Yavuz Çetin'in bir şarkısı vardır herşey biter diye.Bir gün gelipte herşeyin biticeğini ve her biticeğini ondan öğrendim ben.Sonra her bitişin aslında bir başlangıç olduğunu öğrendim.Doğanın kanunuydu buydu bir şeyler bitiyordu bir şeyler başlıyordu.Tıpkı şimdi olduğu gibi.İyimiyim iyiyim evet amelliyat bitti dikişler alındı alçı duruyor.Dursa ne olur onuda çözemedim ya bugünkü beni görünce işte budur dedim sen busun.Zira artık ayağımdaki alçıya rağmen uçabiliyorum . :))Tabi uçuşumuzda bazı kazalar oluyor ama uçuş ekibi yalnız bırakmıyorki:))Bir sözüm vardı aslında ayağa kalkıpta yürüdüğümü gördüğüm an hiç ne durumdayım diye bakmadan çıkıcam evden akşamaysa mecburi geri dönüş olucaktı tabe .Ama uçuş ekibi kaptanın o kadar havalanmasına izin vermiyor şimdilik .Bende saygı duyuyorum en nihayetinde alçı çıkmıycakmı çıkıcak ben o zaman görücem onları:))
Gırgırla şamatayla çoğu zamanda yatarak geçiyor zaman işte.Elbet bir gün yeniden kalkıcağımı biliyorum ya .En önemli nokta nedir biliyormusun günlük dostluk denen kavram çok farklı bir kavram mış.Bunu geçen hafta anladım arkadaşlarım güçsüz olduğu zamanlar da hala beni arıyorlar ve morallerini yerine ben getiriyorum.Sevdiğim insan desen o ayrı bir mutluluk kaynağı .Yaşadığım şey sevgimi alışkanlıkmı bilmiyorum ama çok mutluyum ben böyle.Bi tek iyice alçı çıkınca psikolojik tedavisi kaldı geriye.Eh televizyon karşısında iki hafta yatarsan sinirlerin alt üst olur tabi.Dün haberleride bizimkilerin izlediği dizileride izlerken gülmekten ölüyordum.Sonum hayır olur inşallah.
İşte böyle günlük can anlıycağın bayağı iyiyim bi tek kanatlarım eksik.Artık oda olur yakında olur herhal.Anlıycağın yazmadığı günlerde bolca yattı ama şimdi iyi.Zaten kısa zamanda dönerim buralara kaldığım yerden devam ederim ama az daha sabır ve özlem...
20 Mayıs 2008 Salı
28 Nisan 2008 Pazartesi
DUYURU
Yasal uyarı!!!!!!!!!
Blog Sahibesi en sonunda amelliyat oluyor.Beklenen amelliyatın çarşamba günü olması bekleniyor.Vatana millete hayırlı uğurlu olsun...
dipin not:Gün salı doktorla konuşuldu amelliyat pazartesi.Sebep amelliyat listesine adım yazılmamışSabır efendim sabır sabır ya sabır
Blog Sahibesi en sonunda amelliyat oluyor.Beklenen amelliyatın çarşamba günü olması bekleniyor.Vatana millete hayırlı uğurlu olsun...
dipin not:Gün salı doktorla konuşuldu amelliyat pazartesi.Sebep amelliyat listesine adım yazılmamışSabır efendim sabır sabır ya sabır
16 Nisan 2008 Çarşamba
HERŞEY BİTER
Gördüğüm kabusların sonu gelmiyor artık.Ne diyordu bir şarkısında Yavuz Çetin
"Bir gün gelir herkes kendi yoluna gider
Herşey nasıl başladıysa öyle biter herşey biter".
Gün geçtikçe ne kadar güzel anlıyorum bu sözün doğruluğunu.Gerçektende bir gün herşey bitermiş nice şeyleri yazdım sana ama hiç biri bu kadar ciddi olmamıştı.Yorgunum artık gördüğüm kabusların ağırlığından çabaladıkça dibe batmaktan yorgunum.Kimbilir belki bir gün uyanırım kabuslarımdan ama şimdilik çok yorgunum.Konuşunca hiç bir şey olmuyormuş anladım en iyisi susmakmış.
İnsanın en değer verdiği insanın doğum gününü unutmuş numarası yapması ne demektir bilirmisiniz.Herşey güzeldi oysa sözler verildi tamam toplanırız süpriz yaparız kutlarız diye.Bunun için çaba sarfeden kim elbeteki değer verdiği insanın mutlu olmasını isteyen ben.Peki sonuç tam bir fiyasko doğum günü sahibi bile onlineydı bizim süpriz takımından haber yok.Ben sadece susuyorum tepkisizliğe alışmam lazım çünkü tepkimi en olmuycak insana en değer verdiğim insana verdim.İşte böyle günlük ne demiştik başta bir gün herşey bitermiş.
Artık konuşsamda bi şey değişmiycek onun için sadece susuyorum ve bir kez daha kabuslarımın en güzel şekilde bitmesini dileyip artık ölmeye dua ediyorum.Hoşcakal blogcum ve yazı yazdığım sokak hoşcakal dünyam...
"Bir gün gelir herkes kendi yoluna gider
Herşey nasıl başladıysa öyle biter herşey biter".
Gün geçtikçe ne kadar güzel anlıyorum bu sözün doğruluğunu.Gerçektende bir gün herşey bitermiş nice şeyleri yazdım sana ama hiç biri bu kadar ciddi olmamıştı.Yorgunum artık gördüğüm kabusların ağırlığından çabaladıkça dibe batmaktan yorgunum.Kimbilir belki bir gün uyanırım kabuslarımdan ama şimdilik çok yorgunum.Konuşunca hiç bir şey olmuyormuş anladım en iyisi susmakmış.
İnsanın en değer verdiği insanın doğum gününü unutmuş numarası yapması ne demektir bilirmisiniz.Herşey güzeldi oysa sözler verildi tamam toplanırız süpriz yaparız kutlarız diye.Bunun için çaba sarfeden kim elbeteki değer verdiği insanın mutlu olmasını isteyen ben.Peki sonuç tam bir fiyasko doğum günü sahibi bile onlineydı bizim süpriz takımından haber yok.Ben sadece susuyorum tepkisizliğe alışmam lazım çünkü tepkimi en olmuycak insana en değer verdiğim insana verdim.İşte böyle günlük ne demiştik başta bir gün herşey bitermiş.
Artık konuşsamda bi şey değişmiycek onun için sadece susuyorum ve bir kez daha kabuslarımın en güzel şekilde bitmesini dileyip artık ölmeye dua ediyorum.Hoşcakal blogcum ve yazı yazdığım sokak hoşcakal dünyam...
11 Nisan 2008 Cuma
EN SEVDİĞİM İNSANI YOLCU EDERKEN
Herşey bir anda olsun aslında dün tam hayatımın yoluan girdiğini askerde olan arkadaşımın beni sevdiğinden hemen hmen emin olduktan sonra onu sevebilipte mutlu olma ihtimalimi düşünüyordum derken bir mesaj hakkını helal et Amerikaya gidiyorum.Gönderen benim hayatımda bir ilk yaşatan insan daha öncede sevdim evet dürüst olalım bu arkadaşımada bişeyler hissettim ve yaşandıda bişeyler şimdi ise gidiyor.Ne yapıcaksın dedim evlenicekmiş.(Of allahım erkekler niye böyle olur anlayan açıklasın bi zahmet).Tamam dedim yolun açık olsun.Kabusum böyle başladı.Kolay değil zamanında herşeyi göze aldığınız bir insanı yolcu etmek.Bütün gece konuştuk tabi bi tek şey hariç neden böyle oldu bi tek bunu konuşmadık onunda cevabını ikimizde biliyorduk zaten.
Hani sabah uyanırda oh çok şükür kabusmuş demek istersiniz ya öyle olmasını öyle çok isterdimki ama yazıkki kabus değilmiş sabaha daha doğrusu öğlene akşam üstü gidiyorum notuyla başladım.Başladığımız yere geri dönüyoruz işte.Cevabını onunda benimde çok iyi bildiğimiz soruyu soruyorum yine kendime neden böyle oldu neden hayatımda tanıdığım en iyi insan en iyi arkadaşım benim hep yapmak istediğim şeyi yapıyor.İlk başlarda dönmüycem dediğinde şaka zannetmiştim.Giderdi çünkü giderdi ve dönerdi hep ama iyi biliyorum bu sefer böyle olmuycak.Geride ise teki eski kız arkadaşı ötekisi ben olmak üzere iki enkaza bırakıyor.Artık kendi enkazımı geçtim eski kız arkadaşıyla uğraşıyorum.Toparlayamaz çünkü hala kendini suçluyor ben suçlamadım mı elbette suçladım ama gerçek değişmiyor.En sevdiğim insan çoktan kararını vermiş ve bu kabus akşam üstü bitiyor işte.Sonrası kabusun gerisinde kalan enkazı toparlamak bunu nasıl yapıcam bilmiyorum.Sahte gülücükler sahte iyiyimler birde arada sırada onun iyi olduğunu ailesinden öğrenmek.Of bu kabus bitmiycek değilmi.Sert bir kahve yaptım kendime belki kendime gelirim diye.İçim hala aynı şeyi sayıklıyor kabus bitmedi daha sen bitmesi için hiç bir şey yapmadın kal bile demedin.Dedim aslında dilimin ucuna geldi ama söylersem olucaklardan korktum.En sevdiğim ve en güvendiğim insandı ama herkese göre yanlış bir arkadaşlıktı.Hani ateşle barut yan yana durmaz derler ya bizde öyleydik işte.Yeter deyip benim yapmak isteyipte yapamadığım şeyi o yapıyor işte.Bu yüzden kal demedim tıpkı hoşcakal demiyceğim gibi.
Kabus yakında bitiyor işte bana düşense ikimizinde ilerde birbirimizi hatırlıycağımız gerçeğini bilmek ve susmak.Konuşsam çevremdekilerle tartışıcam çünkü en iyisi içmi gömmek bu kabusta bana düşen rol de bu işte susmak ve beni seven ve düşünen (yada benim öyle zannetiğim)insanların mutluluğu için çabalamak.Bir kabus biter biri başlar elbet bir gün aydınlığı görücem değilmi.Her kabusun sonu aydınlıktır çünkü böyle öğrendim ben.Artık yapıcak bişeyde yok zaten o kararını verdi bende veda cümlelerini hiç sevmem zaten...
Hani sabah uyanırda oh çok şükür kabusmuş demek istersiniz ya öyle olmasını öyle çok isterdimki ama yazıkki kabus değilmiş sabaha daha doğrusu öğlene akşam üstü gidiyorum notuyla başladım.Başladığımız yere geri dönüyoruz işte.Cevabını onunda benimde çok iyi bildiğimiz soruyu soruyorum yine kendime neden böyle oldu neden hayatımda tanıdığım en iyi insan en iyi arkadaşım benim hep yapmak istediğim şeyi yapıyor.İlk başlarda dönmüycem dediğinde şaka zannetmiştim.Giderdi çünkü giderdi ve dönerdi hep ama iyi biliyorum bu sefer böyle olmuycak.Geride ise teki eski kız arkadaşı ötekisi ben olmak üzere iki enkaza bırakıyor.Artık kendi enkazımı geçtim eski kız arkadaşıyla uğraşıyorum.Toparlayamaz çünkü hala kendini suçluyor ben suçlamadım mı elbette suçladım ama gerçek değişmiyor.En sevdiğim insan çoktan kararını vermiş ve bu kabus akşam üstü bitiyor işte.Sonrası kabusun gerisinde kalan enkazı toparlamak bunu nasıl yapıcam bilmiyorum.Sahte gülücükler sahte iyiyimler birde arada sırada onun iyi olduğunu ailesinden öğrenmek.Of bu kabus bitmiycek değilmi.Sert bir kahve yaptım kendime belki kendime gelirim diye.İçim hala aynı şeyi sayıklıyor kabus bitmedi daha sen bitmesi için hiç bir şey yapmadın kal bile demedin.Dedim aslında dilimin ucuna geldi ama söylersem olucaklardan korktum.En sevdiğim ve en güvendiğim insandı ama herkese göre yanlış bir arkadaşlıktı.Hani ateşle barut yan yana durmaz derler ya bizde öyleydik işte.Yeter deyip benim yapmak isteyipte yapamadığım şeyi o yapıyor işte.Bu yüzden kal demedim tıpkı hoşcakal demiyceğim gibi.
Kabus yakında bitiyor işte bana düşense ikimizinde ilerde birbirimizi hatırlıycağımız gerçeğini bilmek ve susmak.Konuşsam çevremdekilerle tartışıcam çünkü en iyisi içmi gömmek bu kabusta bana düşen rol de bu işte susmak ve beni seven ve düşünen (yada benim öyle zannetiğim)insanların mutluluğu için çabalamak.Bir kabus biter biri başlar elbet bir gün aydınlığı görücem değilmi.Her kabusun sonu aydınlıktır çünkü böyle öğrendim ben.Artık yapıcak bişeyde yok zaten o kararını verdi bende veda cümlelerini hiç sevmem zaten...
7 Nisan 2008 Pazartesi
İÇSEL KONUŞMALAR
İçSes:Hoş geldin
Ben:Hoşbulmadım
İÇ:Hayırdır pek bi sinirli gördüm seni
B:Allah aşkına sus sinirimi senden çıkarmıyim barut gibiyim
İÇ:Onu anladık görülüyor zatende hayırdır
B:Daha ne olsun benim doktor ha bire amelliyatı erteliyor benimde sinir kat sayım artıyor.
İç:Sabret herşey güzel olcak
B:Bunu biliyorum ama bu üç üç kez amelliyat iptal edilirmi yahu bir ameliiyat
İÇ:Hımm anlıyorum ama sen yinede sakin ol relaks
B:Olamıyorum işte merak ediyorum daha ne kadar ertlencek şimdiden haftaya ertelendi neymiş hastanedeki kırık vakası fazlaymış
İç:Tüh bilseler asıl hasta burda valla kaçırmazlardı emin ol ama bilimemişler işte
B:Nasıl yani
İç:Diyorumki hem dizinden hemde hafif kafadan rahatsız senin gibi eşşiz ve ender bir hastayı nerden bulucaklar.Ama görememişler işte sendeki potansiyeli
B:Of uğraşamıycam seninle bizimkilerinde yani anneminde bişey yaptığı yok sabah bi beş dakika babamı ara teranesi yaşadık gitti yattı bende gidiyorum.
İç:Uyumayamı oh çok şkür
B:Ne uyuması madem kırık vakaları çok hastanede ve madem öncelik onlarda bende dizimi sakatlamaya gidiyorum.
İç:Bismillah geldiler yine dur bekle sakin ol haftaya kadar sağlam kalmak zorundasın.
B:Yok canım şimdi biraz egzersiz yapmaya kalkışıp dizimi sakatlarsam tamam işte.
İç:Hey dur koşma o önündeki top mu senin beni beklesene o topla tek başına oynamazsın.(Değerli okuyucular blog sahibi şu gün amelliyat olcaksın yok şu gün olcan hayır şu gün olcan cümlesini duymaktan delirdi bu yazıyı bitirmekte bana düştü.Hepinize mutlu sağlıklı günler).
Ben:Hoşbulmadım
İÇ:Hayırdır pek bi sinirli gördüm seni
B:Allah aşkına sus sinirimi senden çıkarmıyim barut gibiyim
İÇ:Onu anladık görülüyor zatende hayırdır
B:Daha ne olsun benim doktor ha bire amelliyatı erteliyor benimde sinir kat sayım artıyor.
İç:Sabret herşey güzel olcak
B:Bunu biliyorum ama bu üç üç kez amelliyat iptal edilirmi yahu bir ameliiyat
İÇ:Hımm anlıyorum ama sen yinede sakin ol relaks
B:Olamıyorum işte merak ediyorum daha ne kadar ertlencek şimdiden haftaya ertelendi neymiş hastanedeki kırık vakası fazlaymış
İç:Tüh bilseler asıl hasta burda valla kaçırmazlardı emin ol ama bilimemişler işte
B:Nasıl yani
İç:Diyorumki hem dizinden hemde hafif kafadan rahatsız senin gibi eşşiz ve ender bir hastayı nerden bulucaklar.Ama görememişler işte sendeki potansiyeli
B:Of uğraşamıycam seninle bizimkilerinde yani anneminde bişey yaptığı yok sabah bi beş dakika babamı ara teranesi yaşadık gitti yattı bende gidiyorum.
İç:Uyumayamı oh çok şkür
B:Ne uyuması madem kırık vakaları çok hastanede ve madem öncelik onlarda bende dizimi sakatlamaya gidiyorum.
İç:Bismillah geldiler yine dur bekle sakin ol haftaya kadar sağlam kalmak zorundasın.
B:Yok canım şimdi biraz egzersiz yapmaya kalkışıp dizimi sakatlarsam tamam işte.
İç:Hey dur koşma o önündeki top mu senin beni beklesene o topla tek başına oynamazsın.(Değerli okuyucular blog sahibi şu gün amelliyat olcaksın yok şu gün olcan hayır şu gün olcan cümlesini duymaktan delirdi bu yazıyı bitirmekte bana düştü.Hepinize mutlu sağlıklı günler).
29 Mart 2008 Cumartesi
YENİ BİR HAYATA BAŞLARKEN
Ben geldim blogcum.Uzun zamandır görüşemedik senle bir az daha kendimi tutsam bir ay olucakmış neredeyse.Bu bir ayda neler mi oldu ilk defa gerçekten sevdiğimi ve sevildiğimi hissettim herkesi karşıma alarak.Sonrası ne oldu meğer herkes haklıymış söyledikleri seviyorum herşeyimsin deyişleri hep yalanmış herşey bir haftalıkmış yani.Olsun be yaşadım gördüm diyorum artık.Günlerimse bana güvenen ve bu olaylardan dolayı güvenlerini kaybeden insanların güvenlerini geri kazanmakla geçiyor.Hissediyorum ama herşey güzel olcak.Önümüzdeki hafta bambaşka olucak zaten benim için.
Şubattan beri beklenen amelliyatım sonunda oluyor galiba.Dün doktordaydım sadece beş dakika gördüm.Adam o kadar yoğun ki bizi gördükten sonra amelliyata girip uçağına yetişicekti.Böyle bir doktorum var işte.Neyse mühim olan işimizin görülmesi Pazartesi kesin tahliller için gidiyorum Perşembe ise bi zahmet amelliyat artık.Sonrası sanırım Cuma günü hastaneden çıkış.Herşeyim hazır psikolojik durumum hariç tabi.Ne isterdim biliyormusun blogcum ilk defa bir amelliyatımda babamında yanımda olmasını istiyorum.Olur mu bilmem ama olursa güzel olur ya.Geçen hafta görüştüğümde her aşamadan haber ver diyen insana dün ulaşamadık bugün aradık Antalya'da.Pazartesi yanımda olsun isterdim ama yetişemiycek umarım amelliyat günü yanımda olucak.Bazen düşünüyorumda altı üstü bir diz amelliyatı ama psikolojisi bambaşka.Sonrası ise güzel olcak herşey söz verdim kendime artık aşk yok.Gerçi yazın tatil planları yaptığım arkadaşım söyleyip duruyor sana yaz aşkı yapıcam diye.Belkide en güzeli budur benim için kısa süreli ilişki mutlu ol ama sevme bırak seni sevsinler kural budur belkide .
Sözün özü blogcum doktor bi aksilik çıkarmazsa ufak bir diz operasyonu geçircem.Hastanede bile bir akşam yatıp çıkmam planlanıyor.Sonrası ise yeni bir yaşam var önümde sevgiden uzak sadece öss ve yaza odaklı bir yaşam.Neler olcak bilmiyorum korkuyormuyum asla ne yaşarsam yaşayım korkmamayı öğrendim ben.Tek korkum geçen hafta babamla bu kadar iyiyken insanca konuşmayı becerebiliyorken yine başladığımız yere dönmemiz ...
Şubattan beri beklenen amelliyatım sonunda oluyor galiba.Dün doktordaydım sadece beş dakika gördüm.Adam o kadar yoğun ki bizi gördükten sonra amelliyata girip uçağına yetişicekti.Böyle bir doktorum var işte.Neyse mühim olan işimizin görülmesi Pazartesi kesin tahliller için gidiyorum Perşembe ise bi zahmet amelliyat artık.Sonrası sanırım Cuma günü hastaneden çıkış.Herşeyim hazır psikolojik durumum hariç tabi.Ne isterdim biliyormusun blogcum ilk defa bir amelliyatımda babamında yanımda olmasını istiyorum.Olur mu bilmem ama olursa güzel olur ya.Geçen hafta görüştüğümde her aşamadan haber ver diyen insana dün ulaşamadık bugün aradık Antalya'da.Pazartesi yanımda olsun isterdim ama yetişemiycek umarım amelliyat günü yanımda olucak.Bazen düşünüyorumda altı üstü bir diz amelliyatı ama psikolojisi bambaşka.Sonrası ise güzel olcak herşey söz verdim kendime artık aşk yok.Gerçi yazın tatil planları yaptığım arkadaşım söyleyip duruyor sana yaz aşkı yapıcam diye.Belkide en güzeli budur benim için kısa süreli ilişki mutlu ol ama sevme bırak seni sevsinler kural budur belkide .
Sözün özü blogcum doktor bi aksilik çıkarmazsa ufak bir diz operasyonu geçircem.Hastanede bile bir akşam yatıp çıkmam planlanıyor.Sonrası ise yeni bir yaşam var önümde sevgiden uzak sadece öss ve yaza odaklı bir yaşam.Neler olcak bilmiyorum korkuyormuyum asla ne yaşarsam yaşayım korkmamayı öğrendim ben.Tek korkum geçen hafta babamla bu kadar iyiyken insanca konuşmayı becerebiliyorken yine başladığımız yere dönmemiz ...
2 Mart 2008 Pazar
İÇİMDE BİR YERLER KANIYOR
İki gündür geçmişe dönük yaşıyorum tüm zamanlarımı.Oysaki herkes beni kahraman bilir kahramanlarında yalnız kalmaya susmaya ve ağlamaya hakkı yokmudur ağlıyorum işte hemde susarak ağlıyorum.Susmak en nefret ettiğim eylem oysaki demekki bazen işe yarıyormuş.Geçmişe dönük yaşarken tek bir yerde durdum ilk sevdiğim insanda.Bana hayatım dediği dünyanın en mutlu insanı olduğum zamanlarım geldi aklıma birde günya cesaretli olup arkadaşlığımız bitti deyişim ve sonradan çok pişman oluşum.Bu gece kanayan yaralarımın şerifine içiyorum ve onun şerefine akıtıyorum göz yaşlarımı.
İki gece önce mail attım içimde kalmasın diye hala cevap yok.Düşünüyordumda ne yazmasını yada ne yapmasını bekliyorumki aptallık işte.Ama sevgim ve ona karşı hiç yalan söylememem aptallık değildi.Değiştim dedim affedipte bir şans daha verirse diye bile bile yalan söyledim.Değiştiğim yoktu aslında sadece arkadaşlığına ihtiyacım olduğunu anlamıştım ve ne derse yapmaya hazırdım.Hani bazen duvarları ne kadar zorlarsanız zorlayın kapılar açılmaz kırmayı denediğiniz zamanda kırılmaz ya öyle işte.Elim kolum bağlı şimdi bir yanda uçurum var öteki yanda arkadaşlarım ama beni uçurumdan kurtarıcak insanın aralarında olmayışı.Ne yapmalı içimde kanayan yaraya pansuman mı yapmalı yoksa direk anestesi yapıp ağrısız sızısız mı durdurmalı kanı.Kalp ağrırken öteye yol varmıdır acaba.Kalp ağrısı çlüm gibidir tek farkla insan bir kere ölür ama kalp ağrısı hergün öldürür.Hayatımla tüm bağım olan telefonumu kapatıp uzaklara gidesim var yapabilsem kurtulucam ama dedim ya millet beni kahraman bellemiş bensiz yapamıyorlar.
Bense sadece susuyorum çığlıklarım koca bir suskunluk oluyor.Sevdiğim insan yanımda yok umudumda yok çünkü.Oysaki insanca ihtiyacım var dedim arkadaşlığına o anlamadı.Şimdi bir yanım uçurum diğer yanımsa susuşlarım.İçimden her gün enkaz kalkıyor kanayan yerlerimin acısız cenazesini kaldırmayı öğrendim artık.Gün geçtikçe enkaza dönüyorum.Kanayan yaralarım dururmu bilinmez ama ben bir enkazdan farksızım artık...
İki gece önce mail attım içimde kalmasın diye hala cevap yok.Düşünüyordumda ne yazmasını yada ne yapmasını bekliyorumki aptallık işte.Ama sevgim ve ona karşı hiç yalan söylememem aptallık değildi.Değiştim dedim affedipte bir şans daha verirse diye bile bile yalan söyledim.Değiştiğim yoktu aslında sadece arkadaşlığına ihtiyacım olduğunu anlamıştım ve ne derse yapmaya hazırdım.Hani bazen duvarları ne kadar zorlarsanız zorlayın kapılar açılmaz kırmayı denediğiniz zamanda kırılmaz ya öyle işte.Elim kolum bağlı şimdi bir yanda uçurum var öteki yanda arkadaşlarım ama beni uçurumdan kurtarıcak insanın aralarında olmayışı.Ne yapmalı içimde kanayan yaraya pansuman mı yapmalı yoksa direk anestesi yapıp ağrısız sızısız mı durdurmalı kanı.Kalp ağrırken öteye yol varmıdır acaba.Kalp ağrısı çlüm gibidir tek farkla insan bir kere ölür ama kalp ağrısı hergün öldürür.Hayatımla tüm bağım olan telefonumu kapatıp uzaklara gidesim var yapabilsem kurtulucam ama dedim ya millet beni kahraman bellemiş bensiz yapamıyorlar.
Bense sadece susuyorum çığlıklarım koca bir suskunluk oluyor.Sevdiğim insan yanımda yok umudumda yok çünkü.Oysaki insanca ihtiyacım var dedim arkadaşlığına o anlamadı.Şimdi bir yanım uçurum diğer yanımsa susuşlarım.İçimden her gün enkaz kalkıyor kanayan yerlerimin acısız cenazesini kaldırmayı öğrendim artık.Gün geçtikçe enkaza dönüyorum.Kanayan yaralarım dururmu bilinmez ama ben bir enkazdan farksızım artık...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)