4 Haziran 2008 Çarşamba

S.O.S.

İmdat diyorum blogcum resmen imdat Öss ye tam 11 gün kaldı bugün den itibaren son hız matematik çalışmaya başladım tabi biyolojide.İşin en kötüsü ne biliyormusun ne yaparsam yapiyim ne kadar hesaplarsam hesapliyim bi türlü rahat nefes alıpta oh be iyi diuyemiyorum.Daha önceden böyle stres değildim ben artık ne oluyorsa.Bir yandan alçı var tabi Öss günü yapcağını yapcağını ve maksimum bir saat sonra alçını vurmaya başlıycağını arada dışarı çıkıp bi saat içinde haşat olaraktan dönerken görebiliyorum.Hayır durum zaten iç açıcı değil bide bu çıktı başıma.Sözün kısası imdat diyorum blogcum.

Şu dönemi hayırlısıyla bir atlatsam devamı var bunun.Oda ailem ve istenen yeterli puan gelirse tercih savaşlarım.Ben diyorum Ankara dışına çıkıcam onlar diyor bizde geliyoruz derken kardeşim çatlak ses veriyor ben Ankara'da kalcam.Hadi buyrun cenaze namazına ne olcak bilmiyorum.İşin tuhafı müstakbel erkek arkadaşımda istemiyor gitmemi bir yere.Askerlik bitince konuşucağı şeyler varmış.Ben olursam konuşuruz diyorum üzülüyor.Ne yapcağımı bilmiyorum blogcum hele şu öss yi delirmeden atlatiyimde diyorum geri kalan kısmı kolay.Anlıycağın bu aralar pek iyi değilim.Tek bir isteğim var bunaldığım zamanlarda kötü olduğumda artık denize bakabilmek.En azından denizi olan şehirde yaşam sürmek ve üniyi okumak.Ama gel görki herkes karşı peşimden gelceğini söyleyen annem hariç tabi.

Bugünlerde geçicek dimi blogcum hele bi şu Öss geçsin bitsin bunlarda geçicek.Bakalım alçıyla öss ikilisi neler olcak ve neler görücem daha.Şimdilik bu kadar blogcum malum kendimizi alçıya göre ayarlıyoruz ve sevgili alçım bu kadarına izin veriyor.Hadi eyvallah

26 Mayıs 2008 Pazartesi

ÖYLE SARHOŞ OLSAMKİ




Of sevgili blogcum of bugün fena şekilde içesim ve kargonun solisti Koray gibi Öyle sarhoşşşşşşş olsamkiiiiiiii diye bağırasım var.Sebep benim dünya zekisi doktor.Amelliyatımızı olduk adam beni hala sinir ediyor hala.Neymiş efendim üç hafta daha alçı kalıcakmış.Ne diyordu benim doktor basit amelliyat olcak canım.İçimden üç hafta daha alçının kalcağını öğrenince tabi tabi dedim.İşte böyle blogcum ne diyorduk sarhoş olasım var ve evde bira yok.Ablama gelirken bira al diyemem saçma olur yani.Kaldık birasız neyse şarkıyı söylemeye devam öyle sarhoşş olsamkii.

Hayır takıldığım nokta ne biliyormusunuz bu doktor erteledikçe amelliyatı başıma geliceği bildiğimden olsa gerek ben sinir krizleri geçiriyordum.Korkum neydi tabiki öss ye ayağım sargılı veya alçılı girmek.Peki ne oldu dersiniz korktuğum başıma geldi.Öss ye alçılı gircem kontrol bir gün sonrasına çünkü.Böylece tarihe geçerim sanırım hayır anlamıyorum bu adama defalarca söyledik öss diye inadına mı yapıyor nedir.Neyse blogcum gelde içme şimdi hadi şerefe.Bir yandanda yağmur yağıyor burda benim otomatikmen dışarda olmam gereken zaman.Ah eskiden neydim be blogcum bi keresinde hiç unutmam dışarda fırtına annem iş sebediyle evde yok ablama çıkıcam diyorum olmaz diyor inatlaşıyor .Tabi benim ne kadar keçi olduğumu unutmuştu.Sonuç ne oldu annemi aradım ve direk çıkabilirsin der demez dışarı.Oysaki şimdiki halim bilmiyorum umudum kalmadı desem yeridir.Baksana öss ye bile alçılı gircem daha da kötüsü ayağımı şimdi uzattığım halde sancıyor alçım bide öss günü düşünemiyorum bile.

Neyse en iyisi içmek ve herşeyi unutmak galiba yada sabır bu günlerde geçicek demek nyese ben hafiften kaçar birazdan beni kendime getirme ekibinde birileri felan gelir msn ye sorarlar ne oldu diye benimse onlarla konuşcak halim yok .Bugünkü yazımı bir dörtlükle bitiriyorum bugün beni en iyi Nazım üstat anlatıyor çünkü .Her zaman olduğu gibi...

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...

20 Mayıs 2008 Salı

ZAMAN GEÇERKEN

Yavuz Çetin'in bir şarkısı vardır herşey biter diye.Bir gün gelipte herşeyin biticeğini ve her biticeğini ondan öğrendim ben.Sonra her bitişin aslında bir başlangıç olduğunu öğrendim.Doğanın kanunuydu buydu bir şeyler bitiyordu bir şeyler başlıyordu.Tıpkı şimdi olduğu gibi.İyimiyim iyiyim evet amelliyat bitti dikişler alındı alçı duruyor.Dursa ne olur onuda çözemedim ya bugünkü beni görünce işte budur dedim sen busun.Zira artık ayağımdaki alçıya rağmen uçabiliyorum . :))Tabi uçuşumuzda bazı kazalar oluyor ama uçuş ekibi yalnız bırakmıyorki:))Bir sözüm vardı aslında ayağa kalkıpta yürüdüğümü gördüğüm an hiç ne durumdayım diye bakmadan çıkıcam evden akşamaysa mecburi geri dönüş olucaktı tabe .Ama uçuş ekibi kaptanın o kadar havalanmasına izin vermiyor şimdilik .Bende saygı duyuyorum en nihayetinde alçı çıkmıycakmı çıkıcak ben o zaman görücem onları:))


Gırgırla şamatayla çoğu zamanda yatarak geçiyor zaman işte.Elbet bir gün yeniden kalkıcağımı biliyorum ya .En önemli nokta nedir biliyormusun günlük dostluk denen kavram çok farklı bir kavram mış.Bunu geçen hafta anladım arkadaşlarım güçsüz olduğu zamanlar da hala beni arıyorlar ve morallerini yerine ben getiriyorum.Sevdiğim insan desen o ayrı bir mutluluk kaynağı .Yaşadığım şey sevgimi alışkanlıkmı bilmiyorum ama çok mutluyum ben böyle.Bi tek iyice alçı çıkınca psikolojik tedavisi kaldı geriye.Eh televizyon karşısında iki hafta yatarsan sinirlerin alt üst olur tabi.Dün haberleride bizimkilerin izlediği dizileride izlerken gülmekten ölüyordum.Sonum hayır olur inşallah.



İşte böyle günlük can anlıycağın bayağı iyiyim bi tek kanatlarım eksik.Artık oda olur yakında olur herhal.Anlıycağın yazmadığı günlerde bolca yattı ama şimdi iyi.Zaten kısa zamanda dönerim buralara kaldığım yerden devam ederim ama az daha sabır ve özlem...

28 Nisan 2008 Pazartesi

DUYURU

Yasal uyarı!!!!!!!!!

Blog Sahibesi en sonunda amelliyat oluyor.Beklenen amelliyatın çarşamba günü olması bekleniyor.Vatana millete hayırlı uğurlu olsun...

dipin not:Gün salı doktorla konuşuldu amelliyat pazartesi.Sebep amelliyat listesine adım yazılmamışSabır efendim sabır sabır ya sabır

16 Nisan 2008 Çarşamba

HERŞEY BİTER

Gördüğüm kabusların sonu gelmiyor artık.Ne diyordu bir şarkısında Yavuz Çetin
"Bir gün gelir herkes kendi yoluna gider
Herşey nasıl başladıysa öyle biter herşey biter".
Gün geçtikçe ne kadar güzel anlıyorum bu sözün doğruluğunu.Gerçektende bir gün herşey bitermiş nice şeyleri yazdım sana ama hiç biri bu kadar ciddi olmamıştı.Yorgunum artık gördüğüm kabusların ağırlığından çabaladıkça dibe batmaktan yorgunum.Kimbilir belki bir gün uyanırım kabuslarımdan ama şimdilik çok yorgunum.Konuşunca hiç bir şey olmuyormuş anladım en iyisi susmakmış.

İnsanın en değer verdiği insanın doğum gününü unutmuş numarası yapması ne demektir bilirmisiniz.Herşey güzeldi oysa sözler verildi tamam toplanırız süpriz yaparız kutlarız diye.Bunun için çaba sarfeden kim elbeteki değer verdiği insanın mutlu olmasını isteyen ben.Peki sonuç tam bir fiyasko doğum günü sahibi bile onlineydı bizim süpriz takımından haber yok.Ben sadece susuyorum tepkisizliğe alışmam lazım çünkü tepkimi en olmuycak insana en değer verdiğim insana verdim.İşte böyle günlük ne demiştik başta bir gün herşey bitermiş.

Artık konuşsamda bi şey değişmiycek onun için sadece susuyorum ve bir kez daha kabuslarımın en güzel şekilde bitmesini dileyip artık ölmeye dua ediyorum.Hoşcakal blogcum ve yazı yazdığım sokak hoşcakal dünyam...

11 Nisan 2008 Cuma

EN SEVDİĞİM İNSANI YOLCU EDERKEN

Herşey bir anda olsun aslında dün tam hayatımın yoluan girdiğini askerde olan arkadaşımın beni sevdiğinden hemen hmen emin olduktan sonra onu sevebilipte mutlu olma ihtimalimi düşünüyordum derken bir mesaj hakkını helal et Amerikaya gidiyorum.Gönderen benim hayatımda bir ilk yaşatan insan daha öncede sevdim evet dürüst olalım bu arkadaşımada bişeyler hissettim ve yaşandıda bişeyler şimdi ise gidiyor.Ne yapıcaksın dedim evlenicekmiş.(Of allahım erkekler niye böyle olur anlayan açıklasın bi zahmet).Tamam dedim yolun açık olsun.Kabusum böyle başladı.Kolay değil zamanında herşeyi göze aldığınız bir insanı yolcu etmek.Bütün gece konuştuk tabi bi tek şey hariç neden böyle oldu bi tek bunu konuşmadık onunda cevabını ikimizde biliyorduk zaten.

Hani sabah uyanırda oh çok şükür kabusmuş demek istersiniz ya öyle olmasını öyle çok isterdimki ama yazıkki kabus değilmiş sabaha daha doğrusu öğlene akşam üstü gidiyorum notuyla başladım.Başladığımız yere geri dönüyoruz işte.Cevabını onunda benimde çok iyi bildiğimiz soruyu soruyorum yine kendime neden böyle oldu neden hayatımda tanıdığım en iyi insan en iyi arkadaşım benim hep yapmak istediğim şeyi yapıyor.İlk başlarda dönmüycem dediğinde şaka zannetmiştim.Giderdi çünkü giderdi ve dönerdi hep ama iyi biliyorum bu sefer böyle olmuycak.Geride ise teki eski kız arkadaşı ötekisi ben olmak üzere iki enkaza bırakıyor.Artık kendi enkazımı geçtim eski kız arkadaşıyla uğraşıyorum.Toparlayamaz çünkü hala kendini suçluyor ben suçlamadım mı elbette suçladım ama gerçek değişmiyor.En sevdiğim insan çoktan kararını vermiş ve bu kabus akşam üstü bitiyor işte.Sonrası kabusun gerisinde kalan enkazı toparlamak bunu nasıl yapıcam bilmiyorum.Sahte gülücükler sahte iyiyimler birde arada sırada onun iyi olduğunu ailesinden öğrenmek.Of bu kabus bitmiycek değilmi.Sert bir kahve yaptım kendime belki kendime gelirim diye.İçim hala aynı şeyi sayıklıyor kabus bitmedi daha sen bitmesi için hiç bir şey yapmadın kal bile demedin.Dedim aslında dilimin ucuna geldi ama söylersem olucaklardan korktum.En sevdiğim ve en güvendiğim insandı ama herkese göre yanlış bir arkadaşlıktı.Hani ateşle barut yan yana durmaz derler ya bizde öyleydik işte.Yeter deyip benim yapmak isteyipte yapamadığım şeyi o yapıyor işte.Bu yüzden kal demedim tıpkı hoşcakal demiyceğim gibi.

Kabus yakında bitiyor işte bana düşense ikimizinde ilerde birbirimizi hatırlıycağımız gerçeğini bilmek ve susmak.Konuşsam çevremdekilerle tartışıcam çünkü en iyisi içmi gömmek bu kabusta bana düşen rol de bu işte susmak ve beni seven ve düşünen (yada benim öyle zannetiğim)insanların mutluluğu için çabalamak.Bir kabus biter biri başlar elbet bir gün aydınlığı görücem değilmi.Her kabusun sonu aydınlıktır çünkü böyle öğrendim ben.Artık yapıcak bişeyde yok zaten o kararını verdi bende veda cümlelerini hiç sevmem zaten...

7 Nisan 2008 Pazartesi

İÇSEL KONUŞMALAR

İçSes:Hoş geldin
Ben:Hoşbulmadım
İÇ:Hayırdır pek bi sinirli gördüm seni
B:Allah aşkına sus sinirimi senden çıkarmıyim barut gibiyim
İÇ:Onu anladık görülüyor zatende hayırdır
B:Daha ne olsun benim doktor ha bire amelliyatı erteliyor benimde sinir kat sayım artıyor.
İç:Sabret herşey güzel olcak
B:Bunu biliyorum ama bu üç üç kez amelliyat iptal edilirmi yahu bir ameliiyat
İÇ:Hımm anlıyorum ama sen yinede sakin ol relaks
B:Olamıyorum işte merak ediyorum daha ne kadar ertlencek şimdiden haftaya ertelendi neymiş hastanedeki kırık vakası fazlaymış
İç:Tüh bilseler asıl hasta burda valla kaçırmazlardı emin ol ama bilimemişler işte
B:Nasıl yani
İç:Diyorumki hem dizinden hemde hafif kafadan rahatsız senin gibi eşşiz ve ender bir hastayı nerden bulucaklar.Ama görememişler işte sendeki potansiyeli
B:Of uğraşamıycam seninle bizimkilerinde yani anneminde bişey yaptığı yok sabah bi beş dakika babamı ara teranesi yaşadık gitti yattı bende gidiyorum.
İç:Uyumayamı oh çok şkür
B:Ne uyuması madem kırık vakaları çok hastanede ve madem öncelik onlarda bende dizimi sakatlamaya gidiyorum.
İç:Bismillah geldiler yine dur bekle sakin ol haftaya kadar sağlam kalmak zorundasın.
B:Yok canım şimdi biraz egzersiz yapmaya kalkışıp dizimi sakatlarsam tamam işte.
İç:Hey dur koşma o önündeki top mu senin beni beklesene o topla tek başına oynamazsın.(Değerli okuyucular blog sahibi şu gün amelliyat olcaksın yok şu gün olcan hayır şu gün olcan cümlesini duymaktan delirdi bu yazıyı bitirmekte bana düştü.Hepinize mutlu sağlıklı günler).