19 Aralık 2006 Salı

GEÇMİŞE ÖZLEM




Efendim bugünkü konumuz geçmiş.Yeni yıla yaklaştığımızdanmıdır nedir ben giderek geçmişi özler oldum.Halbuki yaşımda genç ama ne oluyorsa artık bana.Belkide artık hiç bir şeyin geçmişimdeki gibi olmamasındandır duyduğum özlem.Örnek mi istiyorsunuz ben kar yağmasını özledim sonra çoçukluğumun programlarını özledim.Gerçi ninja kaplumbağaları denk geldikçe izlerim ama yinede özledim işte.

Önceden yani ben çoçukken Alf diye bir dizi yayınlarlardı .Ne çok severdim o diziyi.Bugün You Tube'de rastladım da çoçuklar gibi şen oldum valla.Tanımayanlar yada hatırlamayanlar için hatırlatıyım alf yukarda yazının en başında ikamet eden gel aşşağıya dediğim halde inatla gelmeyen yaratık oluyor efendim.Bir zamanlar her sabah kalkar izlerdim.Şimdi olsa şimdide izlerim o kadar güzel ve sevimliydiki.Sonra çoçukluğumun geçtiği sokak susam sokağı var tabi birde.Edi ,Büdü, Kurabiye Canavarı,Minikkuş Hakan Abi Kurbağa Kelmit ve adını sayamadığım diğerleri o sokağın daimi müdavimiydim ben çoçukluğum o sokakta geçmişti sevgiye ve paylaşmaya dair ne varsa o sokakta öğrendim ben.Şimdi ise yeni yetişen nesil nasıl mafya babası olunur ünlülerin hayatları nasıl bunları öğreniyor ne yazıkki.Bazen düşünürümde ne kadar şanslıymışımki Susam Sokağından ve Alfi izleyerek büyümüşüm.Bugün küçük bir çoçuk gibi videoyu izleyince daha iyi anladım bunu.Hadi sen özledin özlemini gidedin peki biz ne yapıcaz mı dediniz.Burda hizmet sınırsız efendim.Buyrun video bol bol izleyin özlemenizi giderin

İşte efendim geldik özlem dolu yazımızın sonuna bu yeni yılın yaklaşması bana yaramadı galiba.Ben ekranda Polat Alemdarları Ahu ve Meriçleri Tülin ve Canerleri izleye izleye bu hale geldim nede olsa.Ondan olsa gerek alıştım galiba.Neyse videoda iyi oldu ya bu vesileyle pc başından ayrılmam akşama kadar yüz kere izlerim artık.

Bir daha görüşene kadar sevgiyle mutlu ve mavi dünyada kalın efendim.İyi günler efendim yüzünüzden gülümseme hiç eksik olmasın



buda ikinci bir video doya doya izleyin

18 Aralık 2006 Pazartesi

HAFTAYA BAŞLARKEN

Umutlarımın tükenmek üzerine olduğunu anlayınca hiç olmazsa bir gün kafamı dinleyip uzak kalıyim dedim internetten ve işe yaradı.Dün maillerime bakıtğımda çok iyi bir haber bekliyordu beni.Gençliğimin yazarı Zeki Kayahan Çoşkun akşam gazetesinin pazar ekinde yazmaya geri başlamıştı.Bilmeyenler için söyliyim Zeki aynı zamanda Alem Fm'deki Matrax progamının sunucusu.Yazılarını okurken ve radyoda dinlerken iki farklı kişilikle karşılaşıyorsunuz yani.Önceden akşamın canteen dergisi diye bir eki vardı her pazartesi çıkan onda yazardı.Demekki artık pazartesi değil pazarları sabırsızlıkla bekliycem.Hemen söyliyim iki farklı kişilik olarak yansımasının nedeni tamamen İkizler burcu olup burcunun özelliklerini taşıması.Hafta sonum bu güzel haberle bitmişti.Keşke hafta içimde öyle başlasaydı.Sanırım beni iki şey yeniden yazmaya yöneltirdi ya mutluluktan uçucam yada bir şeye gerçekten sinirlenicem.Yazıkki bu yazıyı kaleme alış sebebim ikinci sebep yani çok sinirlenmem.

Sabah kalktığımda uzun zamandır gündemde olan ve her niyeyse bir türlü gerçekleştirilemeyip sürekli uzatılan Kazım Koyuncu'nun şarkılarını toplayıp albüm yapma projesi ne durumda ona bir bakıyim dedim.Sözde 15 Aralıkta çıkıcaktı hani nerde yok tabi.Sorun o değilde çok daha vahim bir şeyle karşılaştım.Verdiğim linkte Kazım Koyuncu'nun albüm kapağı var arkadaşlar.Lütfen verdiğim linke tıklayın ve aldığınız albüm kapaklarıyla bir karşılaştırın bakalım albüm kapağını.

http://upload4.postimage.org/1861197/photo_hosting.html

İşin dahada kötü yanı var tabi.bir gazetede okuduğuma göre proje için önce Emi müzikle anlaşılmış daha sonra anlaşma resmi olmadığından Emi müzikten vaz geçilip halk evleri ile anlaşılmış hatta bir iddaaya göre şarkılar 150 milyar karşılığında ailesi tarafından halk evlerine satılmış.Halbuki bu albümün geliriyle Kazım Koyuncu Kültür Merkezi yapılacak deniyordu yada bizler Kazım sevenler öyle kandırıldık.Umarım bu duyduğum şey sadece bir idddadır.Şu yazdıklarımın bir şaka olmasını ve ertesi gün uyandığımda tüm aldığım duyumların yalanlanmasını o kadar çok istiyorumki.Bunu en çokda Kazım Koyuncu hayranı olarak isterdim ne yazıkki bu iddaa yalanlanmıycak hatta albümü geciktirerek gittkçe güçlendiriyorlar iddaaları.Hem Kazım Koyuncu'nun bir radyo programında yaptığı bir konuşma geliyor aklıma kahroluyorum.Demiştiki Kazım Koyuncu"Hiç kimsenin duymadığı şarkılarım var bunu internet üzerinden paylaşcağım dinleyenlerle..."Aslında dediğide olmadı değil.Yeni şarkısını dizilerden öğrendik hepimiz birazcık araştıranlar ise internetten kolayca indirdi şarkılarını.Gelelim asıl üzüldüğüm noktaya albümü piyasaya sürecek olan halk evleri Kazım Koyuncu'nun görüşüne ne kadar uygun.Kendisini şahsen tanımama rağmen biliyorumki o halk evleriyle aynı proje içinde yer almazdı.İşte böyle sevgili arkadaşlar bir belirsizliktir gidiyor ve bu belirsizlik sürüp gittikçe benim hergün içim yanıyor Kazım Koyuncu'nun ise kemikleri sızlıyor.Halbuki ilk albümlerine koymadığı şarkılarından albüm yapıyorlarmış haberini ilk duyduğumda nasılda sevinmiştim.Şimdi ise projeyi gerçekleştirenin halk evleri olduğunu duyup Kazım Koyuncu'nun görüşünü ve devrimci yanını düşündükçe her gün üzüntüden ağlıyorum.

İşte böyle duygular içiersinde yeni haftaya merhaba diyorum.Bir daha görüşene kadar sevgiyle ve sağlıkla kalın yüzünüzden gülümseme eksik olmasın hepinize iyi haftalar.

16 Aralık 2006 Cumartesi

HAFTA SONU

Efendim gününüz aydın olsun.Bugün bir değişiklik yapıp büyük usta Nazım Hikmet'ten iki şiir paylaşıcam sizlerle.Bir hafta önce Can Dündar'ın kaleme aldığı Nazım kitabını okudumda.Okuyunca ve biraz düşününce benim içimde bir Nazım Hikmet olduğunu farkettim.Benim çoğu zaman sözlerim tükenir ve şiirler yani benden önce söylenmişler girer devreye.O zaman söz şiirlerde.

KAPTAN

Çok yorgunum beni bekleme kaptan
Seyir defterini başkası yazsın
Çınarlı, kubbeli mavi bir liman
Beni o limana çıkaramazsın

Nazım Hikmet Ran


VERA'YA
"Gelsene dedi bana
Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana

Geldim
Kaldım
Güldüm
Öldüm"
Nazım Hikmet Ran yazdığı en son şiir

Dip not:Valla sanırım uzun bir sürede yazamıycam içimi bir hüzün kapladı.İşin daha kötüsü benim en güzel yazılarımı hep yalnızlığımın en ağır bastığı hüznümü en fazla yaşadığım zamanlar akşamları yazardım ama bu sefer durum farklı galiba.Neyse efendim ben kaçar.Hepinize iyi hafta sonları.

15 Aralık 2006 Cuma

ELEKTRİK KESİNTİLERİ

Efendim yeni bir günden merhabalar.Bugün biraz asabiyim.Hackerlar sağolsun tamda Tony Blair amcamın geldiği gün msn mi çalmışlarda.Biliyorlar tabi evde canımın sıkılıcağını sırf bana uğraş olsun dediler tabi.Ama tavsiye etmem zira hiç zevkli bir uğraş değil mail beklemek ve gelen mail ingilizce olduğu için elinde sözlükle verilen talimatları yerine getirmeye çalışmak.Sözde bu işlerden anlayan arkadaşımız var.Ohoo o kalkıcakta akşam attığım maili görücekte bana geri dönücekte ölme eşşeğim ölme yani.

Neyseki bu sabahki haberler tam bir komediydi.Başbakanın erken seçim lafı edenlere söylediği iki koyun gütmeyi bilmeyenler erken seçim istiyor sözüne.Chp genel başkan yardımcısı Mustafa Özyürek'ten tamda başbakanın üslubuna yakışır bir cevap gelmiş."Erken seçim lafını duyunca kırmızı görmüş boğalara dönüyor".Nasıl ama tam başbakana layık bir cevap ama değilmi.Gelelim ikinci konuya.Pazar günü tüm gün boyunca İstanbulda elektrik yok.Yani İstanbullulara cümleten geçmiş olsun.Peki İstanbulda durum buyken uzayda ne yapılıyor dersiniz.Hemen söyliyim uzaya elektrik santrali kuruluyor.Yani artık uzayda bile elektirik olucak.Bir tek benim eşi benzeri görülmeyen ülkemde elektik yok zaten.Neyse efendim bugünlükte böyleydi işte.


Bir daha görüşene kadar kenidnize iyi bakın sağlıcakla kalın ve mavi dunyaca kalın.Eh artık bir dahaki sefere Reha Muhtar gibi iyi günler Türkiye her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsan diye yazımı noktalarsam şaşırmazsınız değilmi?Mübarek blog blog değil sanki haber bülteni.Ne yapıyim bu ülkede yaşadıkça o kadar çok haber olucak şey varki.Hele başkanımız ayrı bir haber konusuyken gelde yazma.Neyse efendim ben kaçar.Daha maillerimi bakıcam.Çok işim var çok.

14 Aralık 2006 Perşembe

TÜRKİYENİN GÜNDEMİNDEN İNSAN MANZARALARI

Hepinize günaydınlar efendim.Ne günaydını yahu öğlen olmuş.Tüh uyuyakalmışım.Sabah haber bulurum umuduyla bir açtım televizyonu.Koskoca oyuncular işleri güçleri yok kız evlat mı erkek evlat mı daha iyi diye tartışıyorlardı Seda Ablada .Neyse Allahtan gündem hakıında bilgim var.Heman başlıyoruz.

1.Madde Blair Türkiye'ye geliyor

Yarın işi zorunlu olmadığı sürece Ankara'da sokağa çıkmak yasak anlıycağınız.Evde hapisis yine.Allahtan benim süper zeki arkadaşlarım daha bir program yapmadı.Gerçi yapsalarda benim bahanem hazır Blair geldi bizde sıkı yönetim ilan edildi.Nasıl ama güzel dimi.Bu arada biz papayı yeni uğurlamadıkmı ya bu ne talep gelen gelene.A.B.trenimiz kaza yapmak üzere ya kazayı önlüyecekler herhalde.Peki Ankara'nın artık İstanbul'u aratmayan trafiğini ne yapıcaklar.Önce treni kurtaralım da bakarız diye düşünüyorlardır eminim.

2.Madde Erken Seçim Söylentisi

Efendim sonunda Cumhur Başkanımız Ahmet Necdet Sezere bombayı patlattı."Ülkenin gidişatı göz önüne alınırsa Nisanda erken seçim yapılmalı ve Cumhur Başkanını bu parlemento seçmemeli".Sonunda olucağı buydu Cumhur Başkanı bile isyan etti.Peki bunu duyan başbakanımız Tayyip ne yaptı."Bayram değil seyran değil bu erken seçim nerden çıktı seçim zamanında yapılacak birde tabiki cumhurbaşkanını eskisi gibi bu parlemento seçicek" dedi.Neyse umarım bu parlemento seçmez Cumhur Başkanını Yoksa ülkenin geleceğini düşünemiyorum bile.


Evet Gündem böyle sanırım Pazar günü PopStar Alaturka'da Bülent Ersoy büyük bir bomba patlatmazsa uzun sürede böyle kalıcak.Neyse efendim gününüz aydın geçsin.Bir daha görüşene kadar mavi dünyada ve sevgiyle kalın.

12 Aralık 2006 Salı

BU BİR UYARIDIR

Sabahları haberleri seyretme ve günün gazetelerini okuma alışkanlığım sayesinde ilginç bir haber ilişti gözüme hemen paylaşayım istedim sizlerlerle.Gerçi bu alışkanlığımın iyimi kötümü olduğu hala belli değildir. Ama bulaşıcı olduğu kesindir .Sabah bir kalktımki her zaman benim uyandırdığım annem her nasıl olduysa dün yatarken sabah erken kalk uyarımı dinlemişti dahası kendisi rejimde olduğundan elinde çorbası haberleri seyrediyordu.İçimden Allah'ım sen büyüksün başımıza taş yağacak galiba dedim şükürki evde taş yok dahada iyisi bugün dışarda işim yok.Kurtardım başımı yani.

Neyse biz habere geri dönelim.Hani Avrupa Yakasındaki Gaffur sayesinde patlayan çizgili pijamlar var ya.Onların üreticisi Sümer Bank tarafından üretilen pijamalar geçen hafta tükenmiş.Buda demek oluyorki bundan sonra alınan pijamalar Sümer Bank etiketi dahi olsa gerçek değildir.Adamlar ın stoku bitmiş çünkü.Uyarmadı demeyin yeni yılda Gaffur Pijaması giyicem diyede komik duruma düşmeyin.Ben olası diyalogları düşünüyorumda.

-Kanka ya bu ne
-Gaffur pijaması kanka son anda kaptım bir tane
-Kanka bu bana pek gerçekmiş gibi gelmiyor yalnız ne zaman aldınki bunu
-Geçen hafta kanka
-Tamam işte bu sahte sen şimdi bunu çıkar kimse anlamadan
-Sağol kanka

İşte bu diyalog yaşanabilir.Eh yavaş yavaş yeni yıl programlarıda yapılıyor.Benimki klasik valla evde ailece tombala oynuycaz gece 12 de dışarı çıkıcam .Aileme bunu böyle söyledim tabi eyvah kızımızı kaybettik bakışları artınca canım apartmanın önüne çıkcam sizde yani deyip kurtuldum böylece.Aynısını tavsiye ederim ama yok yeni yıla nasıl girersen öyle geçer diye bir inancımız var değilmi.Benim bu programı bir daha gözden geçirmem lazım.

Neyse ben alternatif yeni yıl programları bulucaz artık.Her sene tombala çekilmiyor yani.Ufukta yeniyıla beraber girilecek beyaz atlı prenste gözükmüyor.Bu yılada yalnız giricem of of.Neyse efendim bir daha görüşene kadar sevgiyle ve mutlu kalın.

MERHABA DERKEN

Mavi bir dünyaya hoş geldiniz burada mavilikler içinde hayatı anlatıcam sizlere.Kimi zaman hüzünlenicez kimi an neşelenicez bazende sinirlenicez.Hemen Mavi Dünya'nın bugünkü gündemine geçmedne önce kendimi tanıtıyim sizlere.Okuyan yazan kendine özgü düşünceleri olan sabah haberleri izlemeden gazetesini okumadan o anki ruh haline göre şarkısını dinlemeden birde nescafesi olmadan güne başlamayan biriyim.Gelelim gündeme.

1.EUROVİZYON

Bu sene Kenan Doğulu gidicek deniyor.Bu ihtimalde hergün güçleniyor .İyide hani rockçı gidicekti bu sene.Özellikle geçen seneki Finlandiya'nın lordi grubunun birinciliğinden sonra ben öyle umut ediyordum sadece zaten ben biliyorum niye böyle yaptıklarını .Sırf bir sabah televizyonu açtığımda efendim son aldığımız bilgilere göre bu sene eurovizyon şarkı yarışmasında Emre Aydın yada Duman grubu temsil edicek diye duyarsam şok geçireceğimi ve sevinçten bir daha kendime gelemiyceğimi biliyorlar ondan öyle yapıyorlar.Allahım nerde o günler keşke öyle olsa ben razıyım şok geçirmeye.Neyse aldığım son istihbarat bilgilerine göre ki bu bilgiler hergün güçleniyor eurovizyona Kenan Doğulu gidiyor.Hatta şarkı almak için Sezen'in kapısından ayrılmıyormuş.Bizim ev ahalisinin Cakkıdı ile gitsin dediklerini duydu galiba.Nerden duyduğunu henüz bilmiyorum tabi araştırıyorum ama yerin kulağı vardır değilmi?Kesin ordan duydu.Neyse ne yaparlarsa yapsınlar ilgilenimyorum rockçı gitmediği için.Tek temennim bu seneki yarışmanın ülkemiz için hayırlara vesile olması.

2.AVRUPA BİRLİĞİ

Aldılar alıcaklar derken tren takıldı.Bu beklediğmi bir şeydi aslında.Zaten avrupa birliğine gireceğimizi görmem şüpheliydi şimdi artık trende yavaşladı hiç göremiycem.Yaşlılığımı dünüyorumda elimde baston kulağım yarı duymaz gözüm yarı görür haberler hala giricez felan diyor.O zaman muhtemelen şöyle derim.Peh peh peh biz çok duyduk bu yalanları bizim zamanımızdada giricez diyorlardı.


Neyse çenem düştü yine.Evdede okunacak kitap yokki mübarek tüm kitapları hatim ettim.Bari azcık televizyona bakıp milettin birbirine girişini seyrediyim.Aksi halde bu memleket meseleleri beni delirticek.Gerçi bunca zamandır delirmeyen insan bir anda deliremez o ayrı mesele tabi.Neyse bir daha görüşene kadar sağlıkla kalın.Yüzünüzden gülümseme eksik olmasın.