atam...

8 Kasım 2007 Perşembe

SAĞOLSUN UFUK URAS

Rahmetli Kazım Koyuncu öldüğünde bir söz vermiştim kendi kendime.Başka Kazımların ölmemesi için Karadeniz 'in kararmaması için nükleer santral e sonuna kadar hayırdı.İki hafta önce tasarı kabul edildi farkında bile olamadan.Ogün ne kadar üzgün olduğumu bir ben bilirim.Gelelim bugünkü meseleye.Sonunda Meclisten biri uyandı ve nükleer tepkisini gösterdi.Tasarı geçmişmiş artık umrum değil.Meclisten Nükleer 'e karşı tepki olduğunuda gördüm ya tamamdır benim için.

Gelelim tepkinin sahibine.Bağımsız milletvekili ama DTp'nin desteğiyle Meclis'e giren Ufuk Uras.Gelelim Uras'ın sözlerine umarım bazılarının kulağına küpe olur bu sözler."Uras, TBMM'de düzenlediği basın toplantında, TBMM Genel Kurulunda bugün görüşülen, nükleer santral kurulmasına ilişkin kanunun, toprak, su, hava ve toplumun geleceği hakkında geri dönülemez sonuçlar yaratacak nitelikte olduğunu ileri sürdü. Yasanın, topluma inatla dayatıldığını iddia eden Uras, "Bir kez daha yineliyor ve uyarıyoruz; Nükleer enerji santralleri bir zorunluluk değil, siyasi bir tercihtir ve hiçbir hükümetin, bu tür tercihlerle halkın geleceğini karartmaya, çocuklarımızın yaşamlarıyla oynamaya hakkı yoktur. Enerji alanındaki ihtiyaçların karşılanması, Türkiye'nin mevcut kurulu enerji gücünün doğru değerlendirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının yapılandırılmasıyla mümkündür" diye konuştu.

Nükleer santralde üretilen elektriğin, diğer yöntemlerle üretilenlere göre 2 ile 5 kat pahalı olduğunu, nükleer santral işletmesinin de çok risk taşıdığını ifade eden Ufuk Uras, şöyle devam etti:

"Nükleer santrallerin atık sorunları, hiçbir ülkede çözülememiştir. Nükleer santral kurulum maliyeti, diğer santrallere göre 2 kat pahalıdır. Sökülmesi, kurulması kadar maliyetlidir. Bir nükleer santralin devreye alınması, yaklaşık 10 yıl sürer. Bu santrallerde kullanılan uranyum, doğada çok az miktarda bulunan bir maddedir ve sonsuz değildir. Nükleer santral, hem kaynağı hem de teknolojisiyle tamamen dışa bağımlıdır. Nükleer enerji, nükleer silahların yayılmasına zemin sağlar. Nükleer santralin yapılmak istenmesindeki bir neden de nükleer teknolojiye ve dolayısıyla nükleer silaha sahip olma hevesidir. Nükleer enerji, dünyadaki küresel ısınma olarak da adlandırılan iklim değişikliklerini durduramaz."

Uras, Meclis gündeminde olan yasada, nükleer kaza ihtimali, radyasyon tehlikesi ve risklere dair hiçbir düzenleme yapılmadığını ifade ederek, sadece santrallerin kurulum, işletim, atık ve söküm maliyetlerine dair maddi düzenlemeler yapıldığını söyledi.

Nükleer santralleri yapacak şirketlere hazine arazilerinin ücretsiz tahsis edilmesinin, kamu malının peşkeş çekilmesinden başka bir şey olmadığını ileri süren Uras, santral kuracak şirketlere verilen 15 yıllık alım garantisi ile kamu olanaklarının da nükleer lobi için seferber edildiğini savundu"


İşte benim gibi düşünen biri daha hemde halkın içinden Meclise girmiş biri.Teşekkürler Ufuk Uras halkın içinden biri olduğunu gösterdiğin için tek başınada olas bu konuda mücadele eden biri olarak teşekkür etmek gerektiğini düşünüyorum ve keşke diyorum keşke Mecliste'de Ufuk Uras kadar toplumsal konulara duyarlı vekillerimiz olabilseydi.Nedersiniz daha iyi olmazmıydı...

6 Kasım 2007 Salı

KONSERE HAZIRLIK

Heyttt ben geldim blogcum.Karşında Cumadan beri süre gelen konsere gidicem gidemiycem tartışmalarının sonuna gelmiş biri oluyor.Sonuç Cuma günü saat 18.30 dan itibaren konser alanındayım.Yani hem Üçnoktabir'i hem Gripin'i hemde Emre Aydın'ı izliycem.Annem bana refakat edicek.Kardeşimse Emre 'ye kadar yolu bulur ve gelir herhalde...

Mutluyum çünkü konsere gidiş amacım zaten 3.1 di Emre'yi izledim çünkü Gripin desen dinlemem bile.O değilde benim zavallı annem ne yapsın.Kızları sayesinde 3.5 saat rock müzik dinliycek.Olsun olsun iyidir.Anneminde rock kültürü genişler canım.Gerçi bayağı genişledi.Zira bir ara Gripin'e Novalgin diyordu. :)))İşte böyle bugün aslında yorgunum biraz ben deniz yanıma en az benim kadar deli birini alıpta Yaşamın Kıyısındaya gittim hemde ilk seansına.Koskoca sinemada 6 kişiydik.Ne karar aldım biliyormusun eğerki bir gün evlenirsem çalışmıycam ev hanımı olup filmlerin ilk seanslarına ve tiyatrolara gidip koca parası yiycem.İyi mantık ama değilmi.Neyse blogcum film güzeldi.Eğerki birazcık filmlerden anlıyorsam kesinlikle oscar alıcak nitelikte bir film.Tek üzüntüm filmin Almanya adına yarışıcak olması.Anlamıyorum Fatih Akın filmlerinin yarısını İstanbulda çeken bir yönetmen niye Türkler Fatih Akın'ın kıymetini bilmezki.Bu ülkede tutmak çok mu zor böyle değerleri.Adam Almanya adına yarışıyor muhtemelen ödülde alıcak niye Türkiye adına yarışmasın.Bunun cevabı belli aslında.Takva gibi saçma filmleri gösteririz biz ancak.Sonra elimiz boş döneriz.Takvayla aynı zamanlarda vizyona giripte beğendiğim o kadar film varki.Mesela dondurmam gaymak.Neymiş bizim juri o filmi beğenmemiş Takva gitsin demiş.Hayatta izlemedim izlememde.Tarikat var diye polislerin film setini bastığını duymayan kalmadı sanırım.Duymayanda duysun ve görelim lütfen Oscar adayımız nasıl bir film.

İşte böyle şimdi önümüzdeki iki gün konsere hazırlıkla ve birde bilet alımıyla geçicek sanırım.Sonrası zaten büyük konser.Hayal etmekten ve mücadelen sakın vaz geçmeyin olurmu bazen tersi olsa bile çoğu zaman kazanan siz oluyorsunuz.

2 Kasım 2007 Cuma

BENDEN HABERLER

Ben geldim blogcum.Hayret bu sefer arayı kısa tuttum alkışlıyorum kendimi.Sen sormadan ben söyliyim doğum günüm çok güzeldi.Müstakbel erkek arkadaş adayımla yan yana oturduk tüm gece sustuj.Ona rağmen süperdi .Ne anladım biliyormusun biz iyi bir ikiliyiz yani arkadaş olarak.Konuşmadan anlaşan kaç kişi vardırki.Ortak nokta müzik olunca olmaz diye bir şey yokmuş demekki.

Haftayıysa kitap okuyarak ve düşünerek geçirdim.Haftaya konser varda Ankara'da ona nasıl gitceğimi düşündüm durdum .Kardeşimle ittifak yaptık ve o gün görevde olması gereken annemi görev gününü değiştirme konusunda ikna ettik sanırım.Zira bir sorun var.O gün bir değil tam üç konser var.Üçnoktabir,Gripin,Emre Aydın konseri.Üçüde aynı yerde tabi.Sorun şuki ben Üç nokta bir kardeşim Emre Aydın istiyor.Ve kardeşim yatılı okuduğu için hafta sonu eve geliyor onun açısından herşey normal Emre akşam 9 da çıkıyor.Ama 3.1 7 ye doğru.Anlıycağın blogcum 3.1 konserini izlemem için bizim ufak boyun 6 da Ankarada olması gerek oysaki o 7'de iniyor otobüsten.Anlıycağın haftayakadar Annemin görev gününü değiştirmesi lazım.O kolayda en zoruda benim konser alanına erken gitmek için yanımda Annemin güvenebiliceği birini bulmam lazım.Yada dahice bir plan

Bu gecelik bu kadar günlük.Benim daha zamanında İstanbul planı yapmama yardımcı olan vatandaşa ulaşmam lazım.Unutmayalımki iş işten geçmiş olsa bile İstanbul'a gidebilmiştim.Neyse blogcum ben plan kurmaya gidiyorum.Umarım geçerli bir plan bulunur.Hadi Sağlam kal.

24 Ekim 2007 Çarşamba

............

Ben geldim blogcum.Tam 1 ay sonra burdayım işte.Bir ay içinde sadece şehit verdik ve yüreğimiz yandı.O kadar üzülüyorumki birilerinin vatan için haince öldürülmesine.Haince öldürülmesinden öte bunlara silah sağlayanların günya müttefikimiz Amerika olmasına.Hergün şehit haberleriyle başlar olduk güne.Artık sabahları haberleri açmaktan korkuyorum.ama biliyorum geçicek bunlar bir sabah kalktığımda tüm telebizyonlar aynı haberi vericek Operasyon başladı haberini.


İştetürkiyede bunlar oluyor bir acıdır gözyaşıdır gidiyoruz.Peki bana ne oluyor.Bunu bende bilmiyorum.Bildiğim tek şey yarın doğum günüm ve muhtemelen sevmediğim biriyle çıkıcam akşam.Aman canım boşverelim en iyisi hem herkesin yanında sevdiği insan olmak zorunda diye bir şartmı var.Yok tabibir kez daha anlıyorumki hayat işte herşeyi öğretiyor insana.Bir kaç ay öncesine kadar hayatın bittiğini sanıyordum oysa şimdi bakıyorumki geçmiş.Sadece zamanla geçicek olan izleri kalmış.

İşte böyle blogcum.Aylık haber bültenini dinlediniz.Kısacası bir operasyon beklentisi içinde bir doğum günü kutluycam.Biliyormusun en çok neyi merak ediyorum ne zaman ölen tüm şehitlerimizin katilinin en büyük müttefikimiz olduğunu anlıycazda hazır Pkk yı halletmişken Amerikaylada ilişkimizi kesicez.

25 Eylül 2007 Salı

BENDEN HABERLER

Efendimm bir ay sonra herkese merhabalar.Bugün uzun zamamdır uğramadığımı farkettim bi bakiyim dedim bide baktımki 1 ay olmuş yazmayalı.(Hoş bu bir ayın 10 günü İstanbulda geçti ya neyse).Görüşmeyeli bayağı zaman olmuş dedim ve yazma zamanınım geldiğini farkettim.

Evet efendim İstanbuldaydım ve geçen hafta döndüm.(Kardeşim liseyi yatılı kazanmasaydı biraz zor dönerdim ya neyse).İstanbul güzeldi iki sene önce bıraktığım gibi.Bol miktarda gezdim ve boğaza denize olan hasretimi giderdim.Hazır gitmişken İstanbul'un trafik sorununu çözdüm sanırım.Herkes motorla ulaşım sağlasın bakın o zaman sorun kalıyormu.(İçses:Ahanda yine delirdi tabi İstanbul seyahati boyunca genelde motorla gezerse olucağı bu vah zavallı).Şaka yapmıyorum efendim çok ciddiyim.Zaten gelmeden öncede test edildi onaylandı.Ankara dönceğim zaman beni karşılayan ve gezdiren dayımın motor arıza yapınca mecburi şehir içi servislere kaldık.Arkadaşımın oturduğu yerden servisin hareket yerine gittim tam servse bindim dayım arıyor "Duygu motoru yaptık otogardayım bekliyorum seni".İşte trafik olayını böylece çözmüş bulunuyorum.Sonrası dönüşüm ailemin Ankarada ne bulduğunu çözememem kardeşimin okula uğurlanması ve elbette ramazan.Seviyorum ramazan ayını her gece karşı komşuda sahuru yapmanın tadını özlemişim zaten.


İşte böyle sevgili okurlarım.Seyahetide yaptık geldik.Günler aynı monotonlukta devam ediyor.Televizyona göz at cık bişey yok kapat kitap oku evde okuycak kitaplar bitti e o zaman senin ayağını uzatıp oturma zamanın gelmiş tadında günler işte.Akşamları zaten malum haberler ve sinir sisteminin bozukluğu.Hayır anlamıyorum niye hala türbanı tartışıyoruzki.Hükümette ciddi bir anlama sorunu mevcut bence hala türbanın laikliği tehlikeye sokucağını bile bile ısrar ediyorlar.Aman ne diyorum ya ben zaten onların istediğide bu değilmi...

26 Ağustos 2007 Pazar

BURALARDAYIM

Bir aydır bir köşeye çekilmiş dinleniyor ve hayatımda gerçekten sevdiğim tek insanı kaybetmemek için çabalıyordum .Çabalarım sonuç vermedi ve beklenen sonuç kaçınılmaz oldu.Aşk denen savaşı kaybettim .Geriye bunun kabullenmesi kaldı oda zamanla olucak bişey.Elimden gelen bişey olsa onuda hallederdimde şimdilik elimden bişey gelmiyor.

1 aydır ne yaptığım hakkında kısa bir bilgiden sonra geçiyoruz gündeme.Malumunuz seçmiler bitti hatta 28 Ağustosta başımıza Cumhurbaşkanı diye Abdullah Gül'ü koyucaklar.Bekir Çoşkun gibi Abdullah Gül benim Cumhurbaşkanım olamaz diyenlerdenim bende ama ne fayda halkın yarısı başımızda onu görmek istiyor çünkü.Ben asıl seçildikten sonrasını merak ediyorum ya hadi hayırlısı.Görücez bakalım Abdullah Gül mü yoksa Dikenmi.Onu geçtim bide diyanet işleri saçmaladı.Tabi yaz ayı ya adamlar neyle uğraşıcağını şaşırdı neymiş efendim"Dövme yapanda yaptıranda(kalıcı olanlar için)tövbe etmelilermiş.Hayatımda böyle saçma bir şey görmedim.Her yaz olduğu gibi koluna dövmesini yaptırmış biri olarak derimki.Size ne kardeşim kendi ağzınızla söylüyorsunuz kitabımızda yok böyle bişey diye.O zaman sorunda yok.Allahtan diyorum Ramazan ayı yaklaşıyorda diyanet başkanlığına iş çıkıyor.Yoksa ben bunların sonunu düşünemiyorum.Aslında bir fikrim var dövmeyle uğraşıcaklarına gitsinler her gün kameralara takılan bikinili ünlülerle uğraşsınlar.Bizim ünlülerde cevap versin sonra da hep beraber gülelim.
İşte böyle efendim birde Barış öldükten sonra Erkin Korayın kızının ortaya çıkışı ve sevgiliydik demesi var tabi.Bu konuda yorum bile yapmıyorum.Düşünsenize iddayı ortaya atan kim Merhum Cem Karacanın karısı İlkim Karaca.Yani Cem Karaca'nın mezarını açtırıpta Dna testi istetebilen bir kadın.Gerisini siz düşünün.Tabi baktı Cem Karaca hakkında sansazyon yaratamıyor hop en büyük varisi görülen Barış'a taktı kancayı amaç belli mezarda rahat uyutmamak tıpkı eşine yaptığı gibi.


Bugünlük bu kadar yeter aslında ben sadece başlıktanda anlaşıldığı gibi burdayım demeye geldim ama bayağı bi dolmuşum tabi yazarak boşaldım iyi oldu hepinize mutlu hafta sonları hatta mutlu haftalar.

25 Temmuz 2007 Çarşamba

İŞTE MERAKLA BEKLEDİĞİM AN



Pazar akşamı seçim sonuçları açıklandıkça msn’e girip girip çetleşen liderler...
Saat 18:00... Sonuçlar Açıklanmadan Bi Saat Önce...
Tayyip: Devlet, ip atayım mı sana? Çekip çıkarayım seni bu barajdan :)
Bahçeli: Az kaldı o iple yüce divana bağlaycaz seni :-
Baykal: :- ne be Devlet! Burda gül bari ;) Ya da az bekle, nasısa ampül patlayınca karanlıkta kimse güldüğünü görmez :D
Uzan: Tayyip’in kardeşimin kulağına geğirerek “sordum sarı çiçeğe”nin girişini çaldığı şok komik kaseti açıklıycam birazdan :p Herkes Tayyip’in gerçek yüzünü görcek <:-
Baykal: Tayyip 1 milyar dolar vereyim, Türkiye’ye girme! Gemini de al git :p Malum alışıksın sen böyle anlaşmalara :$
Tayyip: Gemiyi diil gemi azıya alıcaz birazdan... Tek başıma gelmem kaçınılmazsa, istikrardan zevk almaya bakın ;)

Saat 20:00... İlk Sonuçlar Gelir: AKP: %51 CHP: %16 MHP: %13 DP: %5
Tayyip: Offf offff, şiştin miiii Baykal! Hani Rodos’a dooru yüzerken çok su yutup :DDD İstersen benim oğlan bi kıyak yapıp kayıkçığını yollasın sana!
Baykal: Daha tüm sandıklar açılmadı ki! 60 binlik Franck Müller saatin geleceği de mi gösteriyo yoksa Tayyip :/ İzmir’e bak asıl İzmir’e, 6 okla batırıyoz gemini :] Tam yüzde biiiibuuuuçuuuuk öndeyiz ;p
Tayyip: Yaş yetmiş, bu seçimde işin bitmiş Baykal! O diil de yetmişinden soora insanın diz kapakların aşağı dooru iniyomuş, doğru mu :-8
Bahçeli: Burda kendi kendini titretmek hangi tuşla oluyo? Titreyip de bi kendimize gelelim dimi ama! Bırrrrr yüzde 13 falan riskli hala :(
Ağar (İşsiz babası, internet müdürü, msn operatörü Mehmet) oturumu açtı
Tayyip: Yüzde 5 ne ya! Onda birim benim, var mı yaa öyle bi rakam ;] Ağar sonucu sindir diye sana soda yolluyom, kapakları da Baykal’a kalsın :DD
Uzan: Tayyiiip, doooru söyle bak, kardeşime şirketini geri vermek için zorla “şemşipasa paşajı” dedirtmeye çalıştın mı çalışmadın mı :-@ Bak kaseti şömineye atarım yanarsın!
Ağar (Polis, transformırs, devlet babası, optimus Mehmet:( seçimi kapattı

Saat 23:00... Sona Yaklaşırken: AKP: %47 CHP: %21 MHP: %15 GP:%3
Tayyip: Uzan, fırsatın varken kalk kaç! Bak Ürdün’e uçak biletin de benden :p İbo nerde İb:o
tatlıseks (bedroom’da 18’lik çıtır peşinde:) çevrimdışı gözüküyor
Uzan: Kardeşimin kolundan çift mi tek mi diye kopardığın kıllardan yaptığın burkayı gösterince ne yapcan bakalım :( Herkes anlıycak hain planlarını, seçimlerde biticen :-@
Tayyip: Ehe hee tv’deki Türkiye haritası Baykal’ın yüzünden bile daha sapsarı olmuş be! Baykal’da Trakya’da konfederasyon istemesin şimdi :ppp

Saat 01:00... Oranlar: Üç aşşaa beş yukarı...
Uzan, Ağar, Bahçeli çevrimdışı gözüküyor...
Tayyip: Herkes yattı sen daha keseceğimiz karpuzu mu bekliyon :p
Baykal: Halk keleği seçtiysen ben naapim! Hem bu iş burda bitmez, Anayasa Mahkemesine başvurcam, hükümet kurmak için de 551 vekil şartı aranmalı!
Tayyip: Ehe he... Sen halkın yarısından çoğu sizi istemiyo da dersin yarın :D
Baykal: Tabiiii... Yüzde elliyi geçirmeyerek size bi mesaj verdi halk :(

Saat 05:00... Gecenin Sonu...
Buş oturum açtı...
Buş: Helal benim Tayyibime! Bak 4 sene daha aynı istikrarla çalışıyon, ok! Şimdi bişey yolluyom, okeylersin!
BOP Dosyası Gönderiliyor... Kabul etmek için ctrl a’ya basın...
Tayyip: Aldım aldım, ben şimdi yatıyom baba! Oyları arttırmak için çok çalışmalıyım çoook! Yarın ilk iş bi gemi, bi de argo sözlük almak ossun! Byesss :))))))

Leman Dergisi
*********************************************
Malumunuz seçimler bitti en çok bu haftaki mizah dergilerini merak ediyordum Leman dergisi yeterince iyi hazırlanmış.Ne olucak bu milletin hali sorusunu sormayı çoktan bıraktımda işi geyiğe vurdum.Nede olsa halkın %50 si böyle istedi bize laf düşmez sadece ağlanıcak halimize gülümsemektir bu saatden sonra bize düşen.Bunuda Leman dergisi yeterince sağlıyor zaten.Teşekkürler leman.

23 Temmuz 2007 Pazartesi

AMPÜL DAHADA AYDINLANDI

Gözümüz aydın efendim seçimler bitti.Her nasıl olduğunu hala çözemesemde ampül kafalılar hala iktidarda. Oysaki ne çok heveslenmiştim Genel merkezleri bizim eve yakın olduğundan sayın başbakanın bavullarını toplamasına yardım etmeye.Günya tek başına iktidara gelemezlerse çekileceklerdi ya hani.Anlamıyorum hiç anlamıyorum.Eh aslında hiç şaşırmıyorum.Ben babalar gibi oyumu kullanıp fi tarihinden kalma yöntemlerden dolayı parmağıma mürekkep sürdürürken benim süper zeki beyefendi ne yapıyordu uyuyordu.Git oy kullan dedim benim bir tek pazarım var onuda oy kullanmaya kalkıpta bölemem.Onun gibi düşünenleride hesaba katın.Eşittir ampül kafalar iktidarda

Böyle bir seçimi geride bıraktık işte halada kızgınım.Dün benim kafamdada bir ampül yandı zaten.Günya bu gece ışıkları bir dakika kapatıp tepki göstericektik.Amaç oydu neyse arkadaşlara duyurdum ve kıyamet koptu.Geç kaldık diyenler geç kalmadık zamanında ve iyi bir tepki diyenlere karşı.Ve bunların hepsi ama öyle ama böyle aynı partiye oy vermiş insanlardı.Neyse sabrımla herşeyi hallettim.Eylem felan olmadı tabi eylem olsa bizim evde de annem tarafından tamamen ışıkları karartma eylemi yapılırdı.Ki düşünün bizler aynı pariye oy verdik sorun annem dün gece acayip sinirliydi ve barut gibiydi.

Bir seçimde böyle geçti işte aslında ben çözümü buldum.Hazır gönül verdiğim partinin başkanının iktidara gelemezse Rodos'a kadar yüzme sözü varken bende ona katılıyim diyorum.En azından yurt dışına kaçmış olurum.Hem nedemişler hep destek tam destek yalnız bir şeyden korkuyorum.Ampül kafalılar memleketi yeterince sattı babalar gibi satmaya devam edipte ortada Türkiye diye bişey bırakmayıp yurt dışınıda satmaya gelmezler değilmi.

İçSes:
-Yuh artık vur dedik öldürdün o kadarda değil.Koskoca Türkiyeyi beş senede babalar gibi satıp bitiremezler ya.

11 Temmuz 2007 Çarşamba

YAŞAMAKLA ÖLÜM ARASINDAKİ ÇİZGİ



Bugünlerde pek kendimde değilim.Her yanım intihar kokuyor.Tam bugün iyiyim derken o kadar intihara yaklaşıyorum.Neden çok aslında bir yandan üniversite diplomalı işsizler sınıfına dahil olmam öte yandan bir arkadaşlığın dostluğun hatta sevginin bitimi ve ne yaparsam yapıyim bazı şeyleri geri alamamam.Kısacası bu boktan hayattan sıkıldım.Ah birde cesaretim olabilseydi tam olucaktı.....

Cesaretsizin ve korkağın biriyim ben kendi ölümümü düşünürken bile iki insan var aklımda teki benim için gerçekten üzülücek olan annem ve beni o halde görürse yaşayacağı şaşkınlık ikincisi ise hala sevdiğim ama kendisini bir türlü inandıramadığım sevdiğim insan.Sonunda intihar ediyorum dedim cevap ben zamanında denedim iyi bişey değil.Ki bu insan bana değer vermekten bahsediyor.Neyse konumuza dönersek nasıl iyi intihar edilirki camdan atlasam gözüm yemez ilaç içsem.....Bunlar elimizde olanlar elimizde ne yok .Bunu yapıcak cesaretli insan yok.

Hayat böyle işte sonunda yine ait olduğum yerde uçurumlardayım bu sefer yanımda olanda yok yalnızım.Bir kabus görüyorum ben ne zaman bu kabustan uyanıcam.Uyanmakta istemem zaten yanımda sahteden vah çok üzüldüm diyen insanlardansa uyanmamayı tercih ederim.Dedim ya nerde bende o cesaret..

5 Temmuz 2007 Perşembe

GÜLE GÜLE BARIŞ



Umut yolculuğunun son gecesi yine senin için dua ediyordum.Kardeşim içeri girdi "Abla Barış'ı kaybettik.Bir ona baktım birde açık olan camıma.Hangisi daha kolay acaba ölmekmi yoksa ölenin arkasından yas tutup acısını bir ömür unutmamakmı.Sevenlerinin duaları hayata tutunmana yetmedi ne yazıkki güle güle Barış...

Öldüğününün haberini aldığımdan beri bir ölüden farksızım yaşayan bir ölü.Ölüler yazamaz konuşamaz ve düşünemez değilmi.Bende öyleyim işte şu anda hiç bir şey hissetmiyorum.Dn akşamdan beri ağlamıyorum zaten artık bu dökülenler kalemimin göz yaşları.Şimdi ne olucak diyorum içimden.Hayallerimden vazgeçmemem gerektiğini öğreten insan artık bir daha şarkı yapmaıycak gülen gözlerle dünyaya bakamıycak..


Günlerdir aynı şeyi düşünüyırum.Nasıl bir kaderdir bu.Seni doğum günüde yakaladı ve doğum gününden bu yana kadar direnmene sebep oldu.Şimdilik bunu bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey var.Senin olmadığın dünyada hayal kurmakta zorlaşıyor be Barış.Bütün gün aynı cümleyi tekrarladım içimden.Güle Güle Barış güle güle umutlarımın sesi umudumun sesi.Mekanın cennet olsun.

1 Temmuz 2007 Pazar

KISA BİR ARA

Herşey üstüste geldi gerek Barış'ın hastalığı gerekse ondan öncesi sevdiğim insanın bitti deyişi.Herşey nasıl başladıysa öyle biter demişti bir şarkısında Yavuz Çetin.Ne kadarda güzel söylemişti.Elimden gelen tüm çabayı gösterdim bitmemesi için ama elimden gelen yetmiyor ne yazıkki.Hani umutların bittiği yer vardır ya ordayım işte.O yüzden kısa bir ara müsadenizle yeniden umut etmeyi öğrenmem gerek.Bugüne kadar yorumlarıyla beni yalnız bırakmayan herkese teşekkürler iyiki varsınız.Sizlere Nazım'ın en sevdiğim şiiriyle veda ediyorum.Gün gelirde umutlar yeniden yeşerirse bilinki burdayım.Şimdilik hoşcakalın.



Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...

BARIŞ'A



Dün sabah kaza geçirdiğini öğrendik.Doktorların durumun kritik diyor ve ekliyor bol bol dua edin.Dünden beri bizim evden çıkan duaların miktarını ben bile şaşırdım.Hadi Barış üzme bizleri ve bir an önce hayata dön biliyoruz yapabilirsin.Ne zaman aklıma gelsen dua ediyorum ve kaderin acımasızlığına küfür ediyorum kendi doğum gününe giderken yakaladı ya seni kader isyanım ona.

Bizler elimizden geleni yapıyoruz dualarımızla sıra senindir Barış .İki gündür gözüme uyku girmiyor ve nöbet bekliyorum senden bir haber nöbeti.En son böylesine nöbet beklediğimde bir şeylere umut bağladığımda Ortaokul'a yeni başlıyordum ben ve o insanı bir sabaha karşı kaybettim.Lütfen senide kaybetmeyelim Barış dön aramıza.Evde hepimiz nöbet tutar olduk ben olmasam kardeşim devralıyor nöbeti.Geceleri uykusu bölünmesin diye ben devralıyorum nöbeti.Ben senin şarkılarından öğrendim umut edip hayallerden vazgeçmemek gerektiğini ben senden öğrendim yaşanan tüm zor günlerin geçiçeğini.Hadi Barış bir kez daha göster hayallerden vazgeçmemeyi.Bütün gün yeni umutlar üretiyorum küçük yalanlar söylüyorum kardeşime.Beni bilgisayar başından çıkarken görür görmez nasıl bir gelişme varmı abla diyor.Tüm doktorlarının açıklamalarına inat aynı durumu diyorum dua et iyileşicek.

Hadi Barış bizleri sevenlerini üzme ve dön aramıza bak bir çok sevenin nöbet bekler oldu hastane kapısında.Hepimiz iyi bir habere kitlendik.Herşey sana bağlı Barış biliyoruz ve bekliyoruz aslanlar gibi hastaneden çıkıcağın günü.Lütfen Barış bizleri üzme ve çık şu derin komadan dön aramıza...

29 Haziran 2007 Cuma

BİTTİ

Herşey bir masaldı bir sevda masalı yarattım kendime.Mutlu oldum ve hep sevdim.Çoğu zaman tek taraflı olsa bile sevdim hep sevdim.Taki bugüne kadar bugün hem benim hem onun gerginliği yüzünden herşey bitti.Gergindim çünkü artık hep meşgulum bahanelerine inanmaktan kardeşimin abla bu çoçuk seni kullanıyor ben olsa konuşmazdım deyişinden ve bunun farkında olup bişey yapamamaktan yorulmuştum.Konuşmayalım dedim nede olsa zaman ikimizede iyi gelirdi o zaman dedi bir daha hiç bir zaman konuşmayalım tamam dedim.Artık ne diyceksem yada deyince ne farkedicekse...

Nasılım bu sorunun yanıtını bende bilmiyorum.Bildiğim tek bir şey var oda tüm bu olanlardan dolayı kendimi hiç affetmiycem.Toparlama derseniz er geç hallolur oda sadece zamanın geçmesi gerekicek biraz.Aşık olduğum sevdiğim tek insanla kurduğum masalda böylece bitti işte.Yapacak hiç bir şey yok olay yapılacak müdahale etmeyi çoktan geçti.Hiç konuşmayalım derkende çok haklıydı birbirimizi tartışıp kırdıktan sonra konuşmanın ne anlamı vardıki.Ben bir süre kafa toplamaya zaman istedim o ise temelli bitirdi.Olan sadece geriye güzel günler kaldı sadece ve kendini hiç affetmiycek olan ben.Kendimle yeniden barışmam bayağı bir zamanımı alıcağa benziyor.Zamanı geriye almayı ve bu tartışmanın hiç yaşanmamış olmasını isterdim elbette.Veya tüm bu yaşananların şaka olmasını.Bunu öyle çok isterdimki bilemezsiniz heleki sırf tartışmamak için sevgili olmadığımızı öğrendikten sonra.Keşke diyorum keşke birazcık sakin olabiliseydim ama keşkeler hiç bir bitimi engellemiyor.

Sözün kısası hayatım boyunca sevdiğim tek insanı kaybettim geriye birtek toparlanması ve ayağa kalkması gereken bir enkaz kaldı o zamana kadar müsadenizle..

26 Haziran 2007 Salı

BİR DÖNEM BİTTİ

Efendimmm hepinize merhabalar.Dün Kazım abi'yi uğurlarken hayatımda yep yeni bir sayfa açıldı.İster kader deyin ister tesadüf ama dün uzun zamandır beklediğim finallerim açıklandı ve üniversiteyi bitirdiğimi öğrendim.Birde üstüste gelen iş teklifleri var tabi.Dün bir arkadaş biz sekreter arıyoruz gel görüşelim dedi ona gittim sabah .Demin eve gelmemle birde ne görüyim bir zarf.Annemin bana hayatı boyunca yaptığı iki iyilik olmuştur teki bazı sağlık problemlerinden engelli raporu almak ötekisi ise hemen bu raparola liseyi bitirir bitirmez işkura kaydımı yaptırmak.Sonuç mu gelen zarf işkurdandı ve yapılan araştırmalar neticesindeTOBB'a görüşmeye çağırıyorlar.Tabi zarf 5 gün önce postalanmış ama yinede gidicez.Bakalım hayırlısı sonunda bendeki potansiyeli keşfettiler galiba eh çok şükür bir sene gecikmelide olsa ünide bitti.

Kaç senedir açıköğretimi bitirmeye çalışan bir arkadaşımla konuştumda sen işin büyük kısmını atlattın okul bitti demezmi.İşin zor kısmı bundan sonrası yani okul sonrası.Gece boyunca zor uyudum zaten.Normalde mışıl mışıl bebekler gibi uyumam gerekirdi ama gelin görünkü yine uykumu kaçırıcak bişey buldum.Hayatımın en güzel dönemi okul dönemi bitti.Peki ya sonraı yada Pinhani grubunun deyimiyle Ben Nasıl Büyük Adam Olucam.Aslında ben deliyim ya kardeşim okul bitmiş eh iş teklifleri geliyor bak keyfine değilmi.Yok illa bişey bulucam.İşsizlikte takılmıycak gibi değil hani.Zaten geriye iki sorun kaldı teki iş tekide şimdilik kendi haline bıraktığım beyefendi.Onunla ne olucak hakikaten bilmiyorum umursamıyorumda bazen herşeyi açık açık konuştuğun bir derdin olursa paylaş dediğin halde karşı taraf susuyorsa zamana bırakmak gerekir bunu anladım.Hem düşünüyorumda her ne olursa olsun arkasından iyiki dediğim bir şeyler yaşadım.Bu bana yetiyor.

Neyse bir üniversite menzununun hayatından kesitler okudunuz.Bugünlük bu kadar malum hazırlanmam lazım.TOBB beni bekler:))Gününüz güzel geçsin.

24 Haziran 2007 Pazar

DİNAKAKİ'YE






İki yıl önce bugün:



Sabahın erken saatleri gazetemi okuyorum ilk defa o gün lanet etttim gazete okumak gibi bir alışkanlığım olduğu için.Tüm gazeteler senin ölüm haberini veriyor.Şaka dimi bu hep espriliydin buda bir şaka değilmi yada ben daha ayılamadım gidiyorum yüzümü yıkıyorum hala aynı şaka devam ediyor.Akşamda tüm haberler senden bahsediyor zaten.O akşam hiç bir şey yemiyorum sadece ağlıyorum ve ölümün kalleşliğine küfür ediyorum.Biraz daha bekleseydi olmazmıydı diyorum .Senin için yardım konseri düzenlemişti arkadaşların belki orda toplanan parayla iyileşip yeryüzünde şarkılar söylemeye devam edicektin.Ne gariptirki yardım gecesi öldüğün gecenin bir gece sonrasıydı.Ölümün kalleşliğine isyanım buydu işte yardım gecesinden bir gün önce sahneye çıkışınaydı isyanım halada öyledir.Her nasıl bir kaderse ertesi gün hayran olduğum şehir İstanbul'a doğru yola çıkıyorum.İstanbul eksik ve yarım sen yoksun çünkü.Günlerce boş boş sokaklarda dolandıktan sonra anlıyorumki aslında İstanbulu İstanbul yapanda senmişsin benim gözümde.Yaşadığım şehire geri dönerken daha önce hiç farketmediğim bir şeyide farkediyorum meğer ben kalabalıklar içinde yalnızmışımda haberim yokmuş...



İki yıl sonra bugün:

Aradan geçen zaman değişen pek çok şey ve hiç değişmeyen ben.Hala senin adını duyunca gözlerim dolar yalnızlığım aklıma gelir şarkılarına sığınırım.Bu sabah yine gazetelere baktım.Bu sefer yoksun gazetelerde.Seni kaybettikten sonra bu işin peşini bırakmıycaz diyenler çoktan unuttular ölümü.Hepsi kendi sefasıyla meşgul.Dünya ise giderek kötüleşiyor .Sen aramızdan ayrıldıktan sonra anladım bunu sen varken ve yeni şarkılar yaparken daha güzelmiş dünya.Suskunum bugün sessiz neye üzülüyim bilmiyorum.Aramzıdan ayrılışınamı unutmuycaz diyenlerin seni en başta unutuşunamı Trabzon sporunun sen aramzıdan ayrıldıktan sonra söz verdikleri gibi şampiyon olamayışına mı yoksa dünyanın gderek yaşanmaz hale gelişine mi üzüleyim daha karar veremedim.Bugünde bir şey yemedim tam yiycektim aklıma sen geldin boğazımda bir şeyler düğümlendi.Hani bir şarkında derdin ya"Ben özledim yarimi ağlamasam ayipmidur".Bak ben ağlıyorum şu anda her göz yaşımda anlıyorumki yarini özleyipte ağlamak ayıp felan değil.Aradan geçen onca zamanda ne sevgiler ne özlemler yaşadım hiç biri senin şarkıların kadar güzel değildi.Biliyormusun gök yüzünde yıldızların çok olduğu yerlere gittiğinden beri hiç gitmedim İstanbul'a hep bahaneler uydurdum işte şöyle böyle diye hiç kimse bilmedi.Senin şarkılarında sevdiğim İstanbul'u sensiz sevememekten korktuğumu.



Nur içinde yat dido toprağın olsun.Ben ve seni gerçekten sevenler hiç bir zaman unutmadık seni acın hala içimizde saklı.Hala şarkılarını dinleyip adını andıkça gözlerimiz uzaklara dalar...



Not:Aslında bir şeylerin reklamını yapmak hiç bir zaman için bana göre değildir ama bugün kendi radyomda şarkılarla şiirlerle Kazım 'ı anıyoruz.Yayına katılmak isteyenler akşam 10-11 arası bloga koyduğum linkten dinleyebilirler yayını

HAFTA BİTİRKEN

Ben geldim efendim hemen söyliyim aşk böcüklüğünden istifa ettim.Yeni sloganımız Yalan Dostum Aşk diye bi şey yok.İşin şakası bir yana cidden aşk diye bişey yok.Bazı şeyler yaşandı ve bitti yada bitmek üzere.İş arama çabalarım son sürat devam ederken çok düşündüm acaba değermi diye.Bir yanım değer çünkü o ilk ve bir daha böylesi duyguları zor yaşarsın dedi.Öteki yanımsa değmez karşına ne insanlar çıkıcak dedi.Bu zamana kadar hep değer çünkü o ilk diyen tarafımı dinleyip hep sabır dedim sabreden ve özleyen bir tek ben olmama rağmen.Sonunda anladımki bazı şeyler zorlamaya gelmiyor .

Böyle işte yaşadığım bir masaldı ve bitime yaklaştık ciddi boyutta .Aslına bakarsanız bitmesi için sebepte yok.Yani diğer bilinenler gibi hiç bir tartışma felanda yaşanmadı aslında.Tartışmayı bırakın konuşamadık bile.Konuşmadanda tartışılmaz haliyle.Peki o zaman neden böyle oldu.Bu sorunun cevabını o kadar fazla düşündümki sounda anladımki bazen zorlamak olmuyor.O an karar verdim her ne kadar bu kararım içimi acıtsada o konuşana kadar bir daha asla konuşmuycam onla.Bir rüyaydı zaten yaşananlar kahramanımdı o benim babamdan sonra güvendiğim tek erkek.Gün geldi rüyadan uyandım ve yanımda kahramanım yoktu.O çoktan gitmişti ve ben kahramanımı özledim o gün.Bana hayatım diyen kahramanımı.

Böyle işte bir masal biter bir masal başlar.İyisimi gidip bir kahve yapiyim ve müziğin tadını çıkariyim.Yarın buralarda olucam yine.Gününüz güzel geçsin hepinizin.

15 Haziran 2007 Cuma

İŞE GİRMEYE ÇABALARKEN

Sevgili gecelik;

Seninle dertleşelim biraz bugün.Yarın önemli bir gün ve ben bir türlü günün stresinden kurtulamadım.Yarın bir işe başvurucam özel bir şirkette.Bakalım olursa anlıycağın gecelikcim duana ihtiyacım var.Şu iş bir olsun ver elini İstanbul eh doğal olarak sevdiğimin yanı.Özledim be gecelik çok özledim ama özlemenin aşkı büyüttüğünü öğrendim artık.Hem tek özleyen bende değilim.Bazen kendime şaşıyorum biliyormusun neye ne tepki vereceğimi bazen ben bile bilmiyorum.Misal dün beyefendi diyorki özledim bak seni ah birde vakit bulabilsem ben diyorumki iyi sadece iyi demekle yetiniyorum.Bu aşk denen şey insanın aklını başından alıyor ve neye ne tapki vericeğini bilemiyor insan bu kesin kanıtlanmış bişey.

İşte böyle gecelik bir yandan sevdiğim insanı özlemek ve sonunda tek çarenin işe girmek olduğunu anlayıp işe girme çabalarına hız vermek.Yakında yani işe girebilirsem burda Aradığınız kişi şu anda şehir dışındadır cümlesiyle başlayan yazı görürse kimse şaşırmasın.Bilinki sevdiğim insanın yanına doğru çoktan yola koyulmuşum.Bu arada bu satırları okuyanlara Allah sabır versin.İyice aşk kelebeğine döndüm iyimi.Kolaymı ya iki sene sonra itiraf edilen gerçeklerin ardından gelen mutluluk.Bişey değil çevremdeki herkes şaşıyor bu duruma.Duygu sen nsıl bu kadar küçük şeylerden mutlu olabiliyorsun sen delisin diyor herkes.Bende onlara kibarca günaydın deli olduğumu yenimi anladın diyorum.Allahım sen benim sonumu hayır et gün geçtikçe deliliğimi daha çok tescil ediyorlar.
İşte böyle gecelik sevdiğimden uzakta bir yaşam ve ona kavuşmam için çalışmam gereken bir iş bir yandanda son finallerin sonucunu bekleme.Okul bitiyor Allahın izniyle.Okul bitmesine bitiyorda Pinhaninin şarkısında söylediği gibi iyi ama ben nasıl büyük adam olucam?????

Bu soruyu kenara bıraktım çoktan günü yaşıyorum.Şehrimde yağmur yağıyor ben tek bir insanı düşünüyor ve özlüyorum.Sevgim giderek büyüyor...

12 Haziran 2007 Salı

.........

Sevmek ve özlemek hayatımda ilk defa bu kadar yoğun yaşıyorum bu iki duyguyu.Daha önce söyleseler güler geçerdim sevmek ve özlemek ikisi bir arada olurmuydu oluyormuş hatta özlem dahada güçlendiriyormuş sevgiyi.Artık özlemeleri ve görüşememeleri takmamayı öğrendim kendi kendime düşündümde zaten tanıdığımdan beri yoğun bir insandı ben o haliyle sevip aşık oldum ona o zaman bir sorun yoktu olmamalıydı.Böylece kafamdaki sorunuda çözdüm ve onu bir kez daha sevdiğimi anladım.
Pazar günü bomba patladı Bakırköyde bildiğim kadarıyla o civarlarda oturuyordu bomba haberini duyduğumda elim ayağım kesildi birden hani o günün pazar olduğunu ve tek tatil günü olduğu için uyuyarak geçirdiğini bilmesem...Bir an düşündüm öyle ya o civarsa oturuyor ya patlama sırasında orda olsaydı o insanların içinde ilk defa bir sorunun cevabını düşünmekten vazgçetim cevabından korktum ilk defa bir sorunun ve ne kadar sevdiğimi bir kez daha anladım.Anladımki aşk her olayda aklına ilk onun gelmesi ve meraktan deliye dönmekmiş.Hayat bana bunuda öğretti sonunda...Aslında geçtiğimiz dönem göz önüne alınırsa bu gibi olaylara çoktan alıştığımı sanırdım.Öyle ya artık haberler şehit haberiyle başlıyor hergün.

Hergün haberler geliyor benim ciğerim yanıyor televizyon karşısında.Önceden operasyona karşı olan ben bile girin artık be girin artık diye haykırıyorum ekran karşısında.Asıl bu kararı vermesi gerekenlerse hala vatandaşla tartışmakla meşgul.Başbakan çıkar şehit üzerinden siyaset yapmayın der Meclis başkanı çıkar şehit cenazesinde kendini yuhlayan aşağılayan halka o cenazede söyleyenleri bir misliyle idare ediyorum der Genel Kurmay yazılı talimat bekler bu operasyon hikayesi böyle sürer gider ve bizler hiç bir şey yapamayız ne yazıkki.Bugün terör zirvesi yapılacak Ankarada çok şükür akıllarına gelebildi toplanıpta tartışmak.Bakın şimdiden söylüyorum bu toplantıdan hiç bir şey çıkmaz.Şimdi akşam görücez zaten bir sürü laf lakırdısını yok efendim şöyle kararlar aldık şöyledir böyledir e sonuç giriyormuyuz varmı bir gelişme.Kemkümlerle dolu bir sürü sözler net cevap yok.Nerdenmi biliyorum tüm bunları günlerdir gelişmelerden başbakanın şehit cenazeleri üzerinden siyaset yapmayın deyişinden birde Amerikaya verdiğimiz gecikmeli notadan.İşte böyle bizler operasyon için düğmeye basmıyoruz şehit haberleri gelmeye devam ediyor.Bizler bişey yapmadıkça gelmeye devam edicekte bu haberler hergün içimiz acıya acıya ziliycez haberlerini duyarlı vatandaşlar olarak cenazelerine gidip teröre lanet yağdırıcaz o kadar.Başka yapabilceğimiz bi şey yok çünkü halk olarak.Bizlerin değil başımızdakilerin biey yapması gerekli onlarda yapmıyor gerekeni görüldüğü üzere.

Neyse benim çenem düştü yine amma yazmışım e insan bazı şeyleri biriktirince boşaltması kolay olmuyor tabi.Bir yanda terör bir yanda sevdiğim insanın özlemi yaşayıp gidiyorum işte.Artık özlemimi anlatmaya kelimeler yetmiyor şarkılara sığınıyorum.En sona koyduğum şarkıyı dinlemeden evvel Gripin'i sevmeyen insan şimdi Gripin delisi oldu iyimi.Tek bir şarkı yüzünden.İnsanın sevdiğinin yaşadığı şehirle aşık olduğu şehir aynı olunca böyle oluyor galiba.Neyse ben susuyorum söz şarkıda.


6 Haziran 2007 Çarşamba

BİR MASALIN SONU

Ne demiş büyüklerimiz güzel olan herşey biter.Ne kadar haklılarmış güzeldi yaşadıklarım iki haftadır rüyada gibiydim taki bu hafta başına kadar.Bu hafta beyefendiyle hiç konuşmadık.Bahane hazır çok yoğunum.Ya tamam anlarım bir yere kadar ama Bill Gates 'in şirketindemi çalışıyor bu insan artı telefonların suyumu çıktı yahu.

İşte böyle bir durumdayım çaresi yok ne yazıkki aslında bir çaresi var oda inadına susuyor bense inadıma konuşmuyorum.Bakalım sonu nereye varıcak merakla bekliyorum.Gündüzleri yine çekiliyorda geceleri çekilmiyor hiç.Tam uyuyim diyorum duvarlar üstüme geliyor sanki .Ama elbette alışıcam yağma yok.Ya alışıcam yada beyefendi Bill Gates'in şirketinde çalışmadığını anlıycak.Görünen o ki ben alışıcam içim acıya acıya.Ne garip değilmi günlük bir kaç gün önce yazdıklarıma bak birde şimdi yazdıklarıa.Hayat işte geleceği göremiyorsun her daim süprizlerle dolu.Bazen şeytan dyorki at şuna bir mesaj özlediğini söyle yada bin bir otobüse atla git yanına.Başka türlü görüşemiyceksin diyor.Ama yok günlük şeytana uymamak ve sakin olmak lazım.Heleki böyle bir durumda.

Geldik bu yazınında sonuna.Unutmadan bloggerda birinci yılını dolduran Optiocum daha nice yıllara blogunla berbaer.İyiki varsın iyiki blog tutmaya karar vermişsin.Hepinize mutluluk dolu günler dilerim günleriniz güzel geçsin efendim.

3 Haziran 2007 Pazar

YENİ BİR GÜNE BAŞLARKEN

Ben geldim günlük.Kusura bakma konseri yazamadım sana malum hafta sonu sınavlar eh birde çılgın bir ailen olunca dahası evdeki bilgisayarda delirince istesende yazamıyorsun.Deli meli ama seviyorum bizim bilgisayarı bizim beyefendinin beni ne kadar sevdiğini görmeme acayip yardım ediyor.

Konser güzeldi günlük gittim bizzat önlerden izledim.Başka türlü Emre'yi görmenin imkanı yoktu zaten.Boy o kadar kısaki bir ara arkalardaydım yanımdakilere soruyorum sahnede ufacık bir şey var omu diye ama net bir görüntü yoktu.Neyse konserde sonradan önlere gittim ama aklım tek bir insandaydı tabi.Neyse konser sonrası eve geliş hafta içi onun doğum gününü kutlama fasılı felan derken bilgisayarımız delirdi.Feci şekilde kasıyor dahası neti 40 saatde açıyor beyimizde bilgisayarcı ya etraftaki kime sorsam kotadandır diyor beyimizi meşgul görmemek yada online görebilmek ne mümkün tabi sonunda dayanamadım bizim bilgisayar dedim feci kasıyor sorduğum herkeste kotadandır dedi o yüzden uzun bir süre konuşamıycaz.Senmisin diyen beyimizin jeton düştü tabi ve bişeyler yaptırdı sonuçmu bizim bilgisayarı uzun zamandır bu kadar iyi görmemiştim.Derken sınavlar geldi işte son sınavlara girdim çıktım ve oda yetmezmiş gibi Cumartesi akşam yine bir yerlerde şenlik vardı ben yine ordaydım.Mübarek her yerde tanıdık var e annemin çevresi geniş olunca istediğin yere girip çıkabiliyorsun.Haliyle Ankarada nerde beleş konser var şenlik var ben oraya oluyor tabi.Bir şenliğide kaçıriyim dimi yok olmaz öyle şey.Hele bu şenlik kapsamında içkide varsa hayatta kaçmazdı.Neyse onada gittik gittiğimizde cumartesi eve adım attığımda ise pazardı.Hafta sonuda böyle geçti işte.Geldik kuşlar gibi özgür bir hafta başlangıcına sınav derdi tasası yok şimdilik.Tek bir sorunum var günlük oda ben artık İstanbula gitmek ve sevdiğim insanı görmek istiyorum ya.Hani diyorum evde ayaklanmamı çıkarsam yada sınavlar bitti tatil hakkımız hakkımızı isteriz diye oturma eylemimi yapsam.Biliyorum saçmalamaya başladım.

Sabah yürüyüşümüde yaptım iyisimi ben gidip gazetemi okuyim.Hepinize mutlu haftalar dilerim gününüz ve haftanız güzel geçsin.

24 Mayıs 2007 Perşembe

YENİ BİR GÜNE BAŞLARKEN

Sevgili günlükçüm;

Sana yazmayalı dört gün olmuş ve ben hala günlük diyorum ya sana valla helal olsun bana.Bu dört günde neler olmadıki.Herşeyden önce Ankara'ya terör saldırısı düzenlendi.Hepimiz gördükki yaşamak artık tamamen şans işi bu ülkede başka ne denebilirki söylenicek tek bir söz yok devir birlik ve bütün olma devri ama nerdee.Baksana başbakan ana muhalefet partisi lideriyle açık oturuma katılma teklifine bile hayır diyor neymiş üslupları farklıymış.Bak bu konuda haklı ama ana muhalefet liderinin hiç kimseye ananı alda git dediğini duymadık çok şükür.Sonra günlük Galatasaray -Fenerbahçe derbisi var birde.Fanatik Galatasaraylı olarak utandım takımımdan ilk defa.Ben utandım herkes utandıda kaç yazar.Başkanımız koltuğa çakıldı kaldı istifa etmiyor gitmiyor klübün başından.Bide diyorki devir birlik zamanı Galatasaray güzel günler görücek.Ben takımımın göreceği en güzel günü biliyorum ya neyse.

Bunlar haricinde mutluyum günlük hemde çokkk.Takdir edersinki mutluyken yazı yazılamaz iyice saçmalanır.Öyle işte bende ne zaman elime kağıdı kalemi alsam olay saçmalama boyutuna geliyor.E kolaymı seviyorum ve pek belli etmek istemesede oda beni seviyor.Nerden mi anladım e hergün kendisi söylüyor.Özgür takılmak var ya günlük muhteşem bir olaymış.Ne onun hayatında biri var nede benim ikimizde özgürüz fre yiz ama birbirimizi seviyoruz.Var mıdır bundan daha güzel bişey.Neyse ben yavaştan kaçıyim hafta sonuna hazırlanmam lazımda.Hafta sonu iş için bir sınav aynı gün akşam birde Emre Aydın konseri varda.Gerçi beyimizin talimatı var konseri fazla önden izlemiycem.Neden dersen beyimiz kendisine bir rakip olmasından hoşlanmıyor.Bende önlerden izlemiycem o yüzden.Hoş konser boyunca onu düşündükten sonra önden izlesem ne olucaksa.Erkek kafası işte anlatamıyorsun basmıyor.

İşte böyle günlükçüm.Hadi çavv artık bir ara gelir konseri anlatırım sana.Hadi şimdilik çavınız.

19 Mayıs 2007 Cumartesi

UZUN BİR ARADAN SONRA

Efendimm son yazımın üstünden yazmayalı bayağı bir zamangeçmiş ve hayret bu zaman zarfında yeniden konuştuk babamla artık kavga etmeden konuşmayı öğreniyoruz galiba yıllar sonra olsa bile.Hayatımda bazı çözmem gereken sorular vardı cevapları yalnzıca bende olan.Onlarıda çözüme kavuşturdum geçtiğimiz hafta.İnsanın kafası rahat olmayınca yazıda yazamıyormuş bunu öğrendim.Ama şimdilerde kafam son derece rahat olduğuna göre başlıyabilirim yeniden yazmaya.

Geçen hafta iyice büyüdm efendim aşkla tanıştığımda çoçuktum daha üniversiteye yeni başlamış ama hala bir yanı çoçuk kalmış biriydim.İster istemez aşık olduğum kişi ise bana hayatın tüm güzelliklerini öğreten kişi.Sonra onla geliştim ve bir kaç gün önce arkadaşların feci şekilde gaza getirişiyle ona sevdiğimi söylemem ve buna rağmen gösterdiği olgunluk.Eğerki birini seviyorsanız bunu mutlaka ona söylemeniz gerekirmiş artık onu iyice öğrendim efendim.Sevdiğini söylemenin sonunda ölüm yokmuş.Hatta bunu söylemek iyi bir dostluğun başlangıcı bile olabilirmiş.Tabi karşınızdaki insan sizi kaybetmek istemiyorsa olabilir bu.İki gün önce nasıl olur ben nasıl söylerim benimle hayatta konuşmaz derken şimdi öyle olmadığını görmenin sonsuz mutluluğyla dolu içim.,

İşte böyle belki bilirsiniz Patika grubunun bir şarkısı vardır Aşk beni büyütmedi diye ne kadarda haklılar evet aşk beni büyüttü ama bir yanımı hala çoçuk bıraktı ve şimdi o çoçuk yanım sayesinde yeniden keşfediyorum hayatı yeniden konuşuyorum yıldızlarla yeniden yakalıyorum mutluluğu yıldızların gözünde...

Not:1-Bugün 19 Mayıs dimi yani bayram benim için bir önemi yok gerçi bizim evde delilerin arasında kalmaktan bende delirdim hafiften.Yoksa bütün gün boyunca Gripin ve Emre Aydın düeti Sensiz istanbula düşmanımı dinleyip nasıl sırıtabilirim evet evet bizimkiler sayesinde delirdim ben .Biliyorsunuz değil mi deliye her gün bayram onun için önemsiz ama yinede kutlu olsun.

2-Bloguma gelmediğim sürece beni yalnız bırakmayan Tılsım ve Mine ve ayrıca Optiom hepinize teşekkür ederim iyiki varsınız.

10 Mayıs 2007 Perşembe

GERİ DÖNERKEN

Sevgili günlük;
Az önce ayakbastım eve ve hemen sana yazıyorum yolculuk hiçte korktuğum gibi değildi günlük karşımdaki insan bir yıldır görüşmediğim babamdan çok farklı bir insandı en azından tartışmadan konuşabilmeyi başardık tüm gün boyunca.Uzun zaman sonra birimizin ak dediğine ötekimiz kara değilde ikimizde ak yada kara diyebildik sonunda.Zaten bugün normal olan ne vardıki acaba merak ediyorum.

Bugün bir arkadaşımın doğum günüydü iki aydır felan görüşmüyoruz ama yinede unutamadım işte şeytan dürttü ve mesaj attım.Cevap iki kelimeden ibaretti teşekkür ederim ve üç nokta ötesi yok.Oysaki ne çok severdim onu demekki buraya kadarmış arkadaşlığımız.Bunu bir kez daha anlamak zor muş be günlük ama atlatıcam bunuda daha dün bir arkadaşımla konuşupta moral veren ben değilmiydim sıkma canını kötübaşlayan herşey iyi iyi başlayan herşeyde kötü biter diyerek. bugünkü yaşananlarda bunun göstergesi işte.

Neyse günlük saçmalamaya başladım ben kaçar azcık daha düşünmem ve huzurlu olmam lazım.Yarın çoçukluğumun grubu grup yorumu dinleye gidicem Allah'ın izniyle hafta sonuda onu atlatmakla geçti desek herhalde sanursam galiba pazartesi buralarda olurum o zamana kadar adavaçelçi.

4 Mayıs 2007 Cuma

KISA BİR ARA

Bazen öyle anlar olurki hayat insanları hiç istemedikleri yerlere sürükler hiç istemedikleri kişileride yanlarına verir üstelik.Hayatta belkide tek nefret ettiğiniz insan istemediğiniz bir yolda yol arkadaşınız olarak çıkıverir karşınıza.Bugünde aynen böyle oldu işte hiç istemediğim bir yolculuğa hazırlanmam lazım.Görünüş oki pazartesi bilemedib salı yol gözüküyor bana.

Yolculuk Kırıkkale' ye yani yakın yere Allahtan.Pazartesi bilemedin salı yola çıkıyorum.O zamana kadarsa kendimi yolculuka hazırlamam bol miktarda kafa dinlemem gerek yani.E kolay değil nede olsa yolculuk ne kadar kısa sürerse sürsün babam eşlik edicek yolculukta bana.Buda hayatın bana bir oyunu herhalde.Yoksa niye yaklaşık bir senedir görüşmemek için büyük çaba sarfettiğim insanı yol arkadaşı diye versinki yanıma.

Neyse işte durumun özeti bu iş başvurusu için yola düşülecek ne kadar kısa süreli olsada yol yoldur.Ve yol boyunca konuşma niyetimde olmadığımda hesaba katılırsa hazırlanıcak cdman ve her ihtimale karşı bir cd vardır.Birde kafanın toparlanmam gerek tabi.Zira haberi duyduğumdan beri enkaz gibiyim.Neyse bir daha görüşene kadar hoşcakalın.

1 Mayıs 2007 Salı

1 MAYISTAN BİR KARE




Bu resim sadece vahşetin bir kısmı ufak bir kısmı.Gönül isterdiki 30 sene sonra gerçekten bi şeylerin değiştiğini görsün Taksim meydanı ama ne yazıkki olamadı.
Ben şimdilik susuyorum resim anlatıyor zaten herşeyi çok daha fazlası mesaj kutuma koyduğum linkte.Tek şey söylüycem eğerki bu vahşeti yapanlar insansa ben vazgeçtim kardeşim insan değilim ben

28 Nisan 2007 Cumartesi

CUMHUR BAŞKANLIĞI SEÇİMİ

Dün Cumhurbaşkanlığı seçiminin 1.turu gerçekleşti .İçeride millet vekili yeter sayısı olan 367 yerine 361 vardı ve Chplilerde haliyle daha önce söyledikleri gibi Anayasa Mahkemesine gittiler.Şimdi söz onlarda artık onlar karar vericek ama herşey göründüğü ve medyaya yansıdığı gibimi acaba.Yada Anayasa Mahkemesine gitmekle ne kadar haklı Chpliler.Elbette yeter sayısı bulunmazsa gitmeleri son derece doğru bir davranış ama ya kendilerinin yaptıklarına ne demeli.Hazır sayı 361 ken ve Anaysa Mahkemesine gitmeye hazırlanılırken ne tesadüftürki tamda Abdullah Gül'ün Cumhur başkanlığı onaylanacağı sırada hinlik hile olmasın diye tam tamına 7 kişi içeri girmenin mantıklı izahı nedir.

Hiç tabiki neymiş hile yapmasınlar diyeymiş hadi diyelim 1 kişi gir 2 kişi gir ama 7 kişide girilirmi ya kozların en büyüğünü verdiler ellerine.Çünkü zaten oylama için en az 6 kişiye ihtiyaç vardı e bunlar girdi 7 kişi.Bülent Arınç zaten tarafsızlığını kaybetmiş durumda saymışmı bunlarıda sayar tabi hakkıdırda.Böyle koz verilirse bende sayardım yani.Chpliler diyorki hadi o sırada arbede çıksada içeri girmek zorunda kalsak onudamı sayacaklardı.Bence kesin sayarlardı cin gibiler maşallah her türlü cinlik onlarda.İşin şaka tarafı bir yana ilerde oy vericeğim tek partiydi Chp ama Akp'nin eline böyle bir koz verdiler ya artık hayatta oy vermem gerekirse boş kullanırım yine onlara gitmez oyum.Birde Deniz Baykal'ın yerinde olsam bunları hemen partiden attırırdım.1 kişi değil 2 kişi değil 7 kişi yahu sanki özellikle buyrun milleytvekili yeter sayısı engelinin ortadan kalkması için geldik dercesine.Hadi bunlar muhalefet olmasa anlıycamda muhalefet yahu bunlar.Hem yeter sayısında katkıda bulun hemde Anayasa Mahkemesine git.Oh bune perhiz bune lahana turşusu.Çok sinirliyim çok dün bütün gece leblebi yedim zaten sinirden.Ama ne yapiyim millet vekili atışmalarını izlemek çok zevkliydi.

İşte böyle birinci tur böyle tamammlandı.Allah sonumuzu hayır etsin Türkiyem Allah sonumuzu hayır etsin.Bakalım daha neler görücez.

25 Nisan 2007 Çarşamba

TÜRKİYENİN GÜNDEMİ



Günaydın efendim gününüz aydın olsun uyanma zorluğu çekenler için başa horozumuzuda koyduk hemen haberlere başlıyorum.Bundan böyle haberleri Türkiyeden değil Teksastan aktarıcam sizlere.Nasılsa bir fark yok hatta Teksas'ta daha az olay çıkıyordur azcık orayı renklendirelim ama dimi.

Efendim birinci konumuz tabiki Cumhur Başkanı .Tayyip ya bizim sesimizi duydu yada bizlere acıdı sonuçta partisinin adayını Abdulllah Gül olduğunu açıkladı .Peki ne farkı var ikisinin.Bir farkı yok sadece isimleri değişik.Hani bir zamanlar bir banka reklamı vardı sloganları yok aslında birbirimizden farkımızdı tamda Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan için söylenmiş söz.Yok aslında birbirlerinden farkları çünkü onlar Akp yi beraber kurdular.Neyse geçelim diğer maddelere.Sözde Cumhur Başkanı adayı açıklandıktan sonra rahat bir nefes alıcaktık milletce.Hani nerdeeeee.Bir gün bile rahat durmuyorki bu ülkede insanlar.Dünde Erdoğan Teziç'e yani YÖK başkanına silahlı saldırı girişiminde bulunuldu.Allahtan korumalar uyanıkmışta durdurmuşlar saldırganı.Yani durdurmasalardı diyemiyorum çünkü saldırganda özel güvenlik görevlisiymiş İstanbulda bir yerde yani bunun kartına güvenseler yeni bir skandal.Buda kazasız belasız atlatıldı çok şükür.

Gelelim asıl olaya.Dikkat uyarıyorum bu haber hiç bir islami gazetede yoktur.Almanyadaki Deniz Feneri Derneğine baskın yapılmış 340 polis ve beş savcıyla.Baskında bir de ne görsünler iddaaya göre yardım amacıyla toplanan 14 milyon euronun 8 milyon eurosu Kanal7 ninde içinde bulunduğu şirketlere gitmiş.Yani kara para aklama .İddaa deniyor ama polislerin elinde belgeler var.Taraflara göre iddaalar asılsız .Tabi asılsız olucak yok bide kabul ediceklerdi tövbe tövbe.Düşünsenize bunu yapanlar dinlerine bağlılığıyla tanınan iki kuruluş bunlar böyleyse diğer kuruluşlar ohoo düşünmek dahi istemiyorum yani.

İşte yurdumun güzel insanları gündem böyleydi.İyi uykular ve uyumaya devam Türkiye uyananlar içinse geçmiş olsun yurdumun güzel insanları.Uyuyanlar ne zaman uyanıcak çok merak ediyorum.Hayır hala uyanmadılarsa horozum ibibiki yanıma alıp ben başlıycamda bizzat uyandırmaya yada ben niye yoruyorumki kendimi buraya bir davulcu koyarım o uyandırır eninde sonunda.Mutlu günler Türkiye her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsan.

23 Nisan 2007 Pazartesi

BUGÜN 23 NİSAN HEP NEŞEYLE DOLUYOR İNSAN

Efendim bugün 23 Nisan ulusal egemenlik ve çoçuk bayramı.Hem çoçukların hemde kendinihala çoçuk hissedenlerin yani benim gibilerin bateamı.Sizlere jelibon getirdim bugüne özel benden kalırsa buyrun yiyin afiyetle.tüm çoçuklar ve çoçuk kalanlar bayramınız kutlu olsun.


17 Nisan 2007 Salı

...............

Sevgili günlük;

Bu aralar burda olamıycam bir kaç gün önce ayağımı sakatladımda sek sek sekerekten vaziyetleri yani.Gerçi bugün iyiyim ama yinede hafif hafif sek sek oynamaya devam.Sek sek oyunu bitince ruh sağlığımı düzeltmem lazım.Bütün gün ayağımı uzatıp yatıyorum ya mecburen ya haber kanallarında Tayyip'in saçmalıklarını yada saçma sapan magazin ve kadın programlarını izliyorum dostum.Milletin balon aşklarını seyretmekten ve boşanma öncesi olaylarını izlemekten bay geldi yani.Hani diyorumki biliyorum belki kızıcaksınız ama Hüsnü Şenlendirici diyorum müziği bıraksa aslında çok severdim hatta hayrandım taki Deniz Seki ile ilgili açıklama yapıp tüm magazin programlarımda Hüsnü Şenlendirici evliliğinde son dakika az sonra diye spotlar izleyene kadar.Yada yok Hüsnü müziği bırakmasın ben kaçıyim.Evet evet bu daha hayırlı sadece kitap ve müzik dinleyebiliceğim cd çalarımın delirmiyeceği ve insanların saygı gördüğü bir yer vardır değilmi.Evet evet iyisimi ben oraya kaçiyim.

Not:Bloguma koyduğum şarkı günlerdir dilimde her halde sözlerinden ve melodiden dolayı olsa gerek yattığım zamanlarda umudumu yüksek tutan tek şarkı.Tabi moralimin yüksek olmasını sağlayan diğer bir etkende Kanalturk ekibi ve her akşam yayınladıkları ulusa Serzeniş adlı animasyon programı bizim city gibi aslında tek farkı burdaki karikatür başbakanımız her bölümde farklı kılığa giriyor ve ben kopuyorum tabi.Birde yayın var tabi Annem geçen hafta şehir dışına gitti seminer için benim deli kardeşim dayanamadı oda gitti dün yolcu ettik bugün yalnızım tabi evde annem diyor arkadaşımı ariyim onda kal ben diyorum yok yayın var ben kalıcam evde tek başıma.İşte sorumluluk böyle bişey azizim.Neyse efendim sağlıcakla ve esen kalın.Notuda abarttık biraz destansı oldu ama idare edin.

12 Nisan 2007 Perşembe

BİR BİTŞİN ARDINDAN

Bir rüyaydı gördüğüm son zamanlarda.İnsanın doğasında aşk vardı ve hep var olucakta elbet ama benden paydos yine yanlış insan yine boşa kurulan hayaller ve hayal kırıklığı bir kez daha anlıyorumki yalnızlık benim kaderimde var.Önce güzeldi herşey mutluydum taki düne kadar.Hani kız arkadaşını tanımıyor olsam birde kendisi doğrulamamış olsa inanmıycam ve gülüp geçicem bunlara ama o kadar gerçekki gülüpte geçemiyorum bile.Tıpkı sevipte söyleyemediğim gibi.

Aslında sorulacak sorular varhala kafamda.Ama bitti yani bitmeli olmuycak bir şeyin peşinden koşacak ne gücüm var nede buna cesaretim.İyisimi susmak ve hiç konuşmadan sessizce çekip gitmek hiç bir şey söylemeden ve şikayet etmeden.Kazım Koyuncu'nun gidiyorum şarkısında söylediği gibi tıpkı.Ah şarkılar bazen o kadar canımı acıtıyorki o kadar derinden yakalıyorki beni.Hele birde şarkıları Kazım Koyuncu yapıp söylüyorsa.Tıpkı kışın hasta olduğum günlerimdeki gibiyim şimdi etrafımdaki herkes benim için pervane olur beni ise bir tek şey kendime getirir Kazım abinin şarkıları.Şimdide öyle olucak birazdan gidiyorumu dinliycem o hiç bilmiycek ne hissettiğimi hiç bir zaman bilmediği gibi.


Gidişimin ardından hiç üzülmüycem bu sefer çünkü biliyorum o mutlu ve biliyorumki sevmek sevdiğini multu görmektir.Sonunda sen mutsuz olsan bile böyledir bu sevdiğin mutlu o halde sende mutlusun.

5 Nisan 2007 Perşembe

HAFTALIK BÜLTEN

Efendimm haftalık bültenle merhabalar.Eh kitap okumakla ve birde beyefendiyle uğraşmakla geçirerek bir hafayı bulduk tabi.Bu hafta neler olduğunu inanın bende bişey anlamadım.En iyisi herşeyi en başında anlatıyim.Hey allahım ne haftaydı ya anlatırken bile ellerim titriyor.

Herşey salı günü başladı normal kitap okuyarak başlanan akşamı ise bambaşka biten bir gün.O gün mutluluk filmine gittim ve müziklerine çarpıldım resmen.Zülfü Livaneli'ye zaten hayranımdır birde buna müziklerinin enstrümantel hali eklenince müthiş olmuş.Sonrası haliyle eve geldim tabi ve beyefendiyle konuştuk biraz.Dediki Ankara'ya gelcem bana kahve ısmarlarsın dimi?Eh dedim elbette ısmarlarım sorun ettiğin şeye bak.Ama dedi kafe tanıdık olsun niye dedim neymiş efendim kahveyi ben yapıcakmışım.İçimden oldu başka arzun diyerek dışımdansa her nasılsa gayet sakin peki tamam dedim.Keşke tüm istediği bu olsaydı.Zira beş dakika sonra dediki ailenle tanışmak istiyorum.Bilgisayar başından fırladım tabi aynen füze gibi.Gittim annemle konuştum olur tabi neden olmasın demezmi.Al sana ekstra bir heyecan ne olucak nasıl olucak derken tanıştılar bile.Tabi yüz yüze değil benim radyo aracılığıyla.Sağolsun annem benim programın misafir şiir okuyucusudur.Bir şiir okur arkasından o vakte kadar iyi bir konuşmacı olan ben kekelemeye başlar.Dünde öyle bir gündü işte yalnız bir farkla beyefendide radyoyu dinliyordu.Ve sonrası annemin sesine hayran olması ve msndende olsa tanışması tabi.Hey güzel Allahım bakalım daha neler görücez.Dahada önemlisi ne zaman ben tam olarak huzurlu olucam elime kahvemi alıp kendimi mutluluk filminin müziklerine kaptırmışken yine beyefendinin muhteşem fikirleri sayesinde ayağa fırlamıycam.Bunu herhalde haftaya öğrenmiş olurum.Yok yok haftaya kesin sakin olucak ve herşey düzene girecek çünkü annemi pazar sabahı Samsuna yolluycaz üç haftalık bir seminer için.Annem ankara dışında olucağına göre ne kadar saçmalayabilirki bizim beyefendi tabiki hiç.Zaten radyo aracılığyla ailemi tanımş kadar oldu.Tabi bu tanışmaya evimizdeki kızlar kampı ve bu kampta kalan herkes dahil.Biliyormusun günlük bir zamanlar internette dolaşan çevrim içi kız isteme yazısına çok gülerdim artık gülmüycem teknoloji ilerledikçe herşey halloluyormuş çünkü.Tabi canım teknoloji o kadar ilerliycekki beyefendi bizimkilerle tanışmak için buralara gelene kadar kendi kendine kahve yapan robotlarsa çıkıcak böylece kahve derdindende kurtulucam.

Of be günlük amma uzun yazmışım eh demekki neymiş haftalık yazınca birikiyormuş.Hele bu hafta biraz anormal bir haftaysa.Neyse günlük şimdilik hoşcakal.Ben sana gelişmeleri bildirim.Artık tanışma faslıda bittiğine gçre şöyle elime kahvemi alıp müziğin ezgisine bırakmak istiyorum kendini.Hepiniz sevgiyle kalın efendim yüreğinizden umut ve sevgi eksik olmasın.Hepinize iyi hafta sonları.

30 Mart 2007 Cuma

MEVLİT KANDİLİ

Bugün mübarek mevlit kandili.Şöyle bir düşündümde küçükken ne büyük zevkle beklerdim kandilleri.Annem yada evdeki büyüklerden biri laır gelir mutlaka kandil simidi yenirdi ogün.Kandil günlerini ayrı bir severdim o zamanlar.Büyüdüğümüzdenmi ne artık kandil simidi yemez olduk ancak kandillerde büyüklerimizi arar olduk şimdi .Düşünüyorumda niye sadece özel günlerde aranırki büyükler.Hayat koşuşturmacası içinde unutulup gidiyorlar galiba hiç istemedende olsa.Neyse uzun lafın kısası bugün mevlit kandili.Bugüne özel kandil simidi ve çaylar şirketten yani benden.Resulallah bu gece ettiğiniz tüm duaları kabul etsin mevlit kandiliniz mübarek olsun.



28 Mart 2007 Çarşamba

HAYATA YENİDEN MERHABA DERKEN

Sevgili günlük;

Biliyorum en son gelmiycem bir hafta demiştim ama öyle şeyler olduki öyle mutluyumki kendimi yeniden doğmuş bir çoçuk gibi hissediyorum.Ben aşık oldum günlük üstelik bu sefer oda beni seviyor galiba.Tek sorun benim cesaretsizliğimden dolayı açılamamam ve onun açılmasını bekliycek olmam.Tabi hislerim beni yanıltmıyorsa.Bildiğim tek şey var şimdilik.Yıllardır beni azda olsa sevicek bana değer vericek benimde sevebiliceğim birini arıyordum galiba buldum.En azından bana değer verdiğinden eminim.Nerdenmi eminim dün bir saat boyunca benim sağlığım konusunda tartıştıkta ondan.Kafan karıştı dimi dur ben baştan anlatıyim.

Dün konuşmanın başlarında nasılsın diye sordu benimde bu aralar stresten kaynaklanan mide ağrılarım olduğu için eh işte biraz midem ağrıyor birazdan geçer dedim .Demesine dedimde demez olaydım tutturdu doktora git diye.Ben diyorum önemsiz beyefendi diyor olmaz illaki doktora git.Her nedense ailemde benim gibi stresten olduğunu düşünüyor ama gelde laf anlat işte.O inatçı ben olunca ne olur konu uzadııkça uzar tabi.Baktım beni afakanlar basmak üzere tamam dedim giderim sen merak etme.Neyse konu kapandı böylece yada ben öyle sandım akşam aradığında hala aynı şeyi söylüyordu.

İşte böyle bilmiyorum zaman ne gösterir ama ufukta mutluluk var gibi sanki olmasada en kötü ihtimalle bir dostum olucak herşeyi paylaşabiliceğim fenamı.

26 Mart 2007 Pazartesi

HAFTALIK NİYETİNE

Sevgili günlük;

Ne günü ya hafta oldu dediğini duyar gibiyim.Farkındayım bende biliyorum gün değil hafta olduğunun.Ama içimden yazman gelmiyordu.İlham perilerim sonunda isyan bayrağını çektide tatile gitti ondan uğramıyorlar tabi.Şaka bir yana gerçekten bu aralar yazasım yok o yüzden seni aksatıyorum birazcık.

Hem benim milli sınav kabusumun ilk etapı bu hafta sonu bitiyor.Allahın izniyle arasınavlar başlıyyor ve bitiyor iki günde.Onları bir atlatıyim sen sağ ben selamet.İyi bir kafa dinliycem valla .Uzun lafın kısası yokum günlükçüm.Zaten gündemde bildiğin gibi.Herkes seçime odaklanmış durumda.Tayyip diyor nisanda açıklıycam bizimkiler de başta oy vericeğim partinin başkanı Deniz Baykal olmak üzere her yönden saldırıyorlar olmaz olamaz diye.E aday olucağını kim söyledi Tayyip 'in bana kalırsa özellikle bu sayın Abdullah Öcalan ve kelle vakasının ortaya çıkışından sonra aday olmuycak.Öyle gözlemliyorum televizyondaki konuşmalarından öyle yansıyor.Hey Allahım bende insan analistiyim ya iki dakikada anlıyorum herşeyi.Gerçi ben onun yerinde olsam bu olay ortaya çıktıktan sonra siyaset hayatımı bitirirdim ya neyse.

Anlıycağın değişik bir şey yok sınav maratonumun ilk etabı na az kalması dışında tabi.Bu arada biliyormusun Türkiye Demokratik Hukuk Devleti felan değil artık.Bu mu nerden çıktı.Test çözerken tabi.

Soru:Demokratik hukuk devletinin özelliği nedir
Cevap:Yargının bağımsız olması
Soru:Peki şu son zamanlardaki Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunundaki toplantının yapılaması yada başkan seçilememesi neyin göstergesidir.

Cevap:Siz düşüne durun ben şimdilik susuyorum.Cevapta haftaya artık günlük.Hadi payi payi.

20 Mart 2007 Salı

BEN GELDİ

Sonunda bloggerdaki sorun düzelmiş.En azından benim için düzelmişki yazabiliyorum yada şu anda bu yazıyı bir hayalet yazıyor.Şaka bir yana ben geldim efendim vatana millete hayırlı uğurlu olsun.Gerçi geldimde kendimdemiyim hayır.Onun için bir kaç gün bekliyeceksiniz.Dün akşam nasıl yattım uyudum konusunda bir bilgim yokta.Olmaz tabi dün gece deli ben uyumadımki.Bir terslik var dünya tersine döndü efendim.Gece uyumayan ben bu saatde ancak kendime gelebiliyorum.

Zaten dün arkadaşlar bile şaşırdı dün biraz abarttımda saat 10da beni ancak atttılar yataktan.Arkadaşlara diyorum ben uyuycam hadi iyi geceler.Cevap yuh halamı ya.Uykucu pamuk prensese döndüm valla.Yalnız büyük bir sorun var.1- ben elma yemedim 2-Yedi Cüceleri göremiyorum etrafımda eh tüm bunlar olmadığına göre ne yazıkki prens felanda yok uyandırıcak.Buna göre buda masalın değişik bir versiyonu herhalde.Bakalım sonu ne olucak.Şimdi durun ben biraz daha uyuyim sonunu görürüm dermişim.İçses:E yok artık zaten zor uyandırdık.

Neyse böyle işte efendim ben kaçar.Daha akşam için hazırlanmam lazım ne hazırlığımı siz bilmiyorsunuz tabi.Azcık bekleyin yazının sonunda o efendim.Neyse sevgiyle ve sağlıkla kalın.


**Efendim ben bir haftadır her akşam 10-11 arası Viya fmde viyaca nameler adlı programı hazırlayıp sunuyorum.Beklerim.

4 Mart 2007 Pazar

GÜZEL BİR HAFTAYA BAŞLARKEN

Sevgili günlük;

Bugün çok ama çok mutluyum mutluluğumda dünden kalma üstelik.Nedenmi bu kadar mutluyum dur açıklıycam sahibin kadar sabırsız olmasan olmuyor değilmi.Mutlu olmamın sebebine gelince.Günlerdir kafamda bir soru vardı özlediğim bir insana özlediğimi itiraf etmiştim ya hani.Sorun şuyduki ben aradan geçen zamana rağmen değişmemiştim buraya kadar tamam peki ya o değişmişmiydi işte bunu merak ediyordum.Dün itibariyle öğrenmiş bulunuyorumki değişmemiş.Aylar sonra yaptığımız konuşmadan sonra eminim değişmemiş olduğundan.İşte böyle günlük haliyle dün mutlu olunca insan sabahada mutlu başlıyor.

Dün fallara inanmayan ben bile kahve falı baktırdım bizimkilere.Bakan bizimkiler olmasa inanıcam yani.Falımda devlet çıktı günlükçüm.E bu sene okulunu bitirmeye çalışan birinin falında devlet çıkmasında ne çıksın söylermisin.Sonra birde bana yol varmış.Ne kadar ilginç değilmi iki senedir İstanbula gitme planı olan ve inşallah bir kaç ay sonra bu planı uygulamaya sokucak olan bir insanın falında yol çıkıyor.Bak sen şu Allah'ın işine yani.Ama dün bir haber vardı ki çok güldüm.Beşiktaş Galatasaray derbisinde Beşiktaşın taraftarı Çarşı grubu pankart açmış.Nükleer'e karşıyız.Buraya kadar normal bir haber tabi.Haberi anormal yapan nükleer santral tasarısının sessiz sedasız meclisten geçmiş olması.Şaka yapmıyorum günlük ne yazıkki gerçek bu .Bu haberi tesadüfen radikal gazetesinde okudum bir kaç gün önce.Üstelik haberin yayınlanma tarihi 23 Şubat.Yani boşuna pankart açmış oldu Beşiktaş'ın çarşı grubu.Neyse böyle işte.Ha bu arada bu Cuma bu ülkede önemli şeyler olucak.Ne mi olucak.

1-Eurovizyon şarkımızı dinliycez ilk defa

Ben bu anı yaşamasam olmazmı yine tüm sinirlerim tavana vurucak.Bakalım şarkının ismini nasıl çeviricekler.Bir kısım salla şekerim diyor bir kısmıda çalkala şekerim.Görüldüğü üzere anlaşılan tek nokta şekerim kısmı e oda Türkçe haliyle ben bile anladım.Sahiden ne demek ya bu Shake it up şekerim.Anlamını çözemediğimiz bir şarkı gönderiyoruz ya helal olsun bize.

2-Mavi gözlü Dev

Beklenen film bu cuma vizyonda bende en kısa zamanda sinemalarda.Görücez bakalım filmin senaristinin dediği gibi bu film Nazım Hikmet'le barışma filmimiz mi.Hoş ben zaten barışığım sinemada yıllardır hayran olduğum her şiirinde kendimi bulduğum insanın filmini izliycem.

İşte böyle hafta pardon hafta sonu hayli yoğun anlıycağın.Bakalım neler olucak ama mühim olan haftaya güzel başlamaktı e oda oldu zaten.Hepinize mutlu haftalar.

2 Mart 2007 Cuma

DİKKAT KIYAMET YAKLAŞIYOR

ABD'li uzay araştırmacısı Lawrence E. Joseph'in "Apocalypse 2012" adlı kitabı Maya astronomlarının geliştirdiği bir teoriye dayanıyor. Mayaların yüzlerce yıllık araştırmalarına göre, 12 Aralık 2012 tarihinde Güneş sisteminin yörüngesi, Samanyolu'nun merkezine denk gelecek. Teoriye göre her 26 bin yılda meydana gelen bu olayla, Samanyolu'nndan Dünya'ya gelen her türlü enerji azalacak. Birçok bilim adamı, bunun gezegenleri nasıl etkileyeceğini bilmiyor.


Efendimm hepimize geçmiş olsun.Önünüzdeki beş yılı planlamaya başlayabilirsiniz hatta ben planladım bile.Oh valla ben rahatım hatta haberi okuyunca olayı abartıp vasiyet felanda yazıcaktımda sağolsun bizimkiler dünyada kimsenin kalmıycağını bu yüzden vasiyete gerek olmadığını söylediler.Gelelim önümüzdeki beş yıllık planıma.

-Okul biticek :Bu sene
-İş hayatına atınılıcak:Diplomadan sonra
-Hayallerimdeki beyaz atlı prensi aramaktan vazgeçilecek doğru düzgün bir erkek bulunucak.Atsız ve prens olmayanından tabi:İşte bu gerçekleşirmi hiç emin değilim.


İşte böyle efendim haber benden önlem sizden.Tabi bu işin şaka yanı umarım yanılır bilim adamları bu sefer.Esen kalın efendim.

1 Mart 2007 Perşembe

SABAHÇI/SERVET KOCAKAYA

çok yakınsın belki bana
belki bağdat kadar ırak
bombalar mı vurdu bizi
düşünmek mi?
değişmek mi?
sevdalar mı tuzak?

sabahçıyım yine
birkaç günden beri
kırlangıçlar uyanıyor
gitme vakti geldi

ahh.. bu deli gönül
herbirşeyi çözer
aşka dair ne var ne yok kahreder gider
sana dair ne var ne yok kahreder gider..


Bugünlerde en çok dinlediğim şarkı kafam öyle karışıkki bir sene önce hayatınızdan çıkarttığınız bir insan ve özlediğinizi hisettiniz bir anda daha doğrusu kendi kendime itiraf edebildim sonunda özlediğimi.Of of neyse fazla söze gerek yok çünkü özledim ve ulaştım haliyle kafam karışık yeterince onun için iyisimi şarkıya kulak verelim ve sözü Servet Kocakaya ya bırakalım.

24 Şubat 2007 Cumartesi

............

Sevgili günlük;
Bugün geçmişe dönüyoruz.Nedenmi yazının sonunda yazıyor zaten.Şunu söyliyimki uzun zamandır yani yaklaşık iki haftadır kaçtığım bir gerçek vardı bugün o gerçekten kaçamıyacağımı gördüm çok üzgünüm ve söylüyecek söz bulamıyorum.Söz söylemeye kalksam kelimelerim beni geçmişe döndürüyor.

Geçen sene 5 mayıs Ankara'da yağmur yağıyor.Bense ayrı bir telaş içindeyim.Bu akşam Odtü'deki bahar şenliklerinde Grup Vira var.Dinlediğim kadarıyla Kazım Koyuncu'dan sonra karadenizden çıkan en iyi Grup Vira.Performanslarını ilk kez dinliycem ve biraz daha yağmur yağarsa oda olamıycak.Neyse evden çıktık hedef Odtü zar zor içeri girdik.Akşam Grup Yorum konseri var diye güvenlik önlemi almışlar.Bir taşla iki kuş gibi bir şeydi yani taki içeri girene kadar.Öğreniyoruzki o akşam Grup Yorum değil Yeni Türkü var.Neyse zaten Grupvira'yı dinlemeye gelmiştik yerlerimize geçiyoruz.Az sonra sahnede olucaklar bu az sonra yağmurdan dolayı biraz uzuyor tabi.Neyse sahnedeler tüm Odtü bazen horon tepiyoruz bazende hüzünleniyoruz.Ama çok iyi biliyorum gökyüzünde Yıldızı çok olan bir yerde Kazım Abi bizleri izliyor.Zaten gökyüzündeki benim dışımda kimsenin göremediği yıldızda bunu gösteriyor.Zamanın nasıl geçtiğini anlamadan konser bitiyor bile hayatım boyunca gittiğim en eğlenceli konser Grup Vira konseri.O gün sevinçle ayrılıyorum oradan Kazım abi öldüğünde Karadeniz Müziğinde açılan boşluğu kim doldurucak sorumun yanıtını buluyorum çünkü.Aradan zaman geçiyor ikinci konserlerinede gidiyorum yalnız bu seferki biraz farklı telaşlıyım o gün çünkü konser sonrası onlarla tanışıcam.Konser bitti ve yanlarındayım onlarmı tanıştıları için mutlu yoksa benmi belli değil.Bildiğim tek şey sıcak tavırlarıyla bir kez daha gönlüme taht kurdular o gün.Sonrası ise canlı performanslarını dinlemeye gidiş.Ordada sarılmalar ve programda övgüyle bahsetmeler geceden mutlu bir ayrılış yani.


Geldik bu güne üzgünüm çünkü az önce grubun dağıldığı gerçeğinin farkına vardım.İki hafta önce müziğe ara verdiklerini öğrendiğimde içimdeki ses anlasana dağıldılar demişti kulak asmamıştım.Oysa şimdi gerçek gözüme sokuldu resmen.Üzgünüm hem dağıldıklarını öğrendim hemde Kazım abiden sonraki Karadeniz müziğine dair tüm umutlarım bitti.

22 Şubat 2007 Perşembe

SÜPERMEN BEN

Efendimm merhabalar.Enkazı toparladık bomba gibi karşınızdayım .Bugün haftalık temizlik günümüzdü ama ne temizlikti hayatımın en ğeleceli ve en sinir bozucu temizliğini yaptım.İkisi bir arada nasıl oluyor derseniz bayağı zevkli oluyor.
Hepinize tavsiye ederim.Şimdi aslında herşey normaldi ilk başta makineyi çalıştırdık başladı işe.

Derken oda ne makine sustu kısacası bizim evde iki kez iktidarı ele geçirmeye çalıştı.İkiside tarafımdan bastırıldı.Ah birde nasıl bastırdığımı bilsem.Zaten evdeki tüm elektronik eşyaları çalıştırıpta nasıl çalıştığı hakkında fikri olmayan bir tek ben varımdır herhalde.Hani derler ya delinin halinden deli anlar diye o hesap benimkide.Bir keresinde bir sabah bir kalktım bizim bilgisayarın hoporleri iptal temassızlık var ve sadece elimi sabit tutunca çalışıyor yani biri durucak orda.
Bizimkilere getirin dedim izola bantı olucakmı olurmu olmaz tabi.Ne yapıcaz derken küçüklüğümden beri benimle olan oyuncak bir ayım vardı.Adı üstünde ayı bir koyuyimde nasıl olsa çalışmaz azcık güleriz diye koydum hoporlerin üstüne ve oda ne bizimki aşka geldi çalışıyor.Ayımda tepesinde nöbet tutuyor.Valla sorun bende değil bizim evdeki aletlerde bir acayiplik var eh bendede birazcık cin fikirler olunca dayanamıyorlarmıdır nedir.

İşte böyle bir temizliğimizde böyle bitti nasıl oldu anlamadım ama elektrik süpürgesinin iktidarına son verdim.Sevgiyle kalın efendim gününüz artık ne günü kaldıysa güzel geçsin.


Hamiş: Yazmadan edemiycem sabah haberlere bakıyordum bilin bakalım neyle karşılaştım Microsoft'un patronu Bill Gates bilin bakalım ne yapmış.Cevap veriyorum kızına bilgisayarı yasaklamış.Galiba adamcağız kafasını bir yerlere çarpıp hafıza kaybına uğradı ve nasıl zengin olduğunu unuttu.

20 Şubat 2007 Salı

.........

Bugün yıkık bir enkaz gibiyim fırtınlar duruldu sonunda herşey normal seyrinde devam ediyor sadece insanlara güvenmemem gerektiğini biraz zor olsada öğreniyorum ve öğrendikçe canım acıyor hepsi bu.Oda zamanla geçicek elbet.Niye hep bitmesini istemediğim zamanlar çabucak biter geçsin dediğim zamanlarda hiç geçmezki bu zaman.Dün akşam çok yakınımda sandığım bir arkadaşımın aslında hiç öyle olmadığını gördüm.Dün akşam herşey farklı olucaktı oysa yakınımda olmadığını gördüğümde rahatlamış olarak uyuycaktım sonra zaten geçicekti zaman ve ben hiç üzülmüycektim.

Yanılmışım uykudan çok uyumaya çalıştım dün gece ve şu anda eminimki o insandan daha çok üzülüyorum.Ama geçiçek elbet bir tek bu konuda yanılmıyorum ve inat ediyorum geçicek bugünlerde ve ben içimdeki yıkılmış enkazı tamir ettiğimde bugünleri hatırlayıp gülcem.

Şimdi enkazı toparlamaya başlamalıyım arkama bile bakmadan ve artık acımadan bunun için sadece zaman gerek bana birde birazcık sabır.Dayan be gönlüm bugünleride atlatıcaz beraber ve bir gün insanlara güvenmeyi yeniden öğrenicem.Sadece dayan gönlüm.

17 Şubat 2007 Cumartesi

EKSİK BİR ŞEYMİ VAR

Bir gemi gibiyim bu günlerde en ufak bir dalgada dahi sallanan ve her an alabora olabilicekmiş gibi duran bir gemi.Sığınağım diye tabir etttiğim odamda benim gibi bir gemi daha var.Daha sulara indiremedim dalgalarda boğulacağından korktuğumdan başında denizleri bilen bir kaptanı yok çünkü.Bilirim kaptanı olmayan bir gemi en ufak bir dalgada ya yolunu kaybeder yada alabora olur.

Hani hep ilk önce kaptanlar terkeder ya gemilerini gemilerinden daha önemli olduklarını düşünüp bende tam tersi işte terketmemeyi ve inadına mücadeleyi ve ufak bir dalgada konuşarak değilde susarak dalgayı geçiştirmeyi öğreniyorum.Dalgalar büyümesine izn veriyorum büyüyünce çığ olduğunu bile bile.Ama şunu öğrendim hayattan hiç bir fırtına aşılmaz değilmiş.Şimdi ise bekliyorum gün gelicek bu fırtınada geçiçek yine bildiğim gibi durgunlaşıcak sular.Kimbilir belkide ozaman sığınağımdaki gemiyi sulara indirir kaptanıda ben olurum.


**Bu satırları yazarken yeni bir fırtınadaydım birkez daha anladım güzelbaşlayan herşey kötü bitiyormuş.Aslında şu nada blogumda çalan şarkının
o kadar güzel anlatıyorki herşeyi.


Eksik bir şey mi var hayatımda
Gözlerim neden sık sık dalıyor
Eksik bir şey mi var hayatımda
Gökyüzü bazen ciğerime doluyor

Öyle bir şey ki bu, kolay anlatamam
Atsan atılmaz, satsan satamam
Eksik bir şey mi var, anlayamam
Bak çayım sigaram, her şeyim tamam

Kalksam duraktan dolmuş gibi
Arka koltukta unutulmuş gibi
Terliklerimle, gelsem sana
Sonunda aşkı bulmuş gibi