20 Şubat 2007 Salı

.........

Bugün yıkık bir enkaz gibiyim fırtınlar duruldu sonunda herşey normal seyrinde devam ediyor sadece insanlara güvenmemem gerektiğini biraz zor olsada öğreniyorum ve öğrendikçe canım acıyor hepsi bu.Oda zamanla geçicek elbet.Niye hep bitmesini istemediğim zamanlar çabucak biter geçsin dediğim zamanlarda hiç geçmezki bu zaman.Dün akşam çok yakınımda sandığım bir arkadaşımın aslında hiç öyle olmadığını gördüm.Dün akşam herşey farklı olucaktı oysa yakınımda olmadığını gördüğümde rahatlamış olarak uyuycaktım sonra zaten geçicekti zaman ve ben hiç üzülmüycektim.

Yanılmışım uykudan çok uyumaya çalıştım dün gece ve şu anda eminimki o insandan daha çok üzülüyorum.Ama geçiçek elbet bir tek bu konuda yanılmıyorum ve inat ediyorum geçicek bugünlerde ve ben içimdeki yıkılmış enkazı tamir ettiğimde bugünleri hatırlayıp gülcem.

Şimdi enkazı toparlamaya başlamalıyım arkama bile bakmadan ve artık acımadan bunun için sadece zaman gerek bana birde birazcık sabır.Dayan be gönlüm bugünleride atlatıcaz beraber ve bir gün insanlara güvenmeyi yeniden öğrenicem.Sadece dayan gönlüm.

17 Şubat 2007 Cumartesi

EKSİK BİR ŞEYMİ VAR

Bir gemi gibiyim bu günlerde en ufak bir dalgada dahi sallanan ve her an alabora olabilicekmiş gibi duran bir gemi.Sığınağım diye tabir etttiğim odamda benim gibi bir gemi daha var.Daha sulara indiremedim dalgalarda boğulacağından korktuğumdan başında denizleri bilen bir kaptanı yok çünkü.Bilirim kaptanı olmayan bir gemi en ufak bir dalgada ya yolunu kaybeder yada alabora olur.

Hani hep ilk önce kaptanlar terkeder ya gemilerini gemilerinden daha önemli olduklarını düşünüp bende tam tersi işte terketmemeyi ve inadına mücadeleyi ve ufak bir dalgada konuşarak değilde susarak dalgayı geçiştirmeyi öğreniyorum.Dalgalar büyümesine izn veriyorum büyüyünce çığ olduğunu bile bile.Ama şunu öğrendim hayattan hiç bir fırtına aşılmaz değilmiş.Şimdi ise bekliyorum gün gelicek bu fırtınada geçiçek yine bildiğim gibi durgunlaşıcak sular.Kimbilir belkide ozaman sığınağımdaki gemiyi sulara indirir kaptanıda ben olurum.


**Bu satırları yazarken yeni bir fırtınadaydım birkez daha anladım güzelbaşlayan herşey kötü bitiyormuş.Aslında şu nada blogumda çalan şarkının
o kadar güzel anlatıyorki herşeyi.


Eksik bir şey mi var hayatımda
Gözlerim neden sık sık dalıyor
Eksik bir şey mi var hayatımda
Gökyüzü bazen ciğerime doluyor

Öyle bir şey ki bu, kolay anlatamam
Atsan atılmaz, satsan satamam
Eksik bir şey mi var, anlayamam
Bak çayım sigaram, her şeyim tamam

Kalksam duraktan dolmuş gibi
Arka koltukta unutulmuş gibi
Terliklerimle, gelsem sana
Sonunda aşkı bulmuş gibi

16 Şubat 2007 Cuma

GELİYORRRRRRR

Efendim gününüz aydın olsun.Benimki zaten aydın oldu sizinkide aydın olsun.Ben zaten sabahtan beri yerimde duramayıp karadenizli olmama rağmen horon tepiyorum.Ki benim öyle herşeye kalkıpta oynadığım görülmemiş şey zaten başlıktanda belli bir acayipilk olduğu ben en iyisi neyin geldiğini söyliyimde meraktan çatlamayın.

Gelen Mavi Göz Dev filmi efendim.Nazım Hikmet'in hayatını konu alan film.Gelcekmi gelmiycekimi yani vizyona giricekmi girmiycekmi derken birde ne görüyim filmin vizyona giriş tarihini tabi.Filmin gösterim tarihi 9Mart ve sizler için fragmanını bile buldum.





Anlıycağınız yine haberciliğim tuttu ve sizlerle paylaşıyim dedim bu güzel haberi.Hayran olduğun kendini bulduğun bir yazarın filmini izlemek üstelik Nazım'a acayip benzetilen Yetkin Dikinciler Nazım rolündeyken gelde bu filmi izleme yani.Şimdi ortda bir sorun var ben bu filmi kimle izliycem şimdiden kuyruğa girdi çevremdekiler en iyisi bir fasılda hepsiyle birden gitmek .Ay başka zaman olsa filme gidicek adam bulamam konu Nazım oluca hepside sıraya girer:))Neyse bulucam artık bir formülünü .

Gelelim yazının sonuna efendim bugünü hem Nazım Hikmet hemde Kurtlar Vadisinin dün yayından kaldırılması sebebiyle Kurtlar Vadisinden Kurtulma günü ilan ediyorum.E Kazım Koyuncu'yuda koyduk e o zaman hadi horona ve kutlamaya.Hepinize mutlu hafta sonları efendim.

15 Şubat 2007 Perşembe

KURTLAR VADİSİ

Efendimm akşamınız hayırlı olsun.Memleketimizin en mühim meselesini açıklıyorum.Hazır olun açıklıyorum açıklıycam az sonraaa.Bugünlerde benden zeka fışkırıyor hem konuyu başlıta yazmışım hemde az sonra diyorum hadi hayırlısı.Efendim bir süre haber izlemeyip gazete okuyim dedim yine gündem peşimi bırakmadı benim.
Memleketin gündem konusu bugünlerde ne yazıkki KurtlarVadisi.artık onla yatıp onla kalkıyoruz ya valla helal olsun.Sanki başka konu kalmadı ya.

Bu dizi yayınlanacağı zamandan beri karşıydım bu dizi terör olaylarını arttırır yada dizi farklı yorumlara yol açar diye.Terör olayları artmadı şükür ama RTÜK'e şikayetler fazlalaşınca Rtük te haklı olarak bu dizi kalkmalı dedi dün.Bugünde dizinin yayınlanacağı söyleniyor.Birde buna Fatih Altaylının yazıları eklenince tam anlamıyla kıyamet koptu.İşin ilginci diziye şehit ailelerinin destek vermesi.Bu adamların terörü dizide bile olsa akıllıca yolllarca çözüceklerini sanıyorlar halbuki Polat dayıyacak silahı çözecek sorunu.Tabi bu sorun sözde bir çözüm olucak çünkü böyle çözüm olmaz efendim.Hiç kimsenin kafasına silah dayayarak sorun çözülmez tam tersi sorun büyür.Şimdi yayınlansın diyenleri birde bu dizinin yayınları iyice ilerlesin olaylar iyice artsın ozaman görmek isterim ben.Dikkatinizi çekiyim okullarda hala bıçaklanmalar ve hala kendini Polat Alemdar sananlar var.Neyse bugünde konumuz vadiydi vadi hakkında yorum yapmak artık neredeyse farz oldu ben sinirlenmeyin diye gündemi takip etmemeye çalışıyorum gündem gelip beni buluyor gazetede ve haber sitesinde.Ciddi ciddi düşünmeye başladım bu gündem ayaklı felan olmasın.

İşte böyle efendim hepinize hayırlı ve bol televizyonsuz bir akşam diliyorum.Sevgiyle kalın.

13 Şubat 2007 Salı

......

İçimdeki fırtına iyice sona erdi nasıl başladığını hiç anlamadığım tartışmalar nasıl başladıysa öyle bitti başlangıçtada bitiştede bir şey anlamadım.Temizlikte yolundaydı hatta toz alırken gazi bile oldum.Parmağımı kestimde bizimkilere göre bayağı derinmiş kesik.Hadi ya sabahtan beri düşünüyordum bu parmağımın kanı niye yarım saat durmadı ve en sonunda yara bandı yapıştırmak zorunda kaldım diye.Şimdi birbirimize baka baka bir yandan içip bir yandan aynı ezgileri söylediğimiz bir akşamdayız.Yada akşamdaydık desem daha doğru olur.Şu televizyonu ve dizileri kim icat ettiyse gidip tüm ortamın güzelliğini bozduğu için bizzat tebrik edicem o kişiyi.

Olsun yinede sakinim güzel ve sorunsuz bir geceydi bizimkiler televizyona esir oladursun bende türkülere sığınıp yarının anlamını ve önemini unutmaya çalışıyorum.Oldum olası nefret ederim senede bir olan günlerden.Heleki hala beyaz atlı prensi bulamadıysam iyice nefret ederim.Beyaz atını geçtim prens bile yokki ya.Neyse efendim şimdilik bu kadar şimdi yarının anlamını unutmaya çalışma oyunu oynuycam her zaman yaptığım gibi gerçi hiç işe yaradığı görülmemiştir.Ne zaman unutmaya yakınlaşşsam ya babam yada telefon şebekem hatırlatıyor.Neyse efendim olanların sevgililer günü olmayanların ise yalnızlar günü kutlu olsun.Sevgiyle kalın efendimm.

12 Şubat 2007 Pazartesi

GEÇMİŞE KÜÇÜK BİR YOLCULUK

Efendim akşam-ı şerifleriniz hayırlı olsunn.Haber yok dedim verdiğim sözü tutuyorum cidden haber izlemiyorum.Tam tersi evde son bir haftadır tam bir kızlar kampı şeklinde yaşadığımız için evdeki en küçük olan ki kendisi beş buçuk yaşında aktarıyor bizlere haberleri.Hayretler içinde dinliyorum bende.Neyse bugünkü konumuz yazmaya nasıl başladığım.

O zamanlar ortaokuldayım efendim her Türkçe hocası gibi bizim hocamızda bizlere kitap okuma saatleri veriyor.Ben bu saatlerde arkamda oturan ve ortaokul boyunca tartışığım sonraları bin arkadaşıma değişmiyceğim insanla İpek Ongun okuyorum.Dikkatinizi çekiyim önlü arkalı millet tenefüste biz iki deli oturmuş okuduğumuz kitabı tartışıyoruz.O zamanlar karar verdim günlük yazıcaktım.Hatta ilk günlüğüm mor kapaklı bir ajandaydı ve adıda winnie idi.Allahım ne hafıza ama nitekim ilk günlüğümü orta sonun ikinci yarısında yazmaya başladım.Allahım sen büyüksün nasıl bir hafıza verdiysen artık hala hatırlıyorum ilk günlüğümü.İşte böyle tutmaya başladım günlüğümü İpek Ongun'un kitaplarındaki Serra'yı örnek alarak.Ben büyüdüm Serrada büyüdü elbet her kitapta biraz daha yaklaşmıştı kendime.İki sene önce bir sonbahar Serra evlendi kitap bitti.Beraber büyüdüğüm kahramanın masalı bitmişti.Ortaokul arkadaşımla ilişkim hala ilk günkü gibi bazen birbirimize darılsakta ve eski günlerdeki gibi konuşmasakta söz konusu o arkadaşım hatta arkadaştanda öte dostum oldumu akan sular durur bende.O benim ortaokuldan beri her zaman yazmam için ailemden sonra tek destekçim.Tüm bunları niyemi anlattım dün gezerken İpek Ongun'un yeni kitabı çıktığını duydum.Serra'nın devamı.Birden hatıralarım canlandı gözümde ve paylaşayım dedim.

Artık yavaştan yazının sonuna gelme vakti yarın kampımızda temizlik varda hem ne kadar kısa sürerse okadar iyi.Yarında evdeki tozcuklara ölüm günü kızlar kampımızda sonrada benim sivri zekalı hopörlerin icabına bakıcam.Neyse efendim sevgiyle ve mutlu kalınız.

11 Şubat 2007 Pazar

GERİ DÖNÜŞ

Efendim akşamı şerifleriniz hayırlı olsun. Müjdemi isterim geri döndüm efendim.Zaten dönmek gibi bir niyetim vardı birde buna bugün gittiğim film sonrası müthiş bir şekilde kendime geldim.Nasıl gelmemki film sonrası girdiğim cd cide bulutsuzluk özlemi dinlemek ve olağan hayata o şekilde devam etmek müthiş bir duyguydu.Gerçi bu kendime gelişimde en az film kadar hatta ondanda fazla etkisi olan biri var tabiki oda çok sevgili arkadaşım optio.Yalnız bu aralar haber seyretmemeye karar verdim dolayısıyla haber yorumlarından bir süre yoksun kalıcaksınız.Ama dediğim gibi buralarda olucam...